Rize Milletvekili Mesut Yılmaz’dan AP’de islama hakaret dolu sözler
Mesut Yılmaz’ın AP’de yaptığı tepki çeken konuşmanın detayı da geldi. Yılmaz, Lagendijk’e “Müslüman ülkelerde saldırgan laiklik olmalı, çünkü İslam daha saldırgan” dediği ortaya çıktı.
Avrupa Parlementosu (AP) Karma Parlemento Komisyonu (KPK) eş başkanı Joost Lagendijk, geçen ay AP’de Yeşiller Grup toplantısına katılan ve açıklamalarıyla gündeme oturan eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın kendisine “Müslüman ülekelerde daha saldırgan bir laiklik olamalı. Çünkü İslam daha saldırgan ve elini kaptırırsan kolunu ister” dediğini söyledi. Lagendijk toplantıda Yılmaz ile Türkiye ve laikliklik üzerine tartıştıklarını anlatarak Yılmaz’ın kendisine şunları anlattığını söyledi: “Yılmaz, ‘Müslüman ve Hristiyan ülkelerdeki laiklik farklı. Hristiyan ülkelerde saldırgan laiklik konusunda haklı olabilirsiniz ama biz müslüman ülkelerde yaşayanlar laiklik konusunda daha saldırgan olmalıyız, çünkü İslam din olarak daha saldırgan. Bu konuda daha sert olmalısınız, çünkü elini verirsen, tüm kolunu isterler’ dedi.” Yılmaz’ın sözlerine katılmadığını ifade eden KPK eşbaşkanı, “Artık 1923’lerin Türkiye’sinden bahsetmiyoruz, modern Türkiye laiklik anlayışında hafif değişiklikler yapmak için yeterince güçlü ve yeterince laik. Avrupa’da pekçok kişi Türkiye’nin reformlar çerçevesinde farklı bir laiklik anlayışına girmesi gerektiği görüşünde ve AB bu sürecin kontrolden çıkmaması için en büyük garanti” diye konuştu.
OLAĞAN ŞÜPHELİLER
Lagendijk, önümüzdeki günlerde Türkçeye çevirilecek “Avrupa’nın Müslüman Komşularına Geziler: Demokrasi Arayışı” kitabını ve gündeme ilişkin gelişmeleri star’a değerlendirdi. AP Sosyalist Grup üyesi Jan Marinus Wiersma ile birlikte kaleme aldığı ve bu yıl Türk okuyucularla buluşacak olan kitabında, Türkiye’nin saldırgan bir laiklik anlayışına sahip olduğunu belirten Lagendijk, laiklik kavramının statükoyu korumak isteyenler tarafından kullanıldığını söyledi. Kitabında “olağan şüpheliler” olarak adlandırdığı ordu, yargı, bürokrasinin bir kısmı, medyanın çoğunluğu ve CHP’nin korku politikası izlediğini ifade eden Lagendijk, “Olağan şüpheliler olarak bahsettiklerim, Türkiye değiştiğinde güç ve etkilerini kaybedecek olanlar. Bunları laik kesim olarak adlandırmaya karşıyım, çünkü o zaman diğerleri laikliğe karşıymış gibi algılanıyor” dedi.
AB SONSUZA KADAR SİZİ BEKLEMEZ
Lagendijk AK Parti hakkında açılan kapatma davası ile ilgili olarak “bugün yaşananlar hiç kuşkusuz e-muhtıra’nın başka bir kurum tarafından devam ettirilmesidir” dedi. KPK eşbaşkanı, partinin kapatılması durumunda AB’nin çok sert bir tepki vereceğine dikkat çekerek, müzakerelerin tamamen askıya alınmasını beklemediğini dile getirdi. Ankara’nın bir an önce iç tartışmalardan sıyrılıp AB reformlarına ağırlık vermesini isteyen Hollandalı parlementer, reformlar devam etmezse birlikteki Türkiye dostlarının sonsuza kadar bekleyemeyeceğini ifade etti.
Buna oy veren Rizelilere yuh olsun. Bu lafı git Rizede de söylesene utanmaz adam. Söyleyemez, Rize dindar bir yerdir, belki Türkiyenin hiçbir yerinde olmadığı kadar Rizede Kuran kursu vardı eskiden. 28 şubat canına okudu hepsinin. Mesutun da katkılarıyla tabii ki. Onun devrinde 28 şubat sürecinde Rizede bir sürü Kur’an kursu kapandı. Ama hala millet bunları hatırlamadan Mesut’a oy veriyor. Mesut Rizeli değil ki, Almanyada büyümüş, ve Alman gibi konuşup düşünüyor. Mesuta hala oy verip meclise taşıyan Rizelileri kınıyorum. Adam gibi adam olan başka Rizeli mi yok ortalıkta???



























ne elle tutulabilen ne gözle görülebilenpek çok varlığın mevcut olduğunu bu mevcutların da yalan olduğunu ve esasen har şeyin çekirdekte oluştuğunu ama bu çekirdeğin kim tarafından nasıl oluşturulduğunu gelmiş geçmiş hiç kimsenin bilmediğini,bilemeyeceiğini idrak edebiliyoruz.din mevzuu da böyle.uçsuz bucaksız bir muamma.dini mevzuatlar hakkında izahatlara yeltenenler mevzuun esasının neler olması gerektiği hakkında düşündüklerini ve kendilerine göre doğru kabul ettiklerini izaha çalışır ve kabulune çabalarlar.bu hal hep böyle sürer.vaka doğallıktan zerre değin sapmamak olmalıyken bir takım takiyelerle aslından değişik muharreflikler ileri sürülerek yapaylığa geçilir.oysa yaradanın nasıl ve niceliğibilinmez.yumuşak döngülerle herkes birbirini çaktırmadan cebine indiriyor.insanları rahat bırakın.kim neye inanıyorsa inansın.bu hiç kimseyi alakadar etmez ve edemez.benim dinim bana,senin dinin de sanadır.hiç kimseyi ilgilendirmez…dindarmiş,değilmiş gibi laflar şahsi ve menfi düşüncelerdir.