Arşiv | Kasım, 2009

Çek Cumhuriyeti’nde ,Roman kadınlar kısırlaştırılmış

25 Kas

Çek Cumhuriyeti, ülkedeki Roman kadınların yasa dışı olarak kısırlaştırılmasından üzüntü duyduğunu açıkladı!

Çek Cumhuriyeti hükümeti, ülkedeki Roman kadınların yasa dışı olarak kısırlaştırılmasından üzüntü duyduğunu açıklarken, insan hakları örgütü ise tazminat ödenmesi gerektiğini savundu.

Çek Cumhuriyeti İnsan Hakları Bakanı Michael Kocab, ilerde de bu tip şeylerin tekrarlanmamasına yönelik tedbirlerin alınması gerektiğini, sağlık kuruluşlarının kısırlaştırma işleminden önce kadına bu konuda bilgi vermesi gerektiğini söyledi. (daha fazla…)

Diyarbakır’da başörtülü öğrenciye sürgün!

25 Kas
Diyarbakır’da 12 yaşındaki Ece Nur’un, başörtülü olduğu gerekçesiyle başka okula sürülmesine tepki büyüyor.

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Başörtüsü taktığı için 12 yaşındaki 6. sınıf öğrencisi Ece Nur Özel, Diyarbakır merkez Hamravat İlköğretim okulundan başka bir okula sürülmesine tepkiler büyüyor.

DTP Diyarbakır milletvekili Selahattin Demirtaş’ın verdiği soru öngergesiyle kamuoyunun öğrendiği başörtüsü sürgünü, bugün çok sayıda STK tarafından protesto edildi. (daha fazla…)

İki kez tutuklanıp serbest bırakılan Deniz Kıdemli Kurmay Albay Dursun Çiçek göreve başladı.

25 Kas

İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesinde ıslak imzası olduğu gerekçesiyle iki kez tutuklanıp tahliye edilen Deniz Kıdemli Kurmay Albay Dursun Çiçek görevinin başına döndü.

Sabah gazetesinin haberine göre, 4 Eylül’de Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı‘ndan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı‘na atanan Çiçek, geçtiğimiz hafta itibariyle burada göreve başladı.

Dursun Çiçek, Deniz Kuvvetleri Karargâhı’nda Harekât Eğitim Daire Başkanlığı‘nda çalışacak. Öte yandan SKY Türk TV‘de Albay Dursun Çiçek’in savcıya verdiği ifadenin ayrıntıları yayınlandı.

Haberde, Çiçek’in ıslak imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü ve ifadesi alınırken mühürlü bir torbada getirilen ıslak imzalı belgeyi eldiven kullanarak incelediği iddiası yer aldı.

Başbakan Erdoğan’a DTP’li Hasip Kaplan’dan tepki geldi, Bu adam kafayı yemiş!

25 Kas

İzmir’deki olaylardan DTP’nin de sorumlu olduğunu söyleyen Başbakan’a sert cevap!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

DTP’nin İzmir’deki mitinginde çıkan olayları değerlendiren Başbakan Erdoğan’a DTP’den tepki geldi. DTP’nin İzmir’deki mitinginde PKK bayrakları ve Abdullah Öcalan posterleri taşındığı söyleyen Erdoğan, mitinglere PKK bayraklarıyla gidilmemesini istemişti. DTP’li Hasip Kaplan ise bu açıklamaya “Başbakan kafayı yemiş. Başbakan, hiç bir şeyi ya bilmiyor ya da konuşmasını bilmiyor” şeklinde tepki verdi.

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya yolunda DTP ve bayrağıyla ilgili yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi.

Kaplan, “Başbakan kafayı yemiş. Başbakan hiçbir şeyi ya bilmiyor ya da doğru konuşmasını bilmiyor. Bizim bayrağımızdaki kırmızı gül, Avrupa Sosyalist Partisi’nin amblemi. Sosyal demokratların da amblemi. Kırmızı gül, sarı zeminde ve yeşil yaprağı var” diye konuştu. (daha fazla…)

Deniz Baykal ve Madımak Oteli bir zihniyetin deşifresi

25 Kas

93 Senesinde Devletin tepesindeki Silahların susmasını isteyen 3 önemli adamın, 3 ay içerisinde öldürülmesi ardından meydana gelen Sivas ve Başbağlar olayları size Kafesi hatırlatmıyor mu?
Doğu Perinçek yönetimindeki Aydınlık Dergisi tarafından basılan Şeytan Ayetleri adlı Selman Rüşdi’nin eseri toplumda infiale sebebiyet vermiş ve bir dizi provakasyonun ardından gün içerisinde Sivasta büyük bir kalabalık toplanmıştı. İşin ilginç olan kısmı ise devletin yani Kolluk Kuvvetlerinin ortalıkta olmayışı. Faturayı Yangını söndürmeye giden Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu‘na yada Milli Görüş‘e kesen zihniyet aslında tüm bunları yaparken de kendini deşifre ediyor.
Deniz Baykal diyor ki ,

Sayın Başbakan Başka kapıya başka kapıya Aleviler’den sana hayır yok. Dozerleri cemevinin kapısına sürecek. Cemevi cümbüş evi diyecek. Madımak’taki acıya bir şey söylemeyeceksin.

İktidar Partisinin acılardan oy devşirme kaygısı taşıdığını düşünmüyorum, çünkü bu durum her zaman iki ucu pislikli değnek olmuştur. Bir uca yaklaşırken daima diğer bir uçtan koparsın.

Gelgelelim asıl meselemize, Deniz Baykal aslında açıklamasıyla CHP zihniyetini açıkça ele veriyor bence iyide yapıyor.
Toplumun farklı etnik ve dini kesimleri arasında şüphe, korku oluştururak tepkinin rejime gelmesi engelleniyor. Eğer bu halk grupları sürekli birbirleri ile kavgalı olursa ktidar sahipleri iktidarlarını ikame ettirmekte hiç bir zaman sorun yaşamazlar. Böylelikle Celladını alkışlayan mahkumlar arasında roller değişmez.
Tıpkı TKMPL ile Hizbullahın Silahlarının aynı seri numarasından olması ve Cunta tarafından tedarik edilmesi gibi.
F. Taştekin

Filistin’e Yolaçık

24 Kas

İsrail’in Gazze saldırısının yıl dönümü olan 27 Aralık’ta Gazze halkına destek vermek için uluslararası yardım konvoyu
oluşturuluyor.
6 Aralık tarihinde Londra’dan yola çıkacak olan 250 araçlık konvoy Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Mısır üzerinden geçerek Gazze’ye ulaştıktan sonra burada dev bir yürüyüş düzenlenecek. Yürüyüşün ardından konvoy ile getirilen bütün araçlar Filistin halkına bağışlanacak. Araç konvoyunun Türkiye ayağını İHH organize ediyor.

İsrail’in Gazze Şeridine yönelik saldırılarının üzerinden 1 yıl geçti. Saldırılarda bin 500 kişi hayatını kaybederken binlerce insan da yaralandı. Gazze’yi harabe haline getiren saldırılar son bulsa da ambargo halen devam ediyor. Sınırları dünyaya kapalı tutulan Gazze’de tam bir insanlık dramı yaşanıyor.

Farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşları, insan hakları kuruluşları ve aktivistler, Filistin halkına destek olmak ve burada yaşanan insani duruma dikkat çekmek için saldırıların yıldönümü olan 27 Aralık’ta Gazze’de buluşacaklar. (daha fazla…)

Dışişleri Bakanı Davutoğlu,Sarkozy kafasını kaldırdığı yerde Türk bayrağı görecek

24 Kas


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bürokratlarına şu talimatı verdi: Elçilik binalarını iyi seçin. Sarkoz gittiği her yerde kafasını kaldırdığı zaman Türk bayrağını görsün.

Kızılcahamam’da dış politika vizyonunu anlatan Dışişişleri Bakanı Davutoğlu ilk kez ‘Yeni Osmanlı’ ifadesini kullandı. Davutoğlu, Fransa’nın K.Afrika açılımını çok merak ettiğini belirterek, “Ben de talimat verdim. Sarkozy hangi Afrika ülkesine giderse gitsin, kafasını kaldırınca Türk büyükelçiliği ve bayrağını görecek” dedi. (daha fazla…)

1953′ten günümüze hac fotoğrafları

24 Kas

1
Sene 1953…Mübarek topraklarda bir hac yolculuğu…

(daha fazla…)

BÖLMEKTEN VAZGEÇTİM!!!

24 Kas

Birçok şeyin bir karşıtı var; siyah’ın beyaz, uzun’un kısa, güzel’in çirkin, zayıf’ın şişman, fakir’in zengin, kirli’nin temiz olduğu gibi. Öcalan’ın, PKK’ya yaptığı çağrı üzerine Kandil ve Mahmur’dan seçilerek oluşturulan bir grup Türkiye’ye geldi. Öcalan, PKK ve DTP, bu grubu “Barış Grubu” olarak adlandırdılar.
Her şeyin bir karşıtı olduğuna göre, düz mantıkla “Barış” adlı bu grubun karşıtının veya muhatabının adı ne olabilir; “Savaş Grubu”. Peki, bu durumda savaş grubu kim oluyor; PKK ile 25 yıldır mücadele eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti.
PKK grubunun adı, barış grubu olduğuna göre, bu durum, PKK’nın barış istediği anlamına gelmez mi; gelir. Peki, barış kimden istenmektedir; Devlet’ten.
Barış isteyen biri, karşı tarafa şartsız koşulsuz elini uzatmaz mı; uzatır. Uzattılar mı; hayır. Şartlar, koşullar öne sürdüler mi; evet. Siz hiç, müsabaka esnasında zor duruma düşen boksörünün imdadına yetişmek ve maçı sona erdirmek amacıyla ringe havlu atan bir antrenörün, zafer çığlıkları attığını gördünüz mü; hayır. Barışalım diyen birinin zafer işareti yaptığını; hayır. O halde!!! (daha fazla…)

ANLAYAMADIKLARIM(!)

24 Kas

Bana göre her şey, akil adam, has adam Hasan Cemal’in Kandil’e gidişiyle başladı.
Amiyane tabirle “Ortada fol yok, yumurta yokken” Has Cemal, Murat Karayılan ile görüşüp, görüşmesini yazı dizisine dönüştürerek gazetesinde yayınladı.

Neden buna gerek duydu veya duyuldu, anlayamadım. Çünkü, ne
Karayılan’ın ne de Ahmet Türk’ün, Öcalan’ın söylediklerinden farklı, en ufak bir söylemleri bugüne kadar hiç olmamıştı. Bunu kendisi de biliyordu. Bu sefer de olmadı zaten. Karayılan, Öcalan’ın,
avukatlarına dikte ettirerek kendi basın yayın organlarında yayınlanan söylemlerini, tek bir harfine dahi dokunmadan bir kez daha tekrarlamış oldu bu sayede. Ve bu sayede, Öcalan’ın söylemleri sadece belli bir kesimin bilgi dağarcığında bırakılmayıp, tüm Türkiye kamuoyuna taşındı, gündeme getirilerek yerleştirildi ve tartışma sürecinin başlatılması sağlandı.
Öcalan’ın önemli iki mesajı vardı, altı çizilen, dikkat çekilen, bu sefer Karayılan’ın ağzından Has Cemal vasıtasıyla kamuoyuna
yansıtılan. Bir; “PKK, Türkiye’yi bölmek istemiyordu ve demokratik çözüm istiyordu artık”, iki; “Ancak, bunun için Öcalan’ın demokratik özerklik projesi doğrultusunda adımların atılması da şart
koşuluyordu”.
Demokratik Özerklik projesinin aslı kısaca şu idi; “Kendi kendini, kendince ve kendi istediği gibi yönetmek”.
Has Cemal, neden gitti, ne gerek duydu, ne amaçla gitti, nasıl gitti, gitmek için kimlerle ve nasıl temasa geçti. Orada nasıl karşılandı, nasıl uğurlandı, bunları tahmin edebiliyoruz, ama maalesef ki anlayamıyor, bilemiyoruz. (daha fazla…)

MAHALLE VE APARTMAN SAKİNLERİ

24 Kas

Mahalle, şehrin tam ortasında olması nedeniyle, hemen hemen herkesin gözü olan albenili bir mahalle, adı; “Ortadoğu Mahallesi”.
Mahallenin en gözde en köklü ve temeli en sağlam apartmanı ise; “Anadolu Apartmanı”.
Bu apartmanda yaşayan, maddi durumları, kültür düzeyleri ve dünya görüşleri birbirinden farklı aileler, zaman zaman aralarında küçük ve halledilebilir bazı sorunlar yaşansa da, apartmanın inşa edildiği ilk günden buyana, genellikle huzur ve mutluluk içerisinde yaşamlarını sürdürmüşler. Hatta, birbirlerinden kız alıp “akraba”, kurdukları ticari işbirlikleriyle de “ortak” olmuşlar.
Derken, ailelerden biri, bir apartman toplantısında, “temizlik, güvenlik, elektrik, yakıt, çevre güzelleştirme gibi apartmanın genel masraflarına katılmak istemediğini, bu itibarla herhangi bir aidat da ödemeyeceğini, her türden ihtiyacını bundan böyle kendisinin gidereceğini” belirterek, sadece kendisinin kullanacağı ayrı bir apartman giriş kapısının yapılmasını da talep etmiş.
Tartışmalar atışmaları, atışmalar çatışmaları beraberinde getirmiş ve bu huzursuz süreç, 25 yıl kadar devam etmiş. Zaman zaman; “Madem öyle, apartmandan taşın kardeşim” denilse de, “Ben ev sahibiyim, çıkmam, siz çıkın” cevabı alınmış her seferinde. Gerçi, “Çıkmam” diyen ailenin bazı fertleri, yan apartmandaki akrabalarının evlerine yerleşmişler ve orada yaşamaya başlamışlar, uzunca bir süredir. Kalabalık görünmek ve isteklerinden vazgeçmediklerini göstermek amacıyla da gizli gizli evlerine gelmeyi hiç ihmal etmemişler. Her gelişlerinde, duvarları karalamışlar, otomat lambalarını kırmışlar, bahçe suyunu açık bırakmışlar.
Şimdilerde yan apartmanda bazı inşaat çalışmaları yapılmaya başlanmış. Müteahhit Abdi bey, neredeyse yeniden inşa edilircesine girdiği tadilat nedeniyle apartmandaki fazlalıkların biran önce atılmasını istemiş sakinlerden. Evlerine gelen akrabalarını geri göndermek isteyen, ancak bunu bir türlü açıkça dile getiremeyen akrabaların işine gelmiş bu durum ve “Sağ olasın Abdi bey” diyerek, ellerini ovuşturmuşlar, derin bir “Oh” çekmişler.
Abdi bey’den söz açılmışken…
Bakmayın adının “ABDİ” olduğuna, aksine çok zeki bir adam Abdi bey. Şehrin ileri gelenlerinden, itibar gören biri, çok da zengin. Kendisi müteahhitlik yapıyor ama, tapusu kendisine ait tek bir evi dahi yok, ne mahallede, ne şehirde. Ama çok zengin. Ev sahibi değil, kiracı da denemez, çünkü kira vermiyor. Apartman yönetimlerine girerek topladığı aidatlarla sürdürüyor yaşantısını. Akıllı adam Abdi bey, çok da zeki…

Sabahattin Talu
sabahattintalu

Devlet Sen Hiç Empati Kurabilir misin?

24 Kas

Devlet Bahçeli, bir mezrada bir subay bir köylüye pislik yedirirken ne yapardı?

Devlet Bahçeli, bir mezrada bir subay bir köylüye *** yedirirken ne yapardı? Peki ya köyün erkekleri eşlerinin önünde anadan üryan soyulup yere yatırılıp üzerleri çiğnenirken isyan eder miydi? Ahmet Taşgetiren Aksiyon’daki yazısında sordu ve cevapladı…

İŞTE O YAZI:
Menemen’de bir yakınımız idam edilseydi… Diyarbakır Cezaevi’nde bir yüzbaşı, babamızın karnına basıp öldürseydi… Ve Dersim’de 5 yaşındaki kardeşimizin kömürleşmiş bedeniyle karşılaşsaydık… Devlet, devlet, devlet… Tamam ama devlet de insan için var değil mi?

Yazıya şöyle bir soru ile girmek geldi içimden: (daha fazla…)

İç Anadolu’da ekili alanlar tarla faresi istilası altında

24 Kas

Türkiye’nin hububat ambarı Konya’da ve çevre vilayetlerde ekili alanlar tarla farelerinin işgaline uğradı.
Anız yangınları ile beraber yılan ve tilki nufüsunun azalması, iklim ve çevre koşullarının değişmesi sonucu son 2 yılda sayıları hızla artan tarla fareleri, Türkiye’nin tahıl ambarı Konya başta olmak üzere, Niğde, Karaman ve Aksaray’da da milyonlarca dekar alanıda ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı.

Buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, baklagiller, yem bitkileri, yağlı tohumlar, meyve, sebze, çayır ve mera alanlarında yüzde 100′e varan ürün kaybına yol açan tarla faresi, genç ormanları da tehdit ediyor. Konya Tarım Müdürlüğü, tarla faresi popülasyonunda son 2 yılda yaşanan artış üzerine harekete geçerek, yüz binlerce dekar alanda kimyasal mücadele başlattı.

Tarla faresiyle mücadele kapsamında 2009 yılında 300 kilogram çinko fosfürlü zehirli yem, 300 bin dekar alana bırakıldı. Konya Tarım Müdürlüğü Bitki Koruma Şube Müdürü Celal Yıldız, yaptığı açıklamada, tarla faresiyle mücadelenin çok zor olmadığını ancak çok dikkat edilmesi gerektiğini, aksi takdirde salgınların ortaya çıkabileceğini bildirdi. (daha fazla…)

Semra Acar, öğrencisi Tayyip Erdoğan’ı anlattı, Lider olunmaz, lider doğulur..

24 Kas

Şu anda emekli olan Acar,yaptığı açıklamada, 1943′de Ankara’da doğduğunu ve babasının albay emeklisi olduğunu belirtti. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü bitirdiğini ve ilk tayininin Eskişehir Atatürk Lisesi’ne çıktığını dile getiren Acar, ardından eş durumundan Fatih ilçesindeki Draman semtindeki imam hatip lisesine tayin olduğunu hatırlattı.

İLK ÖNCE YADIRGADIM
Acar, 1970 yılında tayin olduğu imam hatip lisesi ile ilgili olarak, ”İlk önceleri biraz yadırgadım. Çünkü başım açık ve modern görünümlü bir öğretmendim. Beni nasıl kabul edecekler, yadırgayacaklar mı? Gibi düşünceler vardı aklımda” dedi.

”Uzaktan kimseyi yargılamamak gerektiğini, okuldaki öğretmen arkadaşlarını ve öğrencilerini tanıdıkça çok sevdiğini” dile getiren Acar, öğrencilerinin çok başarılı ve temiz kalpli olduğunu, hayat görüşlerinin insan sevgisine dayandığını anlattı.

Draman’daki imam hatip lisenin ”adeta bir aile ocağı” olduğunu söyleyen Acar, dersin biraz zor ve disiplinli bir öğretmen olması nedeniyle öğrencilerin ilk zamanlarda kendisini yadırgadığını, ancak daha sonra alıştıklarını kaydetti. (daha fazla…)

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Diyarbakır’a gidecek

24 Kas

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında partililere sesleniyor. Bahçeli’nin gündeminin ilk sırasında yine Demokratik Açılıma yönelik sert eleştiriler var. Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çok ağır suçlamalar yöneltiyor:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir’de DTP konvoyuna yapılan saldırı olayını, “AKP’nin muhtemel tuzaklarının neler olabileceğini, bunlara kimlerin alet edilmek istendiğini açıklamıştım. Bunun ilk örneği İzmir’de görülmüştür, Önceden planlanmıştır. MHP’nin yumurta atacak vakti yoktur” dedi. Bahçeli, “Diyarbakır’a da zamanı geldiğinde nasıl gideceğimi biliyorum” ifadesini kullandı.

Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye yapacağı ziyaret için de, “Hediye olarak İznik çinisi yerine, Türkiye’nin çıkarmaya çalıştığı çivisini götürmeyi amaçlıyor” dedi. (daha fazla…)

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 28 other followers