Sosyoloji Sanat Felsefe üzerine yazılar
kaynak: sosyolojik.wordpress.com
kaynak: sosyolojik.wordpress.com
16 yıl sonra bir kez daha mercek altına alınan 24 Mayıs 1993′te dağıtıma giden 33 silahsız erin Bingöl-Elazığ yolunda şehit edilmesine ‘tanık’lık eden 5 asker arasında yer alan Erdal Özdemir’in, polise verdiği ifadeyi HABERTÜRK ele geçirdi
GAZETE HABERTÜRK
33 erin şehit edildiği saldırıyla ilgili katliamdan kurtulan 5 askerden birinin polis tarafından ifadesi alınmıştı. 33 arkadaşının şehit edilişini 16 yıl sonra bir kez daha polise anlatan Erdal özdemir, saldırıyı “Kaostan beslenen ve terörün devam etmesini isteyen kişilerin yaptırdığı bir eylem” sözleriyle değerlendirdi. Saldırıda omuzundan, kolundan, bacağından, omuriliğinden yaralanan ve tekerlekli sandalyeye mahkûm kalan özdemir, saldırının Ergenekon tarafından yapılmış olabileceğini düşündüğünü de belirterek, “Bu eylem sonrası ülkede bir Kürt-Türk kavgası çıkartılmak istenmiş ve ülkede bir kaos ortamı oluşmasına neden olunmuştur. Ergenekon ile bağlantısı olabileceğini düşündüğüm eylem, hem PKK’ya hem Ergenekon’a yaradı iddiasında bulundu. Özdemir şunları anlatı: Read more…
Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün talimatıyla cemaatlere sızdığını anlatan ‘Ahmet Faruk’, özel olarak yetiştirildiğini söylüyor: “Levent Ersöz bana, ‘Senin Zekeriya Beyaz’dan, Yaşar Nuri’den neyin eksik? Sen onlardan kat kat üstünsün’ diyordu.”
Özel olarak yetiştirilmiş olan “Ahmet Faruk” adlı gizli tanık, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün talimatıyla cemaatlere nasıl sızdığını işte böyle anlattı…
Ergenekon ikinci iddianamesinin ek klasörlerinde ‘Ahmet Faruk’ kod adlı gizli tanığın anlattıkları ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nda yer alan dini cemaatlere sızma ve sahte dini aktörler oluşturma iddialarını yeniden akıllara getirdi.
Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün talimatıyla cemaatlere sızdığını anlatan ‘Ahmet Faruk’, özel olarak yetiştirildiğini söylüyor: “Levent Ersöz bana, ‘Senin Zekeriya Beyaz’dan, Yaşar Nuri’den neyin eksik? Sen onlardan kat kat üstünsün’ diyordu.” Read more…
Ümraniye’deki el bombalarıyla alakası olmadığını iddia eden Muzaffer Tekin, gecekondunun etrafından eksik olmamış.
Ergenekon davası tutuklu sanığı emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’in, cep telefonu kayıtlarının sorgulandığı baz istasyonu kayıtlarından 27 el bombası ele geçmeden önce Ümraniye’deki o gecekondu bölgesine gittiği anlaşıldı. Read more…
Tokat Reşadiye’de 6 askerin şehit edilmesiyle başlayan tartışmalar provokasyon noktasında odaklandı. Prof. Nevzat Tarhan, Albay Dursun Çiçek ve Reşadiye olayı arasındaki bağlantıyı deşifre etmeye çalıştı.
33 er katliamı vakasını hatırlatan,12 yıldır terör olmayan Tokat Reşadiye’de karanlık pusu,
Dursun Çiçek’in Reşadiyeli olması ve bir türlü yargılanamaması,
Ordu’dan ihraç edilen subaylarının çoğunun denizci olması,
DTP kapatma davası,
7 askerin çatışmada öldürülmesi,
Amerika gezisinden iki saat önce olayın olması,
İmralı’nın koşullarının kötüleştirilmesi ve Öcalan’ın tepki vermesinin sağlanması,
PKK taraftarlarının intifada tepkileri,
bu olayların hepsini aynı zamanda denk getirmek neyi gösteriyor?
Bu veriler ve bağlantılara göre hangi anlamları çıkarabiliriz?
Birinci anlam Dursun Çiçek zannedildiğinden daha çok önemli birisidir.
İkinci anlam Ergenekon çetesinin denizci ayağı farklı bir yapı oluşturuyor ve irtica ile mücadele görevi onlara verilmiştir.
Üçüncü anlam Kürt adına hareket eden Ergenekon uzantısı vardır.
Dördüncü anlam Kürt kökenli gençler şehirde intifada yapmaya yatkındırlar.
Beşincisi demokratik açılım süreci barış getirme konusunda taraftar toplamaya başladığı gerçeği;
Altıncı anlam, darbeci ve cuntacı damarın kendilerine yardım etmeyen komutanlara “Bize ışığı göstermezseniz, biz de size ışığı göstermeyeceğiz” blöfü.
Terörü siyasi yöntem olarak düşünenlerin stratejik hedefleri şöyledir:
Birinci hedef kaos ortamı oluşması,
İkinci hedef DTP’nin kapatılması,
Üçüncü hedef demokratik açılımın bloke edilmesi,
Dördüncü hedef Ergenekon davasında bilgi sahibi bazı kişileri susturma zorunluluğu,
Beşinci hedef ‘Biz güçlüyüz Albay Çiçek’i size yedirmeyiz’ gözdağı verme,
Altıncı hedef ETÖ davasının güdük bırakılması.
Sağduyu sesi “Acı ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almaması”
Tokat’ın Reşadiye İlçesi’nde gerçekleşen saldırıyla ilgili olarak TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) bir basın açıklaması yaptı.
TOKAD bir basın açıklamasıyla Reşadiye’deki karanlık saldırıyı kınarken, faillerin ve bağlantılarının bir an önce ortaya çıkartılmasını istedi. Açıklamada “Acının ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almaması” çağrısı yapıldı.
Reşadiye’nin seçilmesi milliyetçi duyguların yüksek olduğu Orta Anadolu olması nedeniyle anlamlıdır. Dursun Çiçek Albayın memleketidir. Bir yerlere mesaj vardır.
Eğer Kürt kökenli gençlerin başlattığı molotof kokteylli tepkilere ülkücü gençler ve üniversiteler karşılık verirlerse bölünme korkusunun toplumda kabul görme ihtimali yükselir.
Etnik çatışma için önemli olan Erzurum, Adapazarı, İzmit, Sivas, Kayseri, Çankırı, Çanakkale… gibi bölgelere dikkat etmek gerekir.
Yerel sivil toplum örgütünün provokasyona gelmemesi Türkiye’nin eski Türkiye olduğunu zannedenlere ‘Tokat’ gibi cevap oldu.
Asker gelsin diyenlerin acımasız son çırpınışları olarak düşünmek en akla uygun açıklamadır yani olayların dili böyle söylüyor.
Ancak olan yine erlere ve annelere oluyor. Herkese rahmet ve sabır dileyelim.
Evet militarizmin çirkin yüzünü daha fazla görmek istemeyenler bir şeyler yapmalılar.
Prof. Dr. Nevzat TARHAN / Haber 7
ntarhan@gmail.com
Ergenekon Davası’nda bugün bir ilk yaşandı. Tutuklu sanık Ümit Sayın, gizli oturumda Ergenekon yapılanmasını deşifre etti.
Mahkeme heyeti ilk defa bir Ergenekon sanığından yapılanmayla ilgili çok önemli bilgiler dinledi.
ÇOK ÖNEMLİ
İTİRAFLAR
“Çok önemli şeyler anlatacağım” dedi, itirafları ile Asrın Davası’nın 124. duruşmasına damgasını vurdu.
GİZLİ OTURUM İSTEDİ VE ANLATTI
Ergenekon Ana Davasına tutuklu sanık Ümit Sayın’ın talebi üzerine gizli oturumla devam edildi. Duruşma öncesi diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar salondan dışarı çıkartıldı. Mahkeme başkanı, Sayın’a, ”Evet seni dinliyoruz. Nedir söylemek istediklerin?” diye sordu. İtiraflar bir biri ardına geldi.
ALEMDAROĞLU: “GÖREV ALIR MISIN?”
Ergenekon sanığı, adını bilmediği örgütten ilk olarak Kemal Alemdaroğlu ile 2004 yılında rektörlük binasında yaptıkları bir konuşmada haberdar olduğunu söyledi.
“EN DETAYLI BİLGİYİ KIVRIKOĞLU VERDİ”
Sayın bu görüşmenin bir yıl sonrasında ise emekli orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile görüştüğünü ve en detaylı bilgiyi ondan öğrendiğini anlattı.
ERUYGUR VE TOLON İLE GÖRÜŞME
Ümit Sayın, Ergenekon sanıklarından Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’un da kendisine aynı yapılanmadan
bahsettiklerini itiraf etti.
Sanık Ümit Sayın, tutuklu sanıklar Mehmet Demirtaş ile Oktay Yıldırım arasında cezaevinde geçen bir konuşmaya da şahit olmuş.
Duruşmada gizli tanık olduğunu itiraf eden Sayın, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini söyledi. Sayın, davanın başladığı ilk günlerde de Ergenekon
Savcıları’nı karalayan bir dilekçe yazması için kendisine tutuklu sanık Hayrettin Ertekin’in baskı yaptığını itiraf etmişti.
KCK’ye yapılan operasyonların bir gizli el tarafından
durdurulduğunu belirten Aytaç, ‘KCK operasyonu durdurulmasaydı bugün Tokat olayı yaşanmazdı’ dedi.
Polis Akademisi Öğretim Üyesi Önder Aytaç, canlı yayında kaos planlarını ve Türkiye’yi yasa boğan Tokat’taki 7 şehit haberini değerlendirdi. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Aytaç, KCK operasyonu ve iddia edilen
Ergenekon Terör Örgütü operasyonlarının sona erdilmesinin bugün yaşananların nedeni olduğunu iddia etti.
Ahmet Altan
Tam insafsız bir saldırı sonucunda bir otobüste yanan zavallı Serap’ın ölümüne yanarken Tokat’tan yedi askerin şehit olduğu haberi geldi.
Acı, öfkeye döndü.
Belli ki birileri Türkiye’yi yeniden kana bulamak istiyor.
Ama bu sefer geçmişe benzemez bu oyunlar. Read more…
Türklerden PKK’yı destekleyenler yok mu var! PKK içinde bizzat aktif olan Kürtler var mı var! Birileri PKK’yı kınamak istediğinde Kahrolsun Türkler diyebilir mi hayır!.
Kürtler en az Türkler kadar PKK teröründen MAĞDUR olmuşlardır. Onlar bizim dindaşlarımız, akrabalarımız aynı tarihi ve coğrafyayı paylaştığımız kardaşlarımızdır.
Kürtlere söylenen her söz vicdanlı sahibi yürekleri yaralar ve PKK’nın ekmeğine yağ SÜRER.
Ben Kürtleri seviyorum. Sadık oldukları için delikanlı oldukları için gözüpek oldukları için ve bu vatanın evlatları oldukları için.
Bu laf olsun diye söylemiyorum. Kalbimden geldiği gibi inandığım gibi söylüyorum.
Yaşasın KÜRTLER ve KAHROLSUN PKK
Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan ve kabul edilen 2. iddianamede Ergenekon Terör Örgütü’nün yöneticisi olarak gösterilen emekli Org. Şener Eruygur ile davanın dört numaralı sanığı eski JİTEM Komutanı Albay Hasan Atilla Uğur’da ele geçirilen belgeler ‘cuntanın çalışmalarına ara vermeden’ devam ettiğini gözler önüne seriyor.
BELGELERE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN
SOKAKLARI KİM HAREKETLENDİRDİ?
Türkiye, darbe girişimleriyle ‘en üst’ düzeyde yüzleşmeye başladı. Hukuk tarihimizde ilk kez üç eski kuvvet komutanı ‘darbeye teşebbüs’ suçlaması ve ‘şüpheli’ sıfatıyla sivil savcılar tarafından saatlerce sorgulandı. Deşifre olan darbe planlarının ardından ise millet ‘darbe tehlikesi geçti mi?’ sorusuna cevap ararken gözler Ergenekon iddianamesinde yer alan belgelere çevrildi. Belgelerde yer alan cuntacılara ait ‘B’ planı ise sokakların hareketlendirildiği şu günlerde ‘düğmeye kim bastı’ sorularını gündeme getirdi. Read more…
Daha çok psikiyatr doktor olarak tanıdığımız Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 28 Şubat’ın pek bilinmeyen mağdurlarından.
Gülhane Askerî Tıp Akedemisi’nde (GATA) klinik şefliği yaparken dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in talimatıyla Gaziantep’e veteriner olarak atanır. Yaşam tarzından dolayı GATA’ya geri dönemeyeceği kendisine bildirilince ordudan ayrılmak zorunda kalır. Nevzat Tarhan geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri`nden (TSK) ihraç edilen veya zorla emekli ettirilen subayların kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) başkanlığına seçildi. Tarhan’la Ergenekon soruşturmasıyla başlayan süreci ve darbe girişimlerini konuştuk.
Erzincan’ı pilot bölge seçen cunta polise de kumpas kurmuş. Cuntanın, Çatalarmut Barajı’nda bulunan bomba ve mühimmatın polis tarafından ortaya atıldığını delillendirmek için para karşılığı yalancı şahit ayarlamaya çalıştığı iddia ediliyor. Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nca, 27 Ekim 2009 tarihinde Erzincan Çatalarmut Barajı’nda suyun çekilmesiyle ortaya çıkarılan el bombası ve mühimmatın millete kurulan kirli tezgahın ayaklarından biri olduğu iddia ediliyor.
Vakit Gazetesi, çok ciddi bir iddiayı gündeme getirdi. Gazetenin haberine göre, cunta, stratejik kurumları kendi amaçları doğrultusunda kullanabilmek için özel bir çaba harcamış. “Kafes Eylem Planı” ile ilgili çok çarpıcı bir iddia daha ortaya çıktı.
Vakit Gazetesi iddiayı, “Ahtapot Gibi Her Yanı Sarmışlar” başlığı ile duyurdu. Gazetenin haberine göre, Türkiye’yi “kafes”lemeyi hedefledikleri ileri sürülen cunta, ÖSYM, Savunma Sanayi ve TÜBİTAK gibi stratejik kurumları yakın takibe almış. İddiaya göre cuntanın, Türkiye’nin en önemli kurumlarına sızmaya çalıştığı öne sürülüyor. Read more…
Günlükte, darbeye zemin hazırlamak için yapılacaklar anlatılıyor. Belgedeki senaryo o kadar tanıdık ki… Tıpkı öncekilerde yaşananlar gibi… Günlükteki ifadelerden, darbeyle bitecek girişimin, bir plana bağlı olarak yapılacağı anlaşılıyordu. Dökümanda yer alan bilgiye göre, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı, Emekli Orgeneral Aytaç Yalman açıkça ‘hükümete muhtıra verelim’ diye teklifte bulunmuş.
Son Yorumlar