Gazze’yi doğru okumak

29 Ara

İsrail parlamentosundaki Hıristiyan arap milletvekili Azmi Bişara’dan Gazze deklarasyonu. Bişara’dan, Gazze’yi doğru okuma metodu…

Azmi Bişara*

• Gazze saldırısı ambargonun farklı yollarla sürdürülmesidir. Ambargo saldırıdır, hava bombardımanı saldırıdır. Gazze’yi aç ve nefessiz bırakmak için uygulanan ambargo halkın iradesini kırmaya yetmeyince bu ambargoyu bu şekliyle sürdürmek imkânsız hale geldi. Aynı hedefi gerçekleştirmek, aynı yöntemi sürdürmek isteyenler için askeri operasyon kaçınılmaz hale geldi.

• Sözüm ona ateşkes diye isimlendirilen sürecin sona ermesinden sonra bu “kaçınılmaz sonun” olacağı açıktı. Ateşkes zaten saldırıya karşı sessiz kalmaktı. Ateşkese saldırarak yanıt veriliyordu. Karşılığı olmayan, aç bırakan bir ambargoydu. Lübnan’da onuru kırılmış İsrail kamuoyunun kalbini kazanmak isteyen siyasi güçlerin böyle kanlı bir rekabete girişecekleri apaçıktı.

• Ambargonun hedefine ulaştığını kabul etmeyerek siyasi bedel ödemeyi reddederek Kahire toplantısına gelmeyenlerin bedel ödeyeceği aşikârdı. Oysa bu toplantı onlar için son fırsattı.

• Zaten Camp David’i kabul etmeyen Yaser Arafat, Irak’a açılan savaştan sonra Suriye, Temmuz 2006 savaşından önce diyalog masasında Hizbullah da aynen uyarılmamış mıydı?

• Bu saldırı, Arap ve Filistinli güçlerin hatta basının verdiği güvenlik ve siyasi destekle hazırlandı.

• Bazı Arap ülkeleri için İsrail konjoktürel bir müttefiktir veya gelecekte müttefiklik kurulabilecek bir devlettir, bazı ülkeler ise İsrail’le aramızda yanlış anlaşılma var bu pekâlâ diyalogla giderilebilir diye düşünüyor. Bunlar için direnişçi güçlerle mücadele hayat memat meselesidir.

• Saldırı için işbirliği yapan Araplarla saldırıyı kınayan Arapların aynı kişiler olmasında bir çelişki yoktur, hatta daha da ileri gidelim bizzat kınama bildirilerinin de işbirliği içerisinde hazırlanması ihtimali var. Kınama mesajlarının içeriğinin şu şekilde olması muhtemeldir: “Saldırıyı anlıyoruz, sorumlusu olarak Hamas’ı görüyoruz. Saldırıyı kınamak zorunda kaldığımız için bizi anlayışla karşılamanızı bekliyoruz. Sizden ateşkes ilan etmenizi istiyoruz. Ancak bu talebimizi lütfen ciddiye almayın. Fakat işi bir an önce bitirmeye çalışın. Aksi takdirde sizden bunu daha ciddi talep etmek zorunda kalabiliriz.”

• Arap Zirvesi’nin düzenlenmesini engelleyenler İsrail işi bitirsin öyle gelelim diyenlerdir. İsrail bombardımanı sürerken zirveye katılanlarsa İsrail’in yanında duranların Araplar nezdinde kaybettiğini akıl ve içgüdüsel olarak biliyor.

• Arap rejimlerinin bir kısmı İsrail’in düşman olmadığını hatta pekâlâ bir müttefik olabileceği kararına vardığında bazı Arap ülkeleri münferit olarak barış için fırsat kollamaya, “barış süreci” gibi Filistinlilerden duyduğu zırvalıkları desteklemeye ve “Filistinlilerden daha Filistinli olmak istemiyoruz” türü şeyler söylemeye başladı. Böylece İsrail’e karşı direnmek devlet boyutundan halk boyutuna indirgenmiş oldu. Bazı Arap rejimleri ise kimi zaman taktik kim zaman stratejik nedenlerle direnişe destek vermeyi sürdürdü.

• İsrail’le çözüm yoluna gidenlerse ülkede halkın direnişini engellemeye çalıştı. Ancak direnişin ayakta kaldığı ülkelerde direnişle mücadele gücü yoktu. Direniş yalnızca Filistin Yönetimi, Lübnan ve Irak gibi merkezi otoritenin zayıf olduğu ülkelerde varlığını sürdürmeye devam etti.

• İşte bu noktada Arap Karar Mekanizması bu direnişe darbe indirmek için doğrudan İsrail’den yardım isteme yoluna gitti.Bu mihver 1982 yılında direnişe karşı yapılan saldırıya karşı sessiz kalarak bunun meyvelerini sonradan toplamaya çalıştı.Mukataa (Yaser Arafat’ın karargâhı) kuşatması esnasında da böyle oldu.Temmuz 2006 ve Aralık 2008’de ise işbirliği çok net ve yüzsüzceydi.Yeni olan bu.Ne yazık ki bu kişileri tarif edecek kelimeler burada açıkça yazamıyoruz.Çünkü bazı şeylere isimleri dışında başka isimler veriliyor.

• Uluslararası kamuoyu anlamındaki dünya hayali bir terimdir. Uluslarası meşruiyet ise bir Arapların uydurduğu bir terimdir. Çünkü eğer Lübnan direnişi kendisini savunmada başarısız olsaydı ne Güvenlik Konseyi ne de Avrupa Parlamentosu direniş için en ufak bir şey yapmazdı. “Ilımlı” denen kişiler artık gizlice sevinmek yerine sevinç çığlıkları atar ve İsrail’in havada kalan zaferinin meyvelerini toplarlardı.

• Batının ajandasındaki demokrasi konusu Araplar için bitmiştir. İnandırıcılık ise son nefesini vermiştir. Arap olsun olmasın farketmez: Amerika İsrail’e düşman olan herkesi kendi düşmanı olarak kabul ediyor. Buna İsrail işgaline karşı olanlar dâhil. Demokratik yollardan seçilmişlerse bile. İsrail’e müttefik olanlar ise diktatör olsalar bile Amerika’nın müttefikleridir.

• Filistin’in seçilmiş yönetimini kuşatma altına alan, ona fırsat tanımayan İsrail’in şartlarını ve dayatmalarını demokratik seçimlere ve halkın iradesine tercih eden Avrupa etik siyaset hakkındaki söyleminin ne kadar tutarsız ne kadar kandırmaca olduğunu tüm çıplaklığıyla açığa çıkarmıştır. Demek ki Avrupa’nın ahlak anlayışı kıta dışına çıkınca değişiyor.

• “Dünya” kurbanla, kurban olduğu için dayanışma göstermiyor. Bunu dürüst ve ahlaklı bazı aktivistler dışında kimse yapmıyor. Mağluba yardım eden uluslar arası bir meşruiyet yoktur. Ya da hakkını iade etmek veya uluslararası hukuku uygulamak için onun elinden tutan bir meşruiyet. “Dünya” direnen bir kurbanla dayanışma içerisine girer, çünkü haklı olan odur ve zafer kazanmak isteyen odur. Meşruiyet ise gücü olanındır, dayatır.

• Esas olan toprağı için sebat etmektir. Esas olan düşmanın hesaplarını altüst etmektir ki düşmana bedeli ödetsin. Arap Zirvesi’ne ve uluslararası kurumlara kendisini dayatacak olan budur.

• Direnişe destek vermeden kurbanla insani dayanışma olmaz. Zira bu tür dayanışmalar haklıya hakkını iade etmez hatta bu yardım da olmaz. Araplardan beklenen siyasi dayanışmanın manası yoktur. Tamam, yardım etmek önemli bir olaydır ama bu dayanışma değildir.

• Bir Filistinli dayanışmasından, bir Batı Şeria dayanışmasından ya da Gazze’yle ayrışmadan bahsetmek yanlış. Hepsinin davası aynıdır, verilmesi gereken aynı savaştır, kimse burada kimseye iyilik yapmıyor.

• Unutmayalım düşmanlar bile savaşta yaralıları tedavi eder, düşmanlar bile ilaç ve gıda ekiplerinin geçişine izin verir. Bunlar ne dayanışma, ne de en zayıf iman örneğidir.

• Arapların infialen verdikleri tepkiler onların psikolojik olarak rahatlamalarına dönüşmemeli. Ondan sonra İsrail geniş nefesiyle toprağın tek sahibi olduğunu iddia eder. O yüzden siyasi hedeflerin konulması lazım. İsrail siyasi olarak bu savaşı kaybetmelidir. Bunun için İsrail’le bir çözüm isteyen cenahın zayıflatılması ve kuşatılması lazım. Bu, hedefe varıncaya kadar sürdürülmesi gereken bir mücadeledir. İsrail ve Arap Dünyası’nda onunla işbirliği yapan güçler bu boyuttan zayıflatılıncaya kadar bu mücadele sürdürülmelidir.

• Saldırıyı başarısız kılmak mümkündür.

*İsrailli Arap milletvekili, yazar, filozof ve siyasetçi.

Bu makale Mehmet S. Direk tarafından TİMETURK.com için tercüme edilmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: