Arşiv | Kasım, 2010

TSK’ da HAP SKANDALI–TEKZİP

30 Kas

YAYININ KALDIRILMASI
TALEPİNDE
BULUNANLAR              :1- SERKAN SARI
2- ERKAN KARTAL
3- YUSUF DAĞERİ
4- ABDÜLKADİR SELÇUK
VEKİLİ                  : Av. Tülay ÇELİKYÜREK

Turan Güneş Blv. 709. Sk. 1/11 Çankaya/Ankara
KONU    :12.11.2010 tarihli müvekkiller hakkında yapılan TSK’ da HAP SKANDALI başlıklı haberin yayından kaldırılması talebidir.
5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un 9 uncu maddesi, (1) İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcıya, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcıya başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren İKİ gün içinde, talebi yerine getirir. Uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır." hükmüne amirdir. İlgili mevzuat uyarınca maddi ve manevi dava hakkımız, ayrıca ceza davası açma
hakkımız da saklı kalmak kaydıyla, 12.11.2010 tarihinde web sitenizde yayınlanan yazınızda Müvekkiller hakkında yer alan, gerçek dışı ve kamuoyunu yanlış bilgilendirici içerik nedeniyle Müvekkilim kişilik hakları ihlâl edildiğinden, Müvekkiller hakkında yer alan gerçek dışı ve kamuoyunu yanlış bilgilendirici nitelikteki söz konusu içeriğin derhal YAYINDAN ÇIKARILMASINI VE HAZIRLAMIŞ OLDUĞUMUZ AŞAĞIDAKİ CEVABIN BİR HAFTA SÜREYLE İNTERNET ORTAMINDA ANA SAYFANIZDAN KULLANICILARIN DOĞRUDAN ULAŞILABİLECEĞİ ŞEKİLDE VE TEKZİP BAŞLIĞI ALTINDA YAYIMLANMASINI vekâleten talep ediyorum.
TEKZİP
Haber Merkezi isimli internet sitesinden alıntı yapılarak yapılan 12.11.2010 tarihinde sitenizde yer alan haberde; bir ihbar mektubundaki asılsız iddialara dayalı olarak müvekkiller hakkında, uyuşturucu madde kullandığı, kursiyer öğrencileri de bu yönde teşvik ettikleri gibi gerçek dışı ifadeler kullanılarak müvekkillerimin gerek kişisel, gerekse bulundukları konum itibariyle kamuoyu nezdinde itibarlarını sarsan, sanki cürüm işlemiş gibi bir konumda gösteren yayınlar yapılmıştır. Yapılan haberde her ne kadar teğmenlerin baş harfleri verilmiş olsa da müvekkil teğmenlerin isimleri belli olmaktadır. Kaldı ki, söz konusu olay sadece ihbar mektubundaki iddialarından ibaret olup, müvekkilim hakkında herhangi bir mahkeme kararı da bulunmamaktadır. TSK tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde GATA da yapılmış olan tetkiklerde de müvekkillerin kan ve idrar incelemesinde herhangi bir narkotik maddeye rastlanmamıştır.
Müvekkil teğmenler hakkında askeri hastanelerde yapılan kontrol muayeneleri sonucunda sağlam ve askerliğe elverişli oldukları, görevlerini yapabilecekleri ve komando olabileceklerine karar verilmiştir. Dolayısı ile adı geçen teğmenler hala görevine devam etmektedirler. Web sitenizde yer alan ve doğruluğu dahi teyit edilmeden yapılan yargısız infaz niteliğindeki haberinizi tekzip ediyor , konu ile ilgili sorumluları kınıyor , konuya ilişkin Yasal haklarımızı saklı tutuyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 25.11.2010                                          Talepte Bulunanlar                                                                                                                                                     Vekili
                                                                                                      Av. Tülay ÇELİKYÜREK

“ABDULLAH ÖCALAN KENDİSİNİ TANRI GİBİ GÖRÜYOR”

30 Kas

Abdullah Öcalan 001

Öcalan ve PKK’ya ilişkin tüm öngörüleri tutan Kürt yazar-aydın Ümit Fırat bir tespitle başlıyor söze; “Öcalan sayıları 7-8 bini bulan PKK’lılardan çok, kendisine bağlılık duyan ve destek veren milyonlarca insana güveniyor…

Bu yüzden de kendisini tanrı gibi görüyor.” Sonra İmralı’dan Baydemir’e yönelik sert tavra ilişkin bir değerlendirme yapıyor, biraz tedirgin: “Baydemir çok sıkıştırılırsa istifa eder.” Peki sonu infaz edilen Hikmet Fidan gibi olur mu? ”Bunu aklımdan bile geçirmiyorum!”

FIRAT, Öcalan’ın megalomanisine bir örnek daha veriyor: “Leyla Zana 2004’te Öcalan’a yazdığı mektupta ‘Dostuz’ ifadesini kullanmıştı. İmralı’dan gelen tepki bence Öcalan’ın ruh halini gözler önüne serecek bir örnek: ‘Sen kim oluyorsun da dostum oluyorsun!’

(daha fazla…)

FEVZİ ÇAKMAK ORDUYA İMAM OLUR, NAMAZIMIZI TOPRAK ÜZERİNDE CEMAATLE KILARDIK

30 Kas

Sehabbettin Arslan

107 yaşındaki gazimiz anlatıyor!

Niğde’den Kurtuluş Savaşına katılanlar arasında hayatta olan tek isim 107 yaşındaki Şehabbettin Arslan anlatıyor: “Düşmanla vuruşma haricinde namazımı hiç kaçırmazdık. Başımızdaki komutanlarımız da namaz kılardı. Fevzi Çakmak bazen cepheye geldiğinde namazı kendisi kıldırırdı. Açık alanda toprak üzerinde cemaat oluşturur, orada toplu namaz kılardık. Bundan dolayı askerler Fevzi Çakmak’ı ayrıca severlerdi. Ben Fevzi Çakmak’la çok namaz kıldım.

Niğde’den Kurtuluş Savaşına katılanlar arasında hayatta olan tek ismin 107 yaşındaki Şehabbettin Arslan olduğunu öğreniyoruz.

Niğde halkına, yeni nesle milli mücadele döneminin çok uzak olmadığının gösterilmesi açısından tarih şuuru ve milli kimlik bilincinin tazelenmesi için değerli Eğitimci-Yazar arkadaşım Uğur Arıbaş’la soluğu Şehabettin Arslan’ın yanında alıyoruz.

(daha fazla…)

PAŞALARIN SUSKUNLUĞU

30 Kas

ASELSAN, HAVELSAN, TAİ ve SAGE gibi ileri teknoloji şirketlerinin başında bulunan emekli paşalar; “askerî sırların çalınması” ve “intihar süsü verilmiş cinayetler” konusunda tam bir ölüm sessizliğine büründüler… Savcılar bu konularda soruşturma yürütürken, emekli paşalar, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ediyor.

(daha fazla…)

İSRAİL KONUSUNDA BİR TEK KÖTÜ BELGE YOK!

30 Kas

sedat laçiner

Sedat Laçiner Wikileaks’in açıkladığı belgelerle ilgili komplo teorilerini Bloomberg HT’de Gülin Yıldırımkaya’ya anlattı:

Acaba Türkiye’de de böyle konuşmalar oluyor mudur? Bizim diplomatlarımız, dışarıdaki büyük elçilerimiz o ülkelerle ilgili bir takım raporlar geçiyor mudur? Yoksa Amerika’ya mahsus mu dış işleri görevlileri tam bir casus gibi kullanılmış burada gördüğümüz kadarıyla her türlü raporlama yapmışlar, bu dünya diplomasisinde var mı?

(daha fazla…)

DÜNYAYI TİTRETEN OSMANLI KORKUSU

30 Kas

Ahmet Davutoğlu

Tüm dünya gizli belgelerle çalkalandı. Gizli belgelerin çoğunun, ajanların raporları ve söylentilere dayalı iddialardan oluştuğu anlaşıldı.

Wikileaks’in yayımladığı ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait belgelerin çoğu, söylentilere dayalı iddialardan oluşuyor. ABD eski Büyükelçisi Jeffrey’in belgesine göre, ABD için en büyük potansiyel tehlike ise "Türkiye’nin yeni Osmanlı" politikaları…

(daha fazla…)

OSMAN KAÇMAZ VE REMZİ ÖZDEMİR OTELDE YAKALANDI

30 Kas

Remzi Özdemir[2]Yabancı uyruklu iki kadının zorla alıkonulduğu ve kokain kullanıldığı ihbarı üzerine otele baskın yapan polisler, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz ile bir diğer Sincan Hâkimi Remzi Özdemir ve sevgilileri ile karşılaştı.

(daha fazla…)

Genel seçimlere aylar kala hükümeti köşeye sıkıştıracak bilgi ortaya çıktı

29 Kas

CB015977

Öcalan yine haklı çıkardı
Günün birinde Öcalan’ın yazdıklarımı teyit edeceğini beklemezdim.
Ama o da oldu.
Özellikle medyanın bir kesimi, yaklaşık iki aydır PKK ile ilgili toz pembe haberlere imza atıyor. Hatta kampanyaya dönüşen bu manşetlere göre örgüt silah bırakıyor, sınır dışına çekiliyor(du).
Fakat Ankara’ya ulaşan bilgiler böyle değil. Hatta tam tersi.
Örgüt ‘eylemsizlik’ adı altında yığınak yapıyor, lojistik desteğini arttırıyor hatta şehirden eleman devşiriyordu.

(daha fazla…)

WİKİLEAKS BELGELERİNİ NASIL OKUYALIM?

29 Kas

wikileas harita

Belgeler hangi zaman dilimine ait

Şimdi soru sorma zamanı Wikileaks belgelerini okuduğunuz zaman bir çocuğunun iyi bir magazin haberi olacağı gerçeği ile karşılaşırsınız. Kaddafi’nin sarışın hemşiresinden Berlusco’ninin çılgın partilerine Azerbaycan first ladysinin yüz gerdirmelerine kadar bir çok gereksiz magazinel bilgi var.

(daha fazla…)

ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU’NA GÜVENMİYORLAR

29 Kas

erdoğan ve davutoğlu

Başbakan Erdoğan ve Ak Parti hükümeti için “Amerika emrediyor. Ak Parti yapıyor.” tezi wikileaks belgeleri ile çökertilmiş oldu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve kurduğu hükümetin Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’i yüksek derecede rahatsız ettiğini aktaran belgeleri açıklayan Wikileaks, ABD’nin üst düzey yöneticilerinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sıcak davrandıkları halde, onu pasif duruma geçirmek için çaba sarfettiklerini duyurdu. 

(daha fazla…)

HER KONSOLOS BİR CASUS

29 Kas

Wikileaks internet sitesi günlerdir beklenen gizli belgeleri yayınladı. Belgelerde Türkiye dahil birçok ülkeyle ilgili gizli yazışmalar bulunuyor. Bu yazışmalardan en dikkat çekenlerden biri de ABD’nin BM ve BM üyesi ülkelerdeki diplomatlarına bulundukları ülkelerle ilgili istihbarat çalışması yapması istemesi oldu.

(daha fazla…)

ŞAPKA İLE ÇAĞ ATLAMAK!

29 Kas

Şapka Devrimi 

Türkiye için gayet normal olan, ancak adını duyan yabancıların yüzünde bir gülümseme yaratan ‘Şapka Devrimi`nin 85. yılını idrak ettiğimiz bu hafta bu ilginç savaşın Cumhuriyet dönemindeki hikâyesine göz atmaya ne dersiniz? Ayşe Hür`ün araştırması:

(daha fazla…)

Wikileaks internet sitesi, dünyanın büyük merakla beklediği "gizli devlet belgeleri"ni yayınladı

29 Kas

wikileaks (1)

Wikileaks internet sitesi, ABD’nin birçok hassas konudaki değerlendirmelerinin yer aldığı "gizli devlet belgeleri"ni yayınladı. ABD büyükelçiliklerinden gönderilen 250 binden fazla mesajda yer alan bilgilerin aktarıldığı belgeler, dünyayı sarsacak nitelikte. İtalya Dışişleri Bakanı Frattini, Türkiye’nin geniş yer bulduğu belgeleri, "diplomasinin 11 Eylül’ü" olarak niteledi.

(daha fazla…)

YASİN SURESİ

29 Kas

yasin suresi 1yasin suresi2yasin suresi3yasin suresi 4yasin suresi 5yasin suresi6

 

YASİN SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

[036.001] Yasin.

[036.002] Hikmetli Kur’an’a andolsun.

[036.003] Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin.

[036.004] Dosdoğru bir yol üzerinde.

[036.005] Bu Kur’an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.

[036.006] O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.

[036.007] Andolsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.

[036.008] Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.

[036.009] Önlerine ve arkalarına set çektik. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler.

[036.010] Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

[036.011] Sen ancak zikre (Kur’an’a) uyan ve görmeden Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir marifet ve güzel bir mükâfatla müjdele.

[036.012] Biziz, biz ki, ölüleri diriltiriz ve öne sürdükleri işleri ve bıraktıkları eserleri yazarız. Biz; her şeyi, apaçık bir Kitab’a yazmışızdır.

[036.013] İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat.

[036.014] Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar «biz size gönderilen elçileriz» dediler.

[036.015] Kentliler dediler ki; «siz de bizim gibi insansınız. Rahman’da bir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.»

[036.016] Elçiler dediler ki; «Rabb’imiz bilir ki, biz size gönderilmiş elçileriz.»

[036.017] Bizim üzerimize düşen, yalnızca açıkça duyurmaktır.

[036.018] Kentliler dediler ki; «doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size acı bir azab dokunur.»

[036.019] Elçiler dediler ki; «uğursuzluk kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi oldu? Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz.»

[036.020] Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: «Ey kavmim, elçilere uyun» dedi.

[036.021] Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar.

[036.022] Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O’na döndürüleceksiniz.

[036.023] Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve onlar beni kurtaramazlar.

[036.024] O takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum.

[036.025] Şüphesiz ben Rabb’inize inandım, beni dinleyin.

[036.026] O’na cennete gir» denilince «Keşke kavmim bilseydi.»

[036.027] Rabb’imin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını dedi.

[036.028] Ondan sonra, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten indirecekte değildik.

[036.029] Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler.

[036.030] Yazık şu kullara! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.

[036.031] Görmediler mi kendilerinden önce nice nesilleri yok ettik. Onlar bir daha kendilerine dönüp gelmezler.

[036.032] Hepsi toplandığı zaman huzurumuza getirileceklerdir.

[036.033] Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarırız da ondan yerler.

[036.034] Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.

[036.035] Ki, onun ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?

[036.036] Allah ne yücedir ki, toprağın bitirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden olan bütün çiftleri yaratmıştır.

[036.037] Gecede onlar için bir delildir. Gündüzü ondan soyup alırız, birden onlar karanlıkta kalıverirler.

[036.038] Güneş’te yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, üstün ve bilen Allah’ın kanunudur.

[036.039] Ay içinde bir takım yörüngeler tayin ettik. Nihayet o eğri hurma dalı gibi hilal olur da geri döner.

[036.040] Ne güneş aya erişebilir, ne de gece- gündüzün önüne geçebilir. Hepsi belli bir yörüngede (felekte) yüzmektedirler.

[036.041] Onlar için bir delil de. onların çocuklarını dolu gemide taşımamız.

[036.042] Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.

[036.043] Dilersek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirdi.

[036.044] Ancak bizden bir rahmet ve belli bir süreye kadar yaşatma vardır.

[036.045] Onlara; «geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki esirgenmenizden umulur» dendiği zaman yüz çevirirler.

[036.046] Zaten Rabb’inin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde onlardan hep yüz çevire gelmişlerdir.

[036.047] Onlara; «Allah’ın size verdiği rızıktan sarf edin» denilince inkâr edenler inananlara; «Allah dileseydi, doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?»

[036.048] Ve «eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit ettiğiniz azab ne zaman gelecek» diyorlar.

[036.049] Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.

[036.050] O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.

[036.051] Sur’a üflenince, kâbirlerinden Rabb’lerine koşarak çıkarlar.

[036.052] Dediler; «vah bize, bizi yarattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman’ın vadettiği şey budur. Demek peygamber doğru söylemiş.»

[036.053] Sadece bir tek nara olur, hemen onların hepsi huzurumuza getirilirler.

[036.054] O gün, hiç kimseye bir haksızlık yapılmaz ve siz ancak yaptığınızın cezasını çekersiniz.

[036.055] Doğrusu bugün, cennetlikler eğlence ile meşguldürler.

[036.056] Kendileri ve eşleri gölgelerde, koltuklara yaslanmışlar.

[036.057] Orada her çeşit meyve onlar içindir. Bütün arzuları yerine getirilir.

[036.058] Merhametli olan Rabb katından onlara selâm vardır.

[036.059] Ey suçlular, bugün şöyle ayrılın.

[036.060] Ey insanoğulları, size and vermedim mi? Şeytana tapmayın o sizin apaçık düşmanınızdır.

[036.061] Bana tapın doğru yol budur.

[036.062] And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştır, akletmez misiniz?

[036.063] İşte bu, söze vaad edilen cehennemdir.

[036.064] İnkârınızdan dolayı bugün oraya girin.

[036.065] O gün ağızlarını mühürleriz, elleri bize söyler ayakları yaptıklarına şahitlik eder.

[036.066] Dilersek, gözlerini kör ederdik de, yol bulmaya çakşırlardı. Nasıl görebilirlerdi.

[036.067] Dileseydik kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne de geri dönebilirdi.

[036.068] Kime uzun ömür versek, onun yaratılışı baş aşağı çevirir, gücünü azaltırız, sonunda ihtiyarlar, zayıflar. Akıllarını kullanmıyorlar mı?

[036.069] Biz Muhammed’e şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır.

[036.070] Diri olanları uyarsın ve inkâr edenlere de azab hak olsun.

[036.071] Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmediler mi?

[036.072] Onları kendilerine boyun eğdirdik, işte binekleri onlardandır ve onlardan yiyorlar.

[036.073] Onlarda daha nice faydalar, içecekler vardır. Şükretmezler mi?

[036.074] Belki kendilerine yardım edilir diye Allah’dan başka tanrılar edindiler.

[036.075] Oysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.

[036.076] Onların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.

[036.077] İnsan, bizim kendisini nasıl bir nutfeden (sperm) yarattığımızı görmedi mi? Ki, şimdi apaçık bir hasım kesildi.

[036.078] Kendi yaratılışını unutarak «çürümüş» kemikleri kim yaratacak» diyerek bize misal vermeye kalkar.

[036.079] De ki; «Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir.

[036.080] O size yeşil ağaçtan ateş yaptı da siz ondan yakıyorsunuz.

[036.081] Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaz mı? Elbette yaratır. O, çok bilen yaratıcıdır.

[036.082] Bir şey dilediği zaman. O’nun buyruğu sadece, o şeye «Ol» demektir, hemen olur.

[036.083] Her şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah münezzehtir.

KOZMİK ODADAKİ MÜTHİŞ SIR

29 Kas

KOZMIK ODA

Kurmay Albay Hasan Durak, 1. Ordu Komutanlığı’nda 2003′te düzenlenen plan seminerine ilişkin raporda, "Öncelikle milli mutabakat hükümeti kurulması gerekliliğinin tartışıldığını" not etmiş

urmay Albay Hasan Durak, 1. Ordu Komutanlığı’nda 2003′te düzenlenen plan seminerine ilişkin raporda, "Öncelikle milli mutabakat hükümeti kurulması gerekliliğinin tartışıldığını" not etmiş

(daha fazla…)

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 28 other followers