12 Eylül Diyarbakır Cezaevi işkencelerinin en ağırını gören Selim Dindar anlattı ve ağlattı

18 May

Selim Dindar

DARBE DÖNEMİNİN PKK’YA KIYAĞI

Karşımda 48 yaşında bir adam oturuyor. Öyle bir hikaye anlatıyor ki.. Bir o ağlıyor bir ben. İnsan bazen hırsından ağlıyor, bazen dehşetten… Aslında Selim Dindar’ın hikayesini yedi sekiz sene önce Neşe Düzel’in kaleminden okumuştum. Bugün “Kürt sorunu hakkında sevindirici gelişmeler olabilir” bakış açısının ardından kopan kıyamete karşı demek istedim ki.. “Kürt sorununu çözmek istiyorsak, 12 Eylül Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde yaşananları konuşmalıyız. Kenarlarda dolaşmaktan vazgeçin, gelin gerçeği konuşalım.”

Selim Dindar her ne kadar “Anlatmak istiyorum” dese de öyle kolay açılabilen bir isim değil. Birkaç görüşmeden, ortak dostlarımızın desteğinden sonra ikna oldu ve ortaya bu röportaj çıktı. Ben Selim Dindar’ı sevdim. Anlattıklarına üzüldüm, yapılanlardan utandım. Kısacası kelimelerim yetersiz kalıyor hislerimi anlatmaya. Siz okuyun, siz kararınızı verin.

Selim Dindar’la Habertürk Gazetesi’nden Balçiçek Pamir’in röportajı:

Diyarbakır Cezaevi’nde neler yaşadınız?
-Mardin’de sorgulamalar günlerce sürdü. Tabutların içine dikili bir şekilde
kıpırdamadan duruyorduk. Aklınıza gelebilecek her türlü işkenceyi gördüm. Ama Diyarbakır’a geçince asıl “cehennem”i orada yaşadım.

Mesela?
-100 kişilik koğuşta her gün 60’ın üzerinde marş söylüyorduk. Tabii dayak eşliğinde. Sonra beton avludaki lağım kapağı açılıyordu ve her birimiz baş aşağı o lağıma sokuluyorduk. Düşünün artık. Dudağımdaki yaraları görüyorsunuz copu yatay olarak bastırıyorlardı, dudak yırtılsın diye, nitekim yırtılırdı. Porselen copu ısırtırlar sonra tekme atarlar. Dişler copa geçiyordu ve dişlerle birlikte copu geri çekiyorlardı. Bir gün bir hemşerime tebessüm ettim diye elime 5 cm’lik çivi çaktılar. Postalla eze eze çaktılar, bak izi burada.

Peki ya acı? Hep aynı düzeyde mi yoksa insan hissizleşiyor mu?

-İlk ayların korkusu geçtikçe acıyı daha çok duymaya başladık. Mesela dayak
yemediğimiz günlerde huzursuz olurduk. O dayak öyle bir şeydir ki karşındaki insan senin onurunu istiyor, insanlığını ve kişiliğini öldürmek istiyor. Sen de
bunu vermemek için direniyorsun. Hayatta kalmayı onuru korumanın bir bedeli
olarak görüyorduk.

Ya kurtulma hayali?
-Devamlı işkenceyle yaşamak insanda gerçeklik payını ortadan kaldırıyor. Bir
arkadaşımız vardı, “Ölüyüz ve kaldığımız yer kabir” diye inanmıştı ve çevreden duyulan sesler kabir azabı. Tahliye olacağı zaman “Beni göndermeyin” diye
yalvardı. Bir köy sahibi vardı. Oğluyla birlikte içeri geldi. Oğluna soktukları copu babanın ağzına verdiler, sonra tam tersi. Ölümler işkenceler, diri diri yananlar, ölüm orucumuz.. Hangi birini anlatayım?

Bütün bunları yaşarken dışarı düşünüyor muydunuz? Ailenizi örneğin?
-Dışarıdaki yaşam silinmişti. Aile ortamı sofra falan yokmuş gibi.. Annem zaten kahrından öldü. Haberini çıktıktan sonra öğrendim. (Ağlıyor).

Bunu size soran çok olmuştur ama siz PKK’lı mısınız?
-Bütün sorgulama böyle geçti zaten. Hiçbir zaman PKK’lı olmadım ve değilim.

12 Eylül size ne yaptı?
-Beni “Ben”den aldı ve “Biz”e getirdi. Yakalanmadan önce gölgeme yan bakıyordum. Başkalarının hoşuma gitmeyen hareketlerine bile katlanamazdım ama sonra onca işkence karşısında el pençe divan durdum. 12 Eylül’de
insanlık suçu işlenmiştir. Devlet bunu kabul etmeli ve bizlere sahip çıkmalıdır. Çıktıktan sonra 1 hafta boyunca yürüyemedim, yürümeyi öğrettiler.

Korkularınız var mı?
-Evet. Tekrar aynı süreci yaşarsak ve yine ses çıkmazsa diye korkuyorum. 12 Eylül, darbe, işkenceyle ilgili haberlere katlanamıyorum frene basamıyorum, ağlıyorum.

Siz size yapılanları affettiniz mi?
-Eğer siz affettiyseniz ben de affederim, ben ülkemi seviyorum ülkem de beni sevsin, beni olduğum gibi kabul etsin. Mutlu olmam için illa Türk mü olmam
gerekiyor?

Bir daha dünyaya gelseydiniz..

-Asla Kürt olmak istemezdim.

Gerçekten mi?
-Evet. Kürt’ün kaderi cezaevi, dayak, işkence ve ölüm müdür? Diyelim sağ kaldım kaderim dağa çıkmak mıdır? Benim hayalim herkes gibi mutlu bir yuva kurmak ve insanca yaşamaktır. Ama bugün olsa yine Cizre’de doğmak isterim.

İşkencecimle oturup çay içtim

İşkencecilerinizi hatırlıyor musunuz?
-Evet.

Hiç rastladınız mı?
-Bir tanesine tahliyemden iki yıl sonra rastladım. Elimle sırtına vurdum. “Komutanım” dedim. Döndü bana baktı afalladı, şaşırdı, kekeledi… “Rahat ol”
dedim. “Ne olur yanlış anlamayın” dedi. “Kabak bizim başımıza patladı.” Ben askerdedim o zaman asker üniformasıyla, o sivildi. Bir başkasıyla Cizre’de karşılaştım. Yanında üsteğmenler vardı, sokakta yürüyüş yapıyorlardı. Dümdüz onun hizasına doğru yürüdüm, yüz yüze geldik. Ben ona içerdeyken Murok diye seslenirdim, dişlerini yaptırmamıştı o yüzden. “Ne haber Murok?” dedim. Sarıldı bana.

Sarıldı mı?
-Vallahi sarıldı. Yanındakilere dönüp “Bakın bu tutukluydu” dedi. Ben de onlara çay ikram ettim. Oturup çay içtik.

Niye işkencecinizle oturup çay içiyorsunuz?
-Eğer ona işkence olarak karşılık verirsem benim ondan ne farkım kalır ki? Ona en büyük ceza ona karşı yaptığın insani yaklaşımlar değil midir? Belki
ölene kadar o korkuyu yaşayacak, o vicdan azabını. Onlara tokat atmak, hakaret etmek saldırmak, küfür etmek bir hediyedir. Onları bu tip davranışlar rahatlatır.

GÖZYAŞLARI GEÇ GELDİ AMA ŞİMDİ TUTAMIYORUM

Hem şanssızsınız yaşadıklarınız için hem de şanslı bugün bunları anlatabiliyor olduğunuz için. Ne zaman anlatmaya başladınız? Ne kadar zaman aldı konuşabilmek?
-Ben çabuk konuşabildim. Hemen anlatabildim yaşadıklarımı. Konuşmak anlatmak beni ayakta tuttu galiba. Bugün belki karşınızda ağlıyorum ama yine de sizinle konuşuyor olmak, bunlardan bahsediyor olmak bana kendimi iyi
hissettiriyor.

Ya gözyaşları? Onlar ne zaman başladı?
-Onlar geç geldi.. Ama şimdi hiç tutamıyorum.

Kenan Evren’i Köşk’e davet edip ağırlamasınlar

Ne olsa kendinizi daha iyi hissederseniz?
-Aziz Nesin 12 Eylül mağdurlarının hikayelerini dinledikten sonra demiş ki “Ben de benim hayalim geniş zannederdim, Kürtlerin hayali benden genişmiş.” Bizim durum biraz öyle. İstiyorum ki Kürt olmaktan başka hiçbir suçu olmayan bu vatandaşlar karşısında Devlet Baba sıkmış olduğu
yumruklarını açsın.

Nasıl yapacak bunu?

-Örneğin TRT Şeş önemli bir aşama. Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri de çok önemli. Bunlar manevi mutluluklar. Bütün bunların yanında Evren’i Köşk’e davet etmesinler yani. Affedersin, bize kazık sokanlar paşalar gibi ağırlanmasın. Evren yargılanmalı. Birileri artık 12 Eylül Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde yaşananları konuşmalı, anlamalı, orayla hesaplaşmak zorundayız. (ağlıyor)

Kürt Sorunu’nu anlamak istiyorsak 12 Eylül Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde yaşananları mı konuşmalıyız?
-Kesinlikle. Bakın ben İnsan Hakları Mahkemesi ’ne bile gitmedim, ülkemi o kadar çok seviyorum. Yıllardır Kürtlere jiletle, kalasla, haydarla yaralar açılmış üzerine tuz serpilmiş. O acılarla kıvranıyoruz artık su serpmek gerek.

Siz DTP’ye mi oy verdiniz?
-Hayır. DTP Kürtlerin yüzde 25’ini temsil ediyor sadece. Peki geri kalan yüzde 75? Ben şehitler için de çok üzülüyorum. Hangi aile oğlunun şehit olmasını ister ki? Ben de diyorum ki, madem bir şeyleri çözmek istiyoruz, konuşmaya başlayalım.
Askerlik ilaç gibi geldi

Siz kendinizi nasıl tedavi ettiniz?
-Bilmiyorum. Beni tahliye olur olmaz askere aldılar. Daha önce bana işkence edenler askeri üniforma giyiyordu, sonra baktım ben giymişim üniformayı. Ama bu sefer işkence yok, dayak yok, küfür yok. Aksine herkes iyi ama ben kendimden nefret edi yo rum. Haykırmak istiyorum ama konuşamıyorum. Bilhassa bana daha iyi davranıyorlar ama.. Askere gitmek bana ilaç gibi geldi herhalde..

About these ads

27 Yanıt to “12 Eylül Diyarbakır Cezaevi işkencelerinin en ağırını gören Selim Dindar anlattı ve ağlattı”

  1. asya 3 Nisan Salı 2012 at 23:14 #

    ANLAMIYORUM TÜRK TARİHİ DAHA NE KADAR BU GERÇEKLERE DUYMADIM GÖRMEDİM BİLMİYORUM OYUNU OYNIYACAK ARTIK BUNLARLA YÜZLEŞMENİN ZAMANI GELDİ KÜRDÜYLE TÜRKÜYLE ARTIK UYANMANIN ZAMANI GELDİ

  2. aylin 31 Aralık Cumartesi 2011 at 17:42 #

    allah bu işkenceleri yapanların ve kenan evrenin belasını versin diyorum başkada birşey demiyom

  3. BAHAR 9 Temmuz Cumartesi 2011 at 2:56 #

    TÜRKİYE BU AYIBIYLA YÜZLEŞMELİ. YARALAR SARILMALI KENAN EVREN ÖMRÜNÜN KALAN KISMINI CEZAEVİNDE GEÇİRMELİ Kİ HUNHARCA İŞKENCE ETTİĞİ İNSANLARIN ÇEKTİKLERİNİ BİR NEBZE OLSUN ANLAYABİLSİN……………………

  4. BAHAR 9 Temmuz Cumartesi 2011 at 2:51 #

    12 EYLÜL TÜRKİYE TARİHİNDE KARA BİR LEKEDİR.

  5. amedli 30 Nisan Cumartesi 2011 at 15:39 #

    söylenecek söz yok herkes kendını biliyor 12 eylül insanlığın bittiği hayvanların devreye girdiği 12 eylül yaramız ı kim saracak ne zaman kapanacak bilmiyorum …ama izi hiç silinmecek suçlular artıık cezasını çeksin istiyoruz .artık yeter..

  6. yaşar çapa 6 Ocak Perşembe 2011 at 13:17 #

    gerçi biz çok geç gittik amma 1984 yılının aralık ayıdı 3.5 ay şimdiki polis okuluydu gözlerimiz hep kapalıydı hergün işkence vardı sankı o dönemde polis okulunda yapılanlar az mıydı kartal-uzman-çavuş-kel-gadar-gestapo lakaplı ve galip komiser yrd.cısı aslen erzulumluydu konuşmasından anladım şive olarak sivil giyimli kişiler az mı yaptı o tabuta koyma-falakalar filistin askısına alma elkr.cop. marş söyletme o soğuk tazikli sulları aralık ayının ortasıydı 16 kişiye 1 ekmek ve 2 zeytin gece gündüz o beton zemin üzerinde gözlerimiz hep kapalıydı.o 3.5 aydan sonra e tipine gönderildik ilk karşılaşmalar çırılçıplak bir banyo hoşgeldin dayak o kişiler kütük sansar kobra esatın başçavuşu 1 üstteğmen vardılar ki vardıylar vs.takma isimler zaten koğuşlarda 1 kişilik ranzada 3 kişi yemek yok havalandırma yok 80-83 döneminde yapılanlardan pek farkı yoktu banyo yok o duvardakı fotoğraflar ne anlatayım ki ancak yaşayanlar bilir en mutlu olduğum bir günü yazayım. koridorlara bir gün florans takıldı o beyaz işığı gördüm sankı dünyaya yenı geldim gibi tavanda hep kırmızı bayrak işık kırmızı ampul sankı başının üzerinde çok ağır bir yük var görüşlerde esas duruş karşındakı türkçe bilmez ben ona bakıyorum o bana görüşte yanında asker esas duruş komutlar uygun adım git gel marş eşiliğinde bir gün yemek verdiler çorbanın içinde kesilmiş fare parçaları zaten ne anlatsak ne yazarsak boş amma 1 yıl sonra berat edildik o dönemde ülke üzerinde felaketler sonuç: hergün evden işe işten eve o mekanların önünde gidip geliyoruz anılarımız tazelemektedir. gel de yaşa gelde dayan

  7. sümeyye 29 Ekim Cuma 2010 at 8:51 #

    hiç birşeyin cezası bu kadar basit olmamadığı …ve hiç kimse bu kadar kolay harcanmadığı br dünya istiyorum…bu imkansız mı…

  8. kalender.kalender 27 Ekim Çarşamba 2010 at 22:00 #

    Yapılan işkencelerin telafisi olmaz ,insanlık suçudur. İnsana işkence yapanların ailelerine karılarına,bacılarına,kardeşlerine, yaşlı ana babalarına bu tür işkence yapılsaydı ne düşünürlerdi.
    Yapmış oldukları işkenceleri utanmadan kahramanca anlatan psikopat işkenceciler var.Gece yattıklarında acaba bu konuda empati kurdular mı?
    Şerefli ve onurlu ana,baba evladı bu tür işkenceleri yapmaz.Bir gün Allahından bulacaklar.
    Bu tür yazıları okudukça tüylerim ürperiyor.
    İşkence görenlere ve ailelerine Allahtan sabır diliyorum,
    işkenceden ölenlere de Allahtan rahmet diliyorum.
    İdam edilen genç fidanlarada Allahtan rahmet diliyorum.

  9. sümeyye 24 Ekim Pazar 2010 at 0:04 #

    insanlığı böyle tanımlayamayız …zira bunu yapanlar insan sınırlarını aşıp hayvanlğa geçiş yapmış ve bunu da böyle kanıtlama gereği duymuşlardır…müslümanlığı böyle yıpratan varlıklar bir gün elbet hesap vereceklerdir…kanmayalım arkadaşlar bu dejenere olmuş türk ve müslümanlığını unutup dejenere olmuş lara kanmayalım .kanmayalım…………

  10. esra 18 Ekim Pazartesi 2010 at 22:41 #

    ne yanı turkler 12 eylulde sadece kurtleremı yaplmş..12 eylul krt acılımı deıldır..zamanında turklerde gordu aynı ıskenceyı turk yada kurt ne fark eder hepimız aynı ulkedeyız dıgerulkeler ekonomıyle ugrasırken bız kendı ınsanlarımızla bozusuruz sacmalık lutfen artık barıs olsn ozgurluk olsun sehıtlerımıze yazık kı bu sacma savas ıcın can verdıler..gelın barıs olsun ozgurluk olsun ulkemıze sahıp cıkalım..

  11. merve 3 Ekim Pazar 2010 at 3:40 #

    ilk önce bende bunları okuduguma inanamadım önce şaşırdım sonra insanlıktan utandım.. ve çok üzüldüm etkisinden kurtulamadım bence bu sorunlar oturup konuşulmalı ve böle cezalandırılmalılar ve artk şu kürt sorununa da bi çözüm bulunmalı..ben batıda oturuyorum ve doguda dogmuşuz ama burda dogudan oldugumu söliyemiyrom bile hemen kürtmüsün diye bi tepki bi bakış açıları degişiyo bence biz bölünmemeliyiz başka bi devlet kurmak bence çok saçma doguya bi bakım yapılmalı batıdan bi eksigi olmıcak şekilde olmalı ve türklerde kürtlere böle davranmamalılar artık önümüze bakmalıyız .barış ve huzur dolu bir ülke olması dilegiyle..

  12. dogan 29 Eylül Çarşamba 2010 at 11:15 #

    ali kardes bütün yazdiklarin her söze katiliyorum.. gercekleri bilen allah korkusu olan insanlarinda var olmasi gtüzel birsey..cahil insana laf anlatilmaz ..cahil insanlarla uğraşmak okadar zorki ve o kişiler kendilerini öylesine birşey zannederler ki ve gülünç duruma düşerler ama genede farkına varmazlar

  13. dogan 29 Eylül Çarşamba 2010 at 11:07 #

    bizim bu türk milleti ne zaman akillanacak..hala böyle insanlik disi olaylara hak verenler var..biraz olsun vicdaninizi dinleyin..allahimizi unutmayalim..ben bir türk olarak kendi milletimden vatanimdan sogdum..kürt kardeslerimize nediyebilirizki..ama dilerim o yüce rabbimden o iskenceleri yapan ve öyle insanlik disi olaylarina hak veren ve destek olanlar cehennemin dibinden cikmazlar ve o iskence yasattiklari insanlardan daha fazlasini yasarlar gercek dünyada…herseyin bir bedeli vardir…

  14. muhammed kaplan 28 Eylül Salı 2010 at 14:26 #

    arkadaşlar bence bir andan da iyi yapıyorlar çünkü oraya boşu boşuna girmadiler hepsi suşç işledi

    • ömer 11 Ocak Salı 2011 at 16:52 #

      halada insanlıktan nasibini almayanlar var baksana adam ne yazmış ne diyelim ki allah akıl fikir versin. demek ki boşuna yapılmamış diyor herhalde o ytapılanlar akraban falan mı idiler

  15. can boti 25 Şubat Perşembe 2010 at 17:38 #

    selim dindar gibi gerçekleri anlatmaya kalkışana sahip çıkamadık öldürdüler susturdular,bari mahkemegününü öğrenelim ve ogün urda bulunalım medyanın duyarlılığını sağlayalımki yapanlar emelleriyle beraber ifşa olsun ve cezalandırılsın aksitakdirde nice selim dindarlar gidecek ve gerçekler örtbas edilecek.o yiğit insana selam olsun mekanı cennet olsun.

  16. ysmn 5 Ocak Salı 2010 at 12:22 #

    Hep derimki; perdelerin arkası!

  17. yolcu47 8 Aralık Salı 2009 at 15:13 #

    rahma xude li tebe ape selim dindar xude talla sebrek fıreh bide malbata ape selim dindar

  18. Seyfi 8 Aralık Salı 2009 at 9:18 #

    Allh.tan Rahmet ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum. Dün gece de Kurd 1’de röportajın tekrarı vardı ve ben inanın hüngür hühngür ağladım. Bu röportajı izlemek isteyen arkadaşlar varsa aynı kanalda perşembe günü saat 15;00 de tekrarı yayınlanacak. Programın adı ‘Dêroke Me’ pragramı sunan Mahmud Levendî

  19. Seyfi 8 Aralık Salı 2009 at 9:12 #

    Bu ülkede Baykal ve Bahçeli gibi liderler olduğu sürece biz Kürtlerin daha başına çooook şeyler gelecek. maalesef

  20. muslum celik. 6 Aralık Pazar 2009 at 4:02 #

    benim devletim kurdistandir halkim ise kurd miletidir.

    ben bu tc den hic birsey beklemiyorum.ama bekledigim su.kurd mileti bu turkleri er ve ya gec kurdistandan cikaracak.

  21. şeyma 3 Aralık Perşembe 2009 at 3:07 #

    Arkadaşalar çok haklsınız selim dindar bizim akrabamız ve bu olayı yüzyüze kendisinden duydum bu ne biçim insanlıktır anlatırken tüylerim ürperiyordu ve gözlerim doluyordu ve şimdide doluyor çünkü selim dündar bu gün 23 sıralarında VEFAT ETMİŞTİR istanbul cizre derneğine yapılan saldırıdan dolayı ağır yaralanmış maalesef vefat etmiştir ALLAHTAN RAHMET AİLESİNE VE AKRABALARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORIM ALLAH MEKANINI CENNET ETSİN AMİN ALLAH hepsinin cezasını verecektir elbet

  22. fatih.... 19 Kasım Perşembe 2009 at 23:06 #

    işte bizim millettimizin aklıda bu Kadar BİZİM BİRBİRİMİZİ DAHA İYİ KOLLAYIP KORUMAMIZ BAŞKALARINA KÖLELEİK YERİNE KENDİ VATANIMIZDA HOŞÇA YAŞAMAK VARKEN KULAKTAN DUYMA OLAN ÇOĞU CAHİL GENCİN BÖLÜCÜLÜK TUTKUSUNU ANLAYAMIORUM ALLAH AKIL VERMİŞ FİKİR VERMİŞ GEÇMİŞ DÖNÜP BİRAZ BAKTIMIĞIMZDA ÇANAKKALEDE SARIKAMIŞTA MARAŞTA OSMANİYEDE URFADA ELBİSTANDA ŞEHİD OLAN ASKERLERİMİZ KÜRT TÜRK ALEVİ DİE AYRILMAKSIZIN TEK Bİ ÇATI ALTINDA KARDEŞLİK DUYGUSU İLE SAVAŞTA SEHİT OLMUŞKEN BİZİM MİLLETİMZ GEÇMİŞİNİ NE CABUK UNUTTU….. D.BAKIR CEZAEVİNDE YAŞANANLAR ÇOK YÜZ KIZARTICI BENM YAŞIM 19 AMA AZ ÇOK BİLGİM VAR VE BİLİORUM Kİ AKLI BAŞINDAKİ İNSANLARIN YAPACAĞI BİŞELER DEĞİL DEVLETİMİZİN CEZALANDIRMAK İÇİN GEREKSE SÜRGÜN OLARAK GÖNDERDİĞİ BİROGRATLARIMIZ GÖREVLİLERİMİZ GÜYA İNTİKAM ALMAK ADI ALTINDA İŞKENCELERE BAŞVURDU AMA BİLMİOLARKİ KARŞISINDAKİDE BU VATANIN EVLADI ANASI BABASI VAR SENİ DOĞURAN DA ANA BABA …. CAMURU CAMURLA TEMİZLEMEK OLMAZ ABİ SİZ EN GÜZELİNİ YAPMIŞSINIZ O KOMUTANA …. fatih_seftali@hotmail.com meil adresim eklermek istyeyenler içiN……..

  23. dilek 11 Kasım Çarşamba 2009 at 16:11 #

    izlediğim bu kalp seni unuturmu dizisinde yaşanılanlara inanamadım ve bugün hemen nette araştırma yaptım inanın insan olduğumdan utanıyorum…böyle dehşet görülmüş şey değildir yok inanın kenan evren ve birlikçilerine söylenecek laf yok ne söylesem az gelir…eyy hak diyorum ve yüce rabbimden diliyorum cezalarını en ağır şekilde çeksinler…

  24. mehmet emin 7 Kasım Cumartesi 2009 at 22:19 #

    bence bu olanların hepsi şimdiki durumu anlatıyor diyorlarki neden kürtler hep bişiler isto hep baş kaldırıo peki ben soruyorum neden kürtler hep ezilio neden hep işkence görüyor . diyorlarki neden malum kişi e sayın diyorlar peki ben soruyorum neden kenan evrene sayın diye hitap ediorlar. bakın insanlrımızın artık bazı şeylere tarafsız bakmayı öğrenmesi lazım ali kardeşimi destekliorum türk olmasına rağmen böyle konuşabiliyor helal olsun

  25. Ali 12 Eylül Cumartesi 2009 at 22:42 #

    Bunlar yaşanmış ve biz bugün büyüdük okuyoruz. geçmişimize ne kadar saygı gösteriyoruz. Ben bir Türk olarak Türk’üm diyemiyorum. O insanların neler çektiğine baktığınızda yediğiniz ekmek boğazınızdan geçiyormu. Benim geçmiyor sokakta Kürt bir anne görsek yanına çağırır börek verirdi sonra bir gün askere gittik dağdaki adamın adı kürt oldu. Bu ismi kim verdi. Onlar insan değilmiydi O’nun annesi bana börek vermişken beni kim kardeşimle karşı karşıya getiriyor. Evren hesap vermesi lazım. Artık kaçamaz ve bence insan muamelesi bile görmemesi lazım. Ben şunu biliyorum ALLAH RESULU S.A.V. efendimiz bir kimse birisine yaptığını (iyi yada kötü ) aynısı görmedikçe ölmez buyruğunu okudum. Evren ve bu işkenceleri yapanı saklayabilirsiniz, ama unuttuğunuz bir şey var ALLAH bilmiyor mu kim olduklarınızı. Kürt meselesinin konuşulduğu şu günler var, nedense bazı Türk’LER ses çıkarmaya başladı, yıllardır Kürt’leri PKK ‘lı bildiler, bu dakikadan sonra barışa yüz tutmak ( barış olmasına dair bir sebepte yokken )nedense Generkurmay başkanın önünde şunu serbest bırakma, size inanıyoruz, size güveniyoruz, diyorlar, güvendiğim dediği bir insan ama. bir kerede ALLAH’tan yardım isteseler ne olur acaba, aynısını 1980’de yaptılar görmediler mi ne olduğunu. İlla başlarına bişey mi gelmesi lazım. TÜrkiye Türkiye’ye olalı ilk kez bir başbakan görmüştür, 1997 darbesindeki başbakan müstesna. Yaptıklarını görmezden gelirmişcesine sadece konuşan bir Türk milleti görüyorum. 1980 ‘de yaşananlar bunlardan kaynaklanmadımı zaten. ben bağıra bağıra bu partiye oy verdim derken nedense milletimizde kimse sorsak oy vermedik diyor. Ben düşünüyorum tek benim oyumlamı başbakan belli oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı diye ben şehit analarının ağlamasını kürtlerin ayrılmasını istemem. Derdine düştüğünüz toprağın sahibi ALLAH’tır. Ama dünyalıkçılar bizim dedikçe peşinden gidenler çok oldu. Sonuç olarak bölücülük oldu. Başbakan şimdiye kadar bu ülkeye başbakan ve Cumhurbaşkanı olanların yaptığı pisliği temizliyor. Ama bu millet kendine ilk önc bir nankör gayrısını zaten düşünemiyorum. Oy ver sonra vermedim de. Korkun nedir. Ben Türk vatandaşı olarak Kürt’lerin yanındayım. 1000 yıldır beraber yaşamadıkmı? Kimi bölüyorlarsa ben onlarlayım. Ama milletin gerici düşüncesi olan ilerici düşünceliği kardeşliği bozmuş ve dış güçlerin kendileriyle dalga geçmekle beraber Ülksindede söz sahibi olmasını sahibi olmuştur. Bugün kötülediği ülkelerden ticaret yapan Ulusalcılar cabası. benim söylediklerimi kimse katılsın yada katılmasın. Ben ALLAH’U TEALA’nın koymuş olduğu kanuna tabi olurum ama şunu ALLAH Selim Dindar kardeşim ve onun gibi kardeşlerimin durumuna kimseyi düşürmesin düşmanımı dahi. Ama bu ülkenin gerçek düşmanı kendisidir. Nankörlüğü bırakıp seni birbirine kestiren kim onu ara bul.

  26. nill 6 Ağustos Perşembe 2009 at 12:17 #

    bunların olduğuna inanamorum :'(.. ama yaşanıo işte .. bnm seglimde ağrı doğu beyazıtta askerlik yapıo ve ordaki ceza evide kötüymüş..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 65 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: