Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, Beni konuşturmayın Allah aşkına!

7 Eki

Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, Vakit gazetesinin; “Sayın Paşam; PKK ile mücadelede gösterdiğiniz üstün başarıların ülke gündeminde olduğu bir dönemde, henüz 55 yaşındayken emekliye sevk edildiniz. Bunu bazıları ‘başarının cezalandırılması’ olarak nitelendiriyor. Siz ne diyorsunuz?” sorusuna öyle bir cevap verdi ki:

“Sayın Paşam; PKK ile mücadelede gösterdiğiniz üstün başarıların ülke gündeminde olduğu bir dönemde, henüz 55 yaşındayken emekliye sevk edildiniz. Bunu bazıları ‘başarının cezalandırılması’ olarak nitelendiriyor. Siz ne diyorsunuz?” diye sorduğumuzda; “Gazeteci kardeşim, her şey ortada. Her şey kamuoyunun gözleri önünde cereyan etti!.. Neler yaptık, herkes biliyor. Sorduğunuz sorunun cevabı içinde. Beni konuşturmayın Allah aşkına!” karşılığını alıyorsunuz!..

PAŞA’YA SORDUK!..
1947 doğumlu Osman Pamukoğlu, 2002 yılında, A.N. Sezer ve Bülent Ecevit’in imzalarıyla Tümgenerallikten emekliye ayrıldı. Aktütün Jandarma Karakolu’na yönelik PKK baskını sonucunda yaşadığımız büyük üzüntü ve “hezimet”in gerçekleştiği bölgede Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı olarak görev yapan Osman Pamukoğlu’na “Aktütün faciası”nın sorumluluğuna ilişkin sorular yönelttik. Hükümete “PKK ile mücadelede üzerine düşenleri yapmadığı ve emrinde olması gereken askerlere söz dinletemediği” iddialarıyla yüklenen Pamukoğlu Paşa, “Asker’in kusurları” hakkında açıklama istediğimizde ise “kitabı”yla cevap verdi. Pamukoğlu Paşa’nın “Bütün sıkıntılar burada” diyerek önümüze uzattığı “Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok!” isimli kitabından, “güncel sıkıntıya ışık tutması” için “altını çizdiği” çarpıcı bölümleri yansıtmaya başlıyoruz…

İŞTE İRTİCA: “ABD’Yİ VİETNAM’DA ÇÖKERTEN KÖHNEMİŞ HARP TAKTİKLERİ İLE SAVAŞIYORUZ!..”
“Bizim elimizde, Amerikan tercümesi, 1961 ve 1964 yıllarına ait gayri nizami harp kitapları mevcut. Bildiğiniz gibi bütün kitaplar, Amerikan tercümesidir ve onlar yayımlandıktan 6-8 sene sonra da tercüme eder, biz yayımlarız. Silah ondan (ABD’den) gelince, silah bilgisi de ondan, tecrübe ve fikir hayatına dayalı kitaplar da ondan alınınca, nasıl savaşılacağını da 1952’den beri, gene Amerika’dan öğreniyoruz!.. Bundan önce de Almanlar, daha önce de Fransızlar vardı! Bu bahsettiğim 1961 ve 1964 yıllarına ait ABD talimnameleri, Vietnam’dan önce yazılmış!.. ABD’nin ilk muharip askerleri Vietnam‘a 1964’te gitti. 1973’te bozgun halinde oradan çekildi. 1960’lı yıllarda bu kitapları kendileri kullanıyordu, bir işe yaramadı ki 58 bin ölü verip 6 bin helikopteri enkaz halinde Vietnam topraklarında bıraktı!..” (Sayfa 62)

“BU MİLLET SİZİ KOLTUK ALTINDA DOSYALARLA ZAMAN GEÇİRİN DİYE Mİ GÖREVLENDİRDİ!..”
“Milletin 40 yılda bir Türk Silahlı Kuvvetleri’ne işi düşecek. Ordu barış için mi kurulmuş, savaş çıkınca ‘biz yokuz’ deyin. Siz sulh zamanı kışlalarda, büyük karargahlarda zaman geçirin. Risk yok, ölüm kalım yok, koltuklarının altında dosyalarla zaman geçiriyorlar!.. Günlük sıradan şeylerle, ölüm yok, savaş yok, gerçek kahraman, gerçek yurt severi hangi ölçüyle ortaya çıkaracaksın? Cesur adamlar bugünlerde millete lazım.” (Sayfa 26)

“BAHANEYİ BIRAK!”
“İki cihan harbi bile dörder yıl sürdü. Sonra her gün muharebe edilmemiştir. İkinci Cihan Harbi’nde en çok savaşılan yılda bile muharebe edilen gün sayısı 112’dir. Bu nedir böyle? Onyıllar… Sakın bazıları ‘Bu harekatın tipi farklı’ demeye kalkmasın. Madem böyle bir muharebe tipi vardı, o zaman siz neden hazır değilsiniz? Savaşın sizin alıştığınız klasik şekliyle yapılacağı konusunda hasım ve hasım olacaklarla mukavele mi yaptınız? 6, 10, 12… Askerin sırayla kaybedilmesine insan nasıl dayanır? Anneler babalar nasıl katlanır? Beyler! Bütün dünya bu acıklı halimizi her günkü haberlerle öğreniyor.” (Sayfa 57)

“KARAKOLLARA BAK!..”
“Karakolların inşa edildiği yerleri gördünüz mü? Hemen hemen hepsi böyle. Güya kaçakçılık yolları üzerine kurulmuş. Kaçakçılar gelirken binaya çarpsın diye düşünmüşler; muhteşem fikir sahipleri!.. Bu yerleri kim planlıyor? Bu karakollar, mezarlıktan başka bir işe yaramıyor. Kaçakçı, önünde karakolun durduğu binayı kullanır mı? Kaçakçı denilen adam önce uyanık, sonra kelle koltukta bir adam. Kaçakçıların kullanması muhtemel yollara bina yapılarak kaçakçılığa mani olunamaz ki!.. Onlar farklı yol ve izler takip edeceklerdir. Bir karakolu asırlardan beri insanlar nasıl kaleleri en yüksek yerlere kurdularsa siz de öyle yapacaksınız. Karakollar hiçbir şeyin çaresi olmadığı gibi, mevcut yerleri de başımızın belası. Her şey hareketli, yer değiştirici olmak zorunda. Gayri nizami harp koşullarını taşıyan hareket alanlarında, sabit olan ve duran her şey ölüme daha yakındır.” (Sayfa 257)

CAHİT İKBAL-VAKİT

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: