Erdoğan’dan Baykal’a: Milletimin Savcı’sıyım!
CHP lideri Baykal’ın ‘Ergenekon’un avukatıyım’ suçlamasına, Erdoğan’dan cevap geldi: “Biz savcı olmaktan gurur duyarız. Çünkü savcılık, halk adına hak arayandır.
AK Parti Grup Toplantısı başladı. Toplantıda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grubu’nda, yalnızca Türkiye’nin gündemini ilgilendiren konuların konuşulduğunun altını çizerek konuşmasına devam etti. İşte Erdoğan’ın grup konuşmasından satırbaşları:
“AK PARTİ’NİN GÜNDEMİ; TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMİDİR”
AK Parti’nin gündemi ülkemizin gerçek gündemidir. Bu kadro hizmete kendini adamış kadrodur. Bu kadronun milletimizle kader birliği vardır. Bu birliği bozmak isteyenler, düştükleri meşruiyet krizini gözden geçirmelidir. Türkiye’de meşruiyet sıkıntısı çekenler, AK Partiye kara çalıyor. Bu kişiler milletimizle aralarımdaki mesafeyi her geçen gün açıyorlar… Fakat gerilimi artırma çabaları boşa çıkıyor…
“DEMOKRASİDEN BİR ADIM GERİ ATMAYACAĞIZ!”
Defalarca söyledik; Türkiye ağırlıklarından kurtuldukça, Türkiye bu maskelerden arındıkça, Türkiye’nin demokratik şahlanışını kimse engelleyemez…
Kimse endişe etmesin Türkiye demokrasiden bir adım geri atmayacaktır…
Geçtiğimiz günlerde hain bir olayla, bir terör saldırısıyla sarsıldık. Türkiye, birlik ve beraberliğini koruyarak, asıl gücünü fark ediyor. Türkiye bu güven ve istikrar ortamını devam edecek, evrensel insan hakları çizgisinden geri tek bir adım atmayacaktır.
GÜNDEMİ BELİRLENEN TÜRKİYE’DEN; GÜNDEM BELİRLEYEN TÜRKİYE’YE
Dünya nezdinde Türkiye’yi küçük düşürmeye çalışanlar, bu yolla kendilerine bir alan açma gayretinde olanlar, küresel kimi güçlerle AK Partiyi işbirliği içinde göstermeye çalışanlar boşuna uğraşmasınlar.
5.5 yıl önce, gündemi belirlenen bir Türkiye’den, bugün dünyada gündemi belirleyen bir Türkiye’ye geldik.
Gelir düzeyi 5,5 yılda 3 kata çıkmış bir Türkiye var.
Türkiye büyük uğraş ve fedakârlıklarla, demokratik istikrar zeminini yakaladı. Buradan geriye gidiş söz konusu olamaz. Vicdan sahibi hiç kimse bu ülkenin karanlık koridorlara dönmesine izin veremez.
İçinden geçtiğimiz süreçte herkesin görevi demokratik siyaset anlayışını savunmaktır. Siyaseti ve siyasetçiyi, karalamak isteyenler bilsin ki, siyaseti gerçekten savunanlar buna fırsat vermeyecek. Her türlü şiddeti dışlayarak, medeni bir üslupla çözüme yürüyen siyaset dışında bir yolu biz hiçbir zaman savunmadık. Savunmayacağız.
Siyaset kurumunun itibarının korunması, bir ülke için hayati önem taşır.
Türkiye’de kurumların yıpratılmaması gerektiğini söyleyenler, siyaset kurumunun da yıpratılmamasını savunmak zorundadır. Siyaset kurumuna da diğer kurumlar kadar hassasiyet gösterilmelidir.
50–60 yıl kesintisiz yaşayan partilerin olmadığı bir ülkede, siyaset nasıl kurumsallaşır? Siyaset kurumsallaşmadan demokrasi nasıl kurumsallaşır?
Sadece seçilenler değil, seçenler de siyaset aktörüdür. Demokrasilerin üst düzeyde yayıldığı ülkelerde, bu tür kurumsallaşmalar görürüz.
Demokratik siyasetin asli unsurları siyasi partilerdir. Bu anayasada da yer alır. Demokrasi için önemli bir adımda siyasi parti geleneğini yerleştirmektir.
Siyaseti çatışma üzerine yürütmek isteyenler olabilir. Ama demokratik siyasetin özü uzlaşmadır. Bir mutabakatı başarmak zorundayız.
“KENDİ BİNDİĞİ DALI KESEN SİYASET ANLAYIŞI TÜRKİYE’YE NE VEREBİLİR?”
Biz siyaseti daha iyi daha özgür bir toplumun temeli olarak görüyoruz. Geçmişte demokrasinin tahrip edilmesine göz yumanların, kendi sonunu nasıl hazırladıklarını, demokrasiyi tahribe göz yumanlara halkın nasıl cevap verdiğini gördük.
Hukuki süreç işlerken, demokratik sürece darbe vurmayı planlayan örgütlerin avukatlığına soyunmak, medeni demokrasi anlayışına zarar verir. Bu anlayışın, demokrasiye, hukuka verdiği zararı başka kimse veremez.
Kendi bindiği dalı kesen siyaset anlayışı bu millete ne verebilir?
Milletimiz bu anlayışları takip ediyor. Kimler kimlerin avukatlığına soyunmuş bu çok önemli. Bize de savcılık görevini veriyorlar. Çok da güzel bir şey.
“AK PARTİ SAVCI OLMAKTAN GURUR DUYAR”
Çünkü savcı, iddia makamı millet adına oradadır. Biz de millet adına hakkı aramanın gayreti içindeyiz!
Bildiğiniz gibi geçen hafta Irak’ı ziyaret ettim. Başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere çok verimli görüşmelerimiz oldu. Başta Sayın Maliki bizi karşıladı. Resmi törenler yapıldı. Başbakanlık, Meclis Başkanlığı, Cumhurbaşkanı makamlarına ulaştık.
Irak’a 18 yıl aradan sonra ilk defa Türkiye’den bir Başbakan gitti. Bu da bize nasip oldu. Bilirsiniz Anadolu’da Irak ‘uzak’ demek. Bu Irak bize uzak değil. Akrabalıklar, kardeşlikler var. Akrabalık ve bu bağlar itibariyle dostuz.
“IRAK’TA TÜRKİYE ÖZLENEN BİR DOSTTUR!”
Masallarımızda şiirlerimizde, Irak vardır, Bağdat vardır.
Irak’ta tüm eserler yerle bir olmuş. Bu 5,5 yılda müdahale olmamış. 18 yıl aradan sonra gittiğimiz Irak’ta sıcak ilgi ve misafirlik, bizi duygulandırdı. Anlaşılmıştır ki, bu topraklarda Türkiye özlenen bir dosttur.
Bu ziyaret yeni bir dönemin başlangıcıdır. Yaptığımız, stratejik işbirliği anlaşmasıyla her yıl en az bir kere Başbakanlar bir araya gelecek, her yıl icracı bakanlar bir araya gelecek. Kendi aralarında neler yapılacağına bakacaklar. Sorunlara çözüm arayacaklar. Irak’ın toprak bütünlüğüne, terörizme karşı ortak mücadeleye dair görüşlerimizi orada tekrar yineledik.
Irak’ta 50 trilyon dolar değerinde petrol rezervi var. Bu petrol için 35 dünya şirketi atılım yapmıştı, Türkiye’den kimse yoktu. Rica ettik bu 35′e 36′ncı olarak TPAO eklendi.
Irak’ta yatırım anlamında, 10 milyar dolarlık bir durumdayız. Yeterli değildi. 25 milyar doları da bir hedef olarak koyduk.
Terörizm konusunda da iş birliğini arttırmak konusunda hedeflerimizi ortaya koyduk. Mutabık kaldık.
“AKDENİZ BİRLİĞİ AB’YE ALTERNATİF DEĞİL!”
Fransa’da da Akdeniz Birliği için görüşmelere katıldık. Görüştüğümüz her devlet adamına Akdeniz Birliğinin AB’ye alternatif olmadığını açıkladık. Böyle bir alternatif olmadığını bildirdik. Bundan sonra görüşmeye gittik. Sarkozy ile şu ana kadar olan süreci gözden geçirdik. Türkiye ve Fransa arasındaki sorunları aşmak için yapılacaklar konusunda mutabakata vardık. Takipçi olarak da birlikte olacağız. Fransa’nın AB dönem başkanı olması sebebiyle, açılan 2 fasıl konusunda sıkıntı yok. 3 ve 4. fasıllarında açılması için ellerinden geleni yapacaklarını da ortaya koydular.
Türkiye bölgesel ve küresel ölçekte, politika oluşturan, sorunların çözümüne katkıda bulunan bir ülke konumuna yükseldi. Bir yandan AB katılım süreci, diğer taraftan Irak’ın toprak bütünlüğü, İsrail, Suriye görüşmeleri, İsrail-Filistin arasında çözümler oluşması için çalışıyoruz.
Bu arada içeride neler oluyor noktasına gelince, bildiğiniz gibi, emek noktasında, çalışanların hakkını alması noktasında azami gayret gösteriyoruz. Emeği en kutsal değer olarak gördük. Bunu için yoğun çaba sarf ettik. Emekçi karşıtı politikaları kırarak, hak ettiği değeri verebilmek için tarihi uygulamalara imza attık.
Biliyorsunuz biz emanetçiyiz. Bu emaneti adil bir şekilde, başarılı sürdüremezsek, daha önce Türkiye’nin ödediği bedelleri yeniden öderiz.
Biz darphanede para basarak, vatandaşın cebindeki parayı sinsice çalan bir iktidar olmadık, olmayacağız. O rakamların yanına konan her sıfır benim vatandaşımdan çalınıyordu.
AK Parti’ye işbirlikçi diyenlere sesleniyorum: Aklınızı başınıza alın! 6 sıfır atarak TL’ye değer kazandıran kim? Ak Parti. Bu iktidar!
İşte farkımız bu. Asgari ücret, göreve geldiğimizden bu yana alım gücü açısından ne kadar yükseldi buna bakın.
Enflasyon sebebiyle alım gücü düşen, memura zam yapıyoruz. Memura 7,2, emekli işçiye 9.3 zam yapıyoruz. Enflasyon oranında bir değişiklik olursa, bunu da düzelteceğiz.
Zamanında zorunlu kesintileri toplamışlar. Fakat memura ödenmemiş. Zorunlu tasarruf kesintileri hak sahiplerine ödenemiyordu. Toplam 13,5 katrilyonluk borcu sendikalarla oturup konuştuk, karara bağladık. Şimdi de ödüyoruz.
Milletimizi seviyoruz. İmkanlarımız arttıkça, milletin imkanını da arttırıyoruz!
Toplu konut edindirme yardımını tozlu raflardan biz indirdik. Evler yaptık. Yapmadıklarımızın paralarını, hak sahiplerini tek tek bularak geri ödüyoruz.
KURAKLIK
Dünyayı kasıp kavuran kuraklık meselesi Türkiye’yi de vurdu.
35 ilimiz 210 ilçemizde, çiftçi kayıt sistemine dahil çiftçilerimize hibe şeklinde bir meblağ verip kredi borçlarını da erteliyoruz. Ürünleri kuraklıktan %30 ve üzeri zarar gören kayıtlı çiftçilerimize, dekar başına ücret ödeyeceğiz.
Türkiye, inşallah bu kurak günleri GAP projesiyle geride bırakacaktır. Biz her halükarda çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Bazı STÖ’ler açıklamalar yapıyor. Hükümet fiyat açıklamıyor diyorlar. Biz fiyat açıkladığımız takdirde şu anki fiyatlar aşağı düşer. Şu anda benim çiftçim fiyatlardan memnun. Biz TMO olarak da emanete mal alıyoruz. Şu an istediği gibi çiftçi malını da çekebilir. Elinde malı asla kalmayacak, bu da bir teminattır.
İçerdeki tartışmalarla vakit kaybedersek, bu çatışmalar büyür. AK Parti milletin hizmetinde dir. 3 Kasım 2002′de yola çıktığımız gibi, yolumuza devam ediyoruz. Hizmet kervanı yoluna devam ediyor.
Birlik beraberlik içinde görevimizi sürdüreceğiz. Milletimizi muasır medeniyetler seviyesine çıkartacağız.
kaynak: timeturk.com










