
Bugüne kadar Oktay Ekşi hakkında en dikkat çekici yazı Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru’dan gelmişti. Taha Kıvanç imzasıyla yazdığı yazıda birbirinden çarpıcı iddialarda bulunmuştu.
DARBE SONRASI KURUCU MECLİS’E GİRDİ
CHP milletvekilinin oğlu 27 Mayıs sonrasında darbecilerin oluşturduğu Kurucu Meclis’e neden girmesin? O da girmiş… Darbeciler o dönemde ‘Öncü’ adıyla bir gazete çıkarmışlar; genç Oktay Ekşi Kurucu Meclis gibi ‘Öncü’ gazetesine de girmiş… Kurucu Meclis görevi sona erince, kendisini ‘aynı zamanda subay da olan gazeteci ağabeyimiz’ diye tanıttığı birinin tavassutuyla Londra Büyükelçiliği’ne ‘mahalli kâtip’ olarak atanmış…
Kurucu Meclis üyeliği milletvekilliği sayılıyor ve Oktay Ekşi yıllardır milletvekili emekli maaşı aldığı gibi, seyahatlarında VIP’i de kullanıyor…
Şimdi kendi anlatımından Oktay Ekşi’nin Hürriyet başyazarlığına giden yolunu okuyacaksınız:
EĞİTİMİ:
"Liseyi bitirdim; ama olgunluk sınavında bir dersten kaldım. O senem boş geçecekti. Babam beni Toprak Mahsulleri Ofisinde ‘geçici işçi’ statüsünden bir işe yerleştirdi. Gündeliğim 3 lira küsur kuruştu. Üç ay orada çalıştım. Yılbaşı gelince geçici işçilerin iş akti feshediliyor; sonra tekrar işe alınıyorlardı. Ben tekrar o işe dönmek istemedim."
GAZETECİLİK MESLEĞİNE GİRİŞİ: "Gazeteciliğe hem aile dostumuz hem de uzaktan akrabalık bağımız olan Kemal Zeki Gençosman sayesinde adım attım."
27 MAYIS SONRASI:
"(Askerlik dönüşü) işsiz olduğum sırada Ankara’da yeni bir gazete çıkarılmak istendiği şeklinde haberler dolaşıyordu. Olayın içinde Aydın Yalçın, Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nde hukuk müşaviri olarak çalışan Yüzbaşı Fikret Ekinci, İKA sahibi Ziya Tansu vs. olduğu söyleniyordu. (..) Ekibimizi kurduktan az sonra olayın aslında ihtilalin kuvvetli kişisi olarak bilinen Albay Alparslan Türkeş tarafından organize edildiğini öğrendik."
KURUCU MECLİS ÜYELİĞİ:
"Yasa, Ankara gazetecilerine Meclis’te üç sandalye ayırmıştı. İstanbul basınına dört, İzmir basınına iki, Anadolu basınına üç sandalye ayrılmıştı. (..) Ankara’da ben, Altan Öymen ve İlhami Soysal seçildik."
İNGİLTERE’YE GİDİŞİ:
"Ulus gazetesindeyken bir gün muhabir arkadaşlarımdan Yurdakul Fincancı ‘Yurtdışına gitmek istiyordun, bir fırsat var, ilgilenir misin?’ diye sordu. Meğer hem gazeteci, hem subay, hem de ağabeyimiz konumunda olan Doğan Tanyer (..) Yurdakul’a ‘İstersen böyle bir olanak var’ diye haber vermiş. (..) Daha sonra da o konuyu bana açmış… (..) Yetkinin Londra Başkonsolosu İsmail Soysal’a ait olduğunu söylediler. (..) Gidince mektubu kendisine takdim ettim. Böylece işe başladım ve üç buçuk yıl Londra’da kaldım."
YÜKSEK EĞİTİMİ:
"Aslında ta 1952′de Ankara’da Hukuk Fakültesi’ne kaydımı yaptırmış, ama gazetecilik nedeniyle sınavlara girememiştim. (..) 1967 yılında son sınavlarımı da vererek Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdim."
Bunları yazdığım için ‘dedikoducu’ ve ‘borazancıbaşı’ demişti Oktay Ekşi de alınmıştım; sadece Kurucu Meclis üyeliğini hatırlatan Ergun Babahan’a münasip gördüğü küfre bakılırsa ucuz kurtulmuşum…
Hükümet ve Erdoğan hakkında ‘analarını bile satarlar’ sözleriyle hakarette bulunduktan sonra tepkiler üzerine istifa eden Hürriyet başyazarı Oktay Ekşi veda yazısıyla gazeteden ayrıldı. İşte Ekşi’nin o veda yazısı:
YAZIM İSTİSMAR EDİLDİ
Oktay Ekşi veda yazısında okurlarına böyle veda etti:
Okuyucularıma veda
Bazen habbenin (dam-lacığın) kubbe, kubbenin de habbe yapıldığı dönemlerden geçersiniz.
Benim 28 Ekim tarihli yazımın son cümlesinde (nasıl istismar edilebileceğini hesaplayamadan) değiştirdiğim iki kelime buna örnek teşkil etti. Gerçeği olduğu gibi anlatmam anlamak istemeyenlere yetmedi.
Bu durumda 1966 yılından beri mensubu olduğum, 1974 yılından beri de “Başyazar”ı sıfatını taşıdığım Hürriyet Gazetesi’nden ayrılmaya karar verdim.
Bana ne mutlu ki bunca yıl en iyi patronlarla ve mükemmel gazetecilerle çalıştım. Hepsine içten teşekkür borçluyum.
Bugüne kadar ülkem ve mesleğim için hangi görüşleri savundumsa ömrümün sonuna kadar onları savunacağımın bilinmesini isterim.
Etiketler:27 Mayıs Darbesi, Oktay Ekşi





















Son Yorumlar