Arşiv | Mart, 2010

Veda’da tarihî yanlışlıklar

7 Mar

veda

Zülfü Livaneli’nin yazıp yönettiği ‘Veda’ filmi, Can Dündar’ın Mustafa’sına kırgınların gönlünü alan bir yapım. Veda, tarihî gerçekliklere işaret eden ayrıntıları işlerken hataya düşmekten kurtulamamış.
NTV Tarih dergisi yazarlarından Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Derya Tulga, filmde göze batan hataları listelemiş.
Gazeteci-yazar Can Dündar’ın ‘Mustafa’sıyla başlayan tartışmalı Atatürk filmlerine bir yenisi daha eklendi. Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri Salih Bozok’un anılarından yola çıkılarak kurgulanan Veda’da, Atatürk’ün çocukluğundan ölümüne kadar geçen süre, Latife ve Fikriye Hanım çatışması dışında; politik, resmi tarih esas alınarak anlatılmış. NTV Tarih Dergisi yazarlarından Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Derya Tulga, filmde göze batan hataları listelemiş. İşte birkaçı…

(daha fazla…)

Keşke Polat Alemdar Irak seçimlerinde aday olsa?

7 Mar

Polat Alemdar

Irak’taki genel seçimlere günler kala başkent Bağdat Havaalanı’nda vize kuyruğundayız.
Cihan
Dünyanın dört bir yanından gelen basın mensupları, pazar günü yapılacak seçimleri izlemek üzere ülkeye giriş yapmayı bekliyor. Amerikalı ve İngiliz gazetecilerden sonra en kalabalık basın grubu Türkler.
Uzun süren güvenlik kontrolleri nedeniyle sivil araçları havalimanına girişi zaman alıyor. Bu nedenle önceden anlaştığımız şoförümüzün bulunduğu noktaya havaalanı taksilerinden biriyle gidiyoruz. Hangi milletten olduğumuzu bilmeyen 40′lı yaşlardaki taksi şoförü, güvenlik noktasındaki Amerikan üniformalı Irak askerlerini görünce, "Bunlardan kurtulmak için bize Murat Alemdar gibi biri lazım." diyor. Irak’ta büyük ilgi gören Kurtlar Vadisi dizisinin kahramanı Polat burada ‘Murat’ olarak biliniyor.

(daha fazla…)

Halk yargıda reform istiyor

6 Mar

reform

31 ilde ve bin 346 kişi üzerinde yaptığı anketle halkın yargı reformu, yeni anayasa, referandum ve siyasi tercihini araştırdı.


Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin 26-27 Şubat tarihlerinde, halkın yargı reformuyla ilgili eğilimlerini ortaya koydu. 26-27 Şubat’ta yapılan anketten, reforma yüzde 80 ‘evet’ çıktı. AK Parti’nin yanı sıra CHP, MHP ve BDP’li seçmenlerin de büyük bölümü reformu destekliyor. Katılımcılar, yargıya güvenin azaldığına, reformun zorunlu olduğuna ve anayasa değişikliğinin mevcut Parlamento eliyle yapılması gerektiğine inanıyor.

(daha fazla…)

"Türkiye’ye soykırımı zorla kabul ettiremeyiz"

6 Mar

Alexander-Iskantarian Ermenistan’ın Kafkas Enstitüsü Direktörü, ABD komitesinin onayını böyle değerlendirdi.

Amerikan Temsilciler Meclisi alt komitesinde onaylanan Ermenilerin yaşadığı 1915 olaylarına soykırım denmesi çağrısı Türkiye’nin tepkisine yol açarken, Ermeni diyasporası ve Ermenistan’da ise memnuniyetle karşılandı.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan karardan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Nalbandyan, "Bu, Amerikan ulusunun evrensel insan değerlerine bağlılığının yeni bir göstergesi ve insanlığa karşı suçların önlenmesi yönünde önemli bir adım oldu." dedi.

(daha fazla…)

Afgan savaşı ve entelektüel korkaklık

6 Mar

afgan savaşı

Bazılarının entelektüel korkaklığı çoğunluğun gözünü kör etmemelidir çünkü Afganistan’daki savaş ahlâken savunulamaz ve askerî olarak da kazanılamaz!

Esnek Afgan Savaşı Hedefleri: Ve Ezip Geçen Istırap
Ramzy Baroud*
Washington ve onun sözcülüğünü yapan medya, yıllardır bize, Afganistan’daki akılalmaz savaşı satmaya çalışıyor. Medya bizi, savaşın hatasız askerî mantık ve ahlakî değer açısından doğru bir karara olarak ikna etmeye çalışırken, hakikatte ise savaş, şifresi çözülemeyen hedefler, bazı ülkelerin, taşeron şirketlerin ve her çeşit firmanın kısa yoldan dolar kazanmak için dâhil olduğu trajik bir macera olarak kaldı.

(daha fazla…)

‘İsrail politikasında köklü değişikliğe gitmeli’

6 Mar

John Holmes

BM’in İnsani İlişkiler Sorumlu Yardımcısı Holmes, İsrail, Batı Şeria’da Filistin halkının evlerini yıkmaya son verip insanları da zorla evlerinden çıkarmamalı" diye konuştu.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ziyaret eden Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin İnsani İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı John Holmes, İsrail’i Filistin konusunda izlediği politikalarında köklü değişiklik yapmaya çağırdı. Filistin’de insanların ambargo altında yaşamlarını zor sürdürdüğüne dikkat çeken Holmes, İsrailli yetkililerin bir an önce bu uygulamayı bırakmasını salıkverdi.

(daha fazla…)

Dünya kupalarının en değerli 100 yıldızı

6 Mar

pele

Güney Afrika’daki 2010 Dünya Kupası’na az bir süre kala kupanın gelmiş geçmiş en değerli 100 futbolcusu seçildi. Listede bir Türk de var. İşte en değerli 100 futbolcu:

İngiliz Daily Mail gazetesinin 11 Dünya Kupası’nı izlemiş spor şefi Jeff Powell, Güney Afrika’daki turnuvanın başlamasına az bir süre kala kupanın en değerli 100 futbolcusunu seçti. Listeye Türkiye’den tek bir futbolcu girerken, başta Frank Rijkaard, Zico, Hagi olmak üzere tanıdık isimler dikkat çekti. İlk sırada Brezilyalı efsane Pele var.
İşte 18 dünya kupasının gelmiş geçmiş en iyi 100 futbolcusu:

(daha fazla…)

Hollywood Sineması Afyondur

6 Mar

Amerikan Savaşı

Son tahlilde, ABD siyasal alanda yaptıklarını sinema ile temize çekmeye devam ediyor. "Ölümcül Tuzak" filminin finalinde de Amerikan militarizminin nasıl ön plana çıkarıldığına şahit oluyoruz.

Jean-Noel Jeanneney, "Medya Tarihi" kitabında Amerikan hükümetinin 1946′da gazeteciler ve film/dizi yapımcıları için bir manifesto hazırladığını anlatır. Bu manifestoya göre şu konular işlenecektir: "Amerikalılar iyi halktır. Amerikalılar düşünce ve ifade özgürlüğüne inanırlar. Amerika’da tüm ırklar ve gruplar mutlu yaşar. Amerikalılar diğer halkların özgürlüğüne olumlu bakarlar. Amerikan hükümeti ve halkı, hiçbir zaman sömürgeci bir politikaya yardım etmez. Onlar Emperyalist değildir, barışa derinden bağlıdır." Bu anlaşma resmi olarak hala geçerliliğini koruyor mu bilinmez fakat Amerikan sinemasının bu izleğe hala riayet ettiği su götürmez bir gerçek.

(daha fazla…)

Felluce soykırımının çocukları

6 Mar

Felluce Soykırımı

“Kimyasal mermileri şehrin tam üzerinde patlatıyorduk. Alev topları kentteki tüm Iraklılar’ı kemiklerine kadar yakıyordu. Sokaklar Iraklı kadın ve çocukların cesetleriyle doluydu.” İşte bir kez daha Amerikan vahşeti.
Sözde Ermeni “soykırımı” yasa tasarısının ABD’de kabul edildiği günün ertesi, Irak’ın Felluce kentinden bu görüntüler geldi. 2004′teki katliamda ABD askerlerinin kullandığı kimyasal silahlar yüzünden kentte anormal doğumlarda olağanüstü bir artış olduğu ortaya çıktı. Doktorlar “anne olmayın” uyarısı dahi yapmaya başladı.
Amerikan’ın Irak işgalinde en büyük katliamlardan birine sahne olan Felluce kentinde, işgal güçleri bugüne kadar kimyasal silah kullanmadıklarını iddia etse de bu görüntüler savaş suçunu bir bir gözler önüne seriyor. Yapılan araştırmalar ortaya koydu ki Felluce’de her yıl normalin üç katı kadar “sakat” çocuk dünyaya geliyor. Üstelik söz konusu sakatlıklar, kimyasal saldırıya maruz kalmış insanlarda ortaya çıkabilecek rahatsızlıklarla birebir örtüşüyor. Çoğunlukla bebekler, kalp rahatsızlıklarıyla, fazla el ve ayak parmalarıyla, bir uzuvları eksik olarak veya felçi şekilde doğabiliyorlar.
YILDA 1000 KUSURLU DOĞUM
Irak’ta uzun bir süredir yapılan araştırmanın sonucu, kentteki sadece bir hastanede, başta kalp rahatsızlığı olmak üzere günde en az 3 anormal doğumun gerçekleştiğini ortaya koydu. Bu da orta büyüklükteki bir kentte yılda 1000 doğum kusuru görülmesi anlamına geliyor. ABD ordusu yetkilileri ise bölgede doğum kusurlarında artış olduğuna ilişkin herhangi resmi rapordan haberdar olmadıklarını iddia dedip, patlamamış mühimmatın tehlike oluşturduğunu belirtirken bölge halkı asıl sorunun ABD güçlerinin çatışmalar sırasında kullandığı silahlardan kaynaklandığını düşünüyor.
ASKERİN KATLİAM İTİRAFLARI
ABD ordusu 2005 yılına kadar Felluce’de kimyasal silah kullanmadığını iddia ediyordu. Ancak katliamda yer alan bir Amerikan askerinin aynı yıl bir İtalyan televiyonunda bildiklerini anlatması iddiaların doğru olduğunu kanıtlamıştı. Jeff Englehart adlı asker şu ifadeleri kullanmıştı: “Kimyasal mermileri şehrin tam üzerinde patlatıyorduk. Alev topları kentteki tüm Iraklılar’ı kemiklerine kadar yakıyordu. Sokaklar Iraklı kadın ve çocukların cesetleriyle doluydu. Elbiselerine birşey olmamıştı. Ama vücutları kemiklerine kadar erimişti. Saddam’dan farkımız olmadığını anlamıştım.”
Kaynak: Yenişafak

“Siz hala Keriman Halisleştiremediklerimizden misiniz?”

6 Mar

keriman_halis_1932_turkiye_guzeli

Yıl 1932. Belçika’da yapılan Dünya Güzellik Yarışması’nda ilk kez bir Türk çocuğu “Dünya Güzellik Kraliçesi” seçildi. Aynı yıllarda Sabiha Gökçen “Türklerin ilk kadın pilotu” oluyordu. Kadın, bu tür atraksiyonlarla Türk modernleşmesinin itici gücü olsun isteniyordu.

ALİ EYVAZ
“Dünya “Güzellik Kraliçesi” olarak Belçika’dan yurda dönen Keriman Halis, Sirkeci Garı’nda seferden zaferle dönmüş bir komutan gibi karşılanmıştı. 1850′de Osmanlı şehirlerini gezen Jakob Philip Fallmerayer, “Türkiye’de aşağılanmış ve güvenini yitirmiş durumda olan sadece hükümettir; halk ne fanatik enerjisinden ne de kendine güveninden bir şey kaybetmiştir” diyordu. Sanırım bu tespit 1930′lar için de geçerliliğini koruyordu ve fakat “hükümetteki aşağılanmışlık ve güvenini kaybetmişlik” daha da derinleşmişti. (daha fazla…)

Erzincan’da kanlı senaryo

5 Mar

SIVAS OLAYLARI Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği Ergenekon iddianamesinde, örgütün Erzincan’da Alevi-Sünni çatışması planladığına dikkat çekiliyor.

zaman

Kentte 4 yıl önce yaşananlar ise iddianamede sözü edilen plana uygun şekilde bazı olayların devreye sokulduğunu gözler önüne seriyor. Edinilen bilgiye göre, 2006′da tıpkı 1980′deki Çorum olayları gibi ‘Aleviler camiyi ateşe verdi’ iddiası ile halk kışkırtıldı. Birkaç saat içinde 4 bin kişi Cumhuriyet Meydanı’nda birikti. Toplanan kalabalıkla, Alevi vatandaşların yaşadıkları mahalleler basılmak istendi. Bu sırada askerî birliklerin de kent merkezine geldiği görüldü. Güvenlik tedbirine rağmen başlayan kavga, Cumhuriyet Meydanı’ndan Fevzipaşa Caddesi’ne taştı. Polisin zamanında müdahalesiyle muhtemel bir facianın önüne geçildi. 3 gün diken üstünde duran kentte kanaat önderlerinin devreye girmesiyle sükûnet sağlandı.

(daha fazla…)

Talat Aydemir hadisesi gibi durumlar

5 Mar

Prof. Nevzat Tarhan’a göre, "çete suçu sanıkları yargı yolu açık olmak üzere re’sen emekli edilmelidir. Üçlü kararname yeterlidir. Cuntacıların anladığı dil budur. Aksi takdirde Talat Aydemir hadisesi gibi durumlar yaşanabilir."

Ülkemizi, bayrağımızı, ordumuzu seviyoruz ama gerçekleri daha çok seviyoruz. Olayları ayrıştırarak düşünmeliyiz. TSK’yı ayrı cuntacı kadrolar ayrı ele alarak bu mümkün olur.

Bir tarafta sahte Batı Çalışma Grubu raporları ve imzasız mektuplarla  yargısız infaz organı YAŞ kararları ile ekmeği ve geleceği ile oynanan, ordudan uzaklaştırılan  onbinlerce subay astsubay yargılanmadan suçlu ilan edildi.

(daha fazla…)

Onuncu Yıl Marşı’da mı çalıntı?

5 Mar

Yıl 1933. Cumhuriyet’in 10. yıldönümü görkemli törenlerle kutlanacaktır. Bir bakıma halkın ve dünyanın zihnine Cumhuriyet’i nakşetmek için bir fırsat olarak değerlendirilmiştir o yılın Cumhuriyet Bayramı törenleri.

Bir de bu önemli yıldönümünü ve Cumhuriyet ideolojisini ölümsüzleştirecek bir marş için beste yarışması açılır. Sonuç olarak 1904 Kudüs doğumlu, yani henüz 29 yaşında bulunan Cemal Reşit Rey’in bestesi marş olarak kabul edilir. Edilir edilmesine ama hemen o günlerde olmasa bile ardından büyük bir tartışma başlar. Bu marş bir başka eserden çalıntı mıdır?

(daha fazla…)

Sen Okumaya Danıştay Kılıfı

4 Mar

danıştay katsayı

İmamhatip Lisesi Mezunları eşit şartlarda rakipleri ile yarışırsa mazallah Üniversite’ye girerler  (şimdi neredeyse mümkün değil) Tsk’dan ulaşan belgeye göre katsayı kalkarsa Muhafazakar insanlar Üniversitelerde etkin olurlar. Hukukçu olarlar kaymakam olurlar asker zaten olamıyorlar ama bizim kurduğumuz şıkır şıkır işleyen düzene çomak sokarlar. Burada biz milletin vergilerini alıyor, sırtına biniyor saltanatımızı sürüyoruz onlar bize vergi ödesinler askerlik yapıp biz isteyince ölsünler ama sakın iktidarımızı paylaşmaya kalkmasınlar.

"Katsayı belirlenirken yargı kararlarıyla ortaya konulan ilkeler gözetilmeli"
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) farklı katsayı kararının yürütmesinin durdurulmasına yaptığı itirazı reddetmesinin gerekçesi belli oldu.
Kurulun, 14′e karşı 15 üyenin oyuyla aldığı kararın gerekçesinde, üniversiteye girişte Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nın (AOBP) 0.15 ve 0.13 çarpılmasının öngörüldüğü hatırlatıldı.

(daha fazla…)

2 numara içeride 1 numara dışarıda!

4 Mar

Saldıray Berk

Adalet mi bu?
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nı görevi başından alıp içeri attılar, ama aynı kişinin iddianameye göre emir aldığı kişi hâlâ görevinin başında, ifadesini bile alamadılar..
İstanbul’da, Ankara’da garip işler oluyor..

İstanbul’da Cumhuriyet Başsavcısı’nın savcılara talimatı ne o öyle.. HSYK’da neler oluyor. O OR’ların Ankara’da bir araya gelmesi, ardından 3’lü zirve..
3’lü zirve deyince hep aklıma “Çin Triosu” gelir..
Ne oldu peki şimdi? Bu işten kim kazandı? Kim kaybetti?
Kaybedeni söyleyeyim: Bu halk, ülke ve hukuk devleti..

(daha fazla…)

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 28 other followers