Yargının mizahçıları zor duruma düşüren hali

14 Ara

Sonunda bu da oldu: 2002 Genel Seçimlerinde Emek-Barış-Demokrasi Bloku’nun Antalya adayı olan Erbaş’a katılmadığı bir toplantıda Kürtçe konuşma yapmaktan hapis cezası verildi. İşin en ilginç yanı ise Şükrü Erbaş’ın Kürtçe bilmemesi.

Erbaş’a aldığı 9 aylık hapis cezası 5 Aralık 2008 tarihinde tebliğ edildi.Olayın ayrıntılarını Erbaş’la konuştuk. Röportaj bittiğinde aklımda kalan, şairimizin şu sözleriydi: “Keşke Kürtçe bilseydim, Kürtçe konuşsaydım; savunmamı o zaman çok daha farklı yapardım; sonucu ne olursa olsun… “…

 
MELİH ALTINOK
 

Soruşturma süreci nasıl başladı, nasıl gelişti?

Seçim gününe kadar, 23 gün arkadaşlarla seçim çalışmalarına katıldım. Aday arkadaşlar, 3-4 gruba ayrılıyor ve belirlenen yerlere konuşma yapmaya gidiyorlardı. Benim de isteğimle, bu süreçte yalnızca Antalya merkezde koşturdum. Seçimlerden sanırım bir ay sonraydı, arkadaşlar Manavgat Savcılığı’nın seçim yasaklarını ihlalden (Türkçenin dışında dil kullanmaktan) soruşturma açtığını ve kimliğimin bir fotokopisinin gerektiğini söyledi. Gönderdim.
 
Peki, katılmadığınız bir toplantıda bilmediğiniz bir dilde konuşma yapmaktan hakkınızda soruşturma açılmasına şaşırmadınız mı? Bir itiraz girişiminiz olmadı mı?

Manavgat’a gitmediğimden, üstelik Kürtçe bilmediğimden hiç önemsemedim. Sanırım altı ay kadar sonra bir tesadüf, ifademin alınabilmesi için gıyabi tutuklama kararı verildiğini öğrendim. İfadeyi Ankara’da verdim. Sonrasını takip etmedim. Bu ifade üzerine ben ve benim gibi Manavgat’a gitmeyen, Kürtçe bilmeyen arkadaşların, sözlerinin doğruluğunu eğriliğini, elindeki belgelerle test ederdi elbette mahkeme!

 
Mahkeme heyetinin hukuk mantığına güvendiniz yani? Oysa o mahkeme heyeti 4 yıl önce öldürülen Hikmet Fidan hakkında mahkûmiyet kararı verecek kadar gündemden bihaber.

Ben, yargının, yargıçların bu kadar hayattan kopuk olabileceğini düşünemiyorum. Elbette siyaseti içerden izlesinler diye bir beklentim yok ama ülkenin temel sorunları hakkında genel bir bilgileri olabilir, olmalıdır. Hele de böyle bir siyasi dava ise baktıkları. Aslında bu kararda, Kürt sorununa yargının bakışının da askerin ya da sağ siyasetlerin bakışından farklı olmadığı gerçeği yatıyor. Kürtlerin içinde yer aldığı her söz, her eylem, toplumsal bilinçaltımızda suçun ve cezanın öteki adıdır.

 

2007 seçimlerinde de Ankara Birinci Bölge adayıydınız? Bu süreçten de hakkınızda her hangi bir soruşturma başladı mı?

Hayır. Süreçler ve seçim çevreleri farklıydı. Eh biraz da mizah yapalım dersek, yalnızca gittiğim yerlerde ve Türkçe konuştum!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: