Seyit Rıza’nın torununu Dersim’e hakim olmak isteyen PKK infaz etmiş

5 Ara

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

‘Seyit Rıza’nın torununu PKK öldürdü’. Bu cümleyi, bugünkü Zaman gazetesine bir açıklama yapan ve Baykal’a yakınlığıyla bilinen CHP Parti Meclisi üyesi ve eski Tunceli milletvekili Sinan Yerlikaya kullandı.

Dersim katliamında ailesinden çok sayıda kişiyi kaybeden, annesi de sürgüne gönderilen Sinan Yerlikaya’nın söyleşisinin sonunda ifade ettiği bu iddialı cümle, Tunceli civarında bilinen ama konuşulmayan bir gerçek olarak, Dersimlilerin internet sitelerinde karşımıza çıkıyor.

Birçok Dersim sitesinde, bu konuda uzun polemikler yer alırken, üzerinde uzlaşılan tek ortak konu ise Seyit Rıza’nın torunun PKK tarafından katletildiği yönünde.

‘Ali Rıza Polatı Kim, Neden Öldürdü?’ başlıklı yazısında Ercan Sönmez şu bilgileri veriyor:

“1937/38 Dersim Direnişinin önderi Seyit Rıza’nın torunu, Bava İbrahim’in oğlu Ali Rıza Polat 1986 yılında öldürüldü. Polat adıyla da bilinen Ali Rıza, 1937/38 katliamında Seyit Rıza ailesinden kurtulan az sayıdaki kişilerden biriydi. Uzun yıllar batıda sürgün yaşayan Ali Rıza Polat, daha sonra memleketine dönebilmişti.

06.09.86 tarihli Tercüman gazetesinde şöyle bir haber var: ‘Torunaga (Torunoba, nb) köyü Değirmendere mezrasına giren militanlar ARP öldürdüler.’

12 Agustos 1987 tarihli, Serxwebun, özel sayıda ise ‘Yenisögüt köyünde Ali Rıza Polat adlı ajan ölümle cezalandırıldı’ şeklinde yazılıdır.

Görüldüğü gibi Ali Rıza Polat, ‘ajan’ olarak değerlendirilmiş ve öldürülmüştür. Bu konuda daha fazla bilgi de mevcut değildir. Bu cinayeti işleyen örgüt veya kişiler, olay hakkında daha geniş bir açıklama da yapmış değiller.

Dersimliler de bu olay konusunda susmuştur. Haksızlıklara, zülme inadına direnmiş Dersimlilerin bu olay karşısındaki susukunluğu anlaşılır değildir. Ali Rıza Polat’ın “ajan” olduğunun ispatını açıkça ve yüksek sesle hiç bir Dersimli sormuş değildir.

Ali Rıza Polat, gerçekte “ajan” mıydı? Eğer ajan idiyse kimi, nerede, ne zaman ihbar etti? Eğer, ajan idiyse kiminle çalıştı, ne yaptı? Ali Rıza Polat’ı katledenler, bu soruları cevaplamak zorundadırlar.”

Yine internetteki Dersim gruplarında ajandı- değildi tartışması sürerken, şu satırlar da karşımıza çıkıyor:

“…. ….. böyle hayali sorular sormak yerine, gerçek sorulara, gerçek olgulara, olanlara cevap vermeli. Mesela Seyit Rıza’nın biricik sevgili torunu Ali Rıza POLAT’ı neden katlettiklerini açıklamalıdır.

PKK ve tetikçileri ile onların borozanı …. ….., Ali Rıza Polat’ı neden katlettiklerini ikna edici gerekçelerle kamuoyuna açıklamalıdırlar. Eğer haklı olduklarına inanıyorlarsa, eğer cesaretleri varsa bütün detayları ile açıklamalıdırlar. Öyle ‘ajan’dı deyip çamur atmakla olmuyor.

… ….’ın savunuculuğunu yaptığı PKK zihniyeti, bir taraftan Dersimlileri katlederken, diğer yandan Seyit Rıza gibi Dersim önderlerine sözde sahip çıkar görünüp Dersimlileri kandırmaya çalışıyor.”

TORUNUN ÇOCUĞU DA PKK’YA KATILDIĞI HALDE İNFAZ EDİLMİŞ

Seyit Rıza’nın torunu Ali Rıza Polat’ın oğlu Musa Polat’ın da babasının ölümünden sonra intikam amacıyla PKK’ya katıldığı ama burada infaz edildiği de ortaya çıktı.

Ercan Sönmez, bir Dersim sitesi için kaleme aldığı yazısında, bu konuda da şu bilgileri veriyor:

“Ali Rıza Polat, Seyit Rıza’nın öz torunudur. Ali Rıza Polat, Bava (Baba) adıyla bilinen Seyit Rıza’nın oğlu İbrahim’in oğludur. Ali Rıza Polat, 1980’li yıllarda Dersim’de, kendi köyünde karanlık güçler tarafından katledildi. Bir süre sonra, aynı karanlık güçlere mensup kişiler, bu sefer Ali Rıza Polat’ın evine giderek, oğlu Musa’yı zorla kaçırıp beraber götürürler. Bir-iki yıl sonra ailesine, öldürüldüğüne dair haber ulaşır.

Soruyorum: Musa Polat’ı kim, neden öldürdü? Musa Polat’ın suçu neydi?
Bu olayı yakından bilenler, Musa Polat’ı tanıyanlar açıklamalıdırlar.

DAMADINI DA ÖLDÜRDÜLER

Ayni şekilde, Seyit Rıza’nın torunu Ali Ekber Polat’ın damadı Süleyman Yıldırım, bir gece yarası, İksor (İksore) köyünde katledildi.

Süleyman Yıldırım’ı kim neden öldürdü? Süleyman Yıldırım’ın suçu neydi? Süleyman Yıldırım ne yapmıştı? Süleyman Yıldırım’ın yayladaki evine gidip, karnını doyuranlar, Süleyman Yıldırım’ı neden katlettiklerini açıklamayacaklar mı?”

DERSİMLİLER İLE HEP ARASINDAKİ POLAT PAZARLIĞI

1990’lı yıllarda Halkın Emek Partisi’nin Tunceli merkez ilçe başkanı olan Mehmet Gülmez ise Ali Rıza Polat ile ilgili yazdığı bir yazıda ilginç bir itirafta bulunuyor. İşte Gülmez’in yazısından bazı bölümler:

“Seyid Rıza nın torunu Ai Rıza Polat’ın (Polat Ağa) olayının öyle sıradan bir olay olmadığını her kes bilir. Herkesin bilmesi başka, doğruların aleni söylenmesi başkadır. Polat ağa olayında henüz hiç kimsenin doğruyu söylediğini sanmıyorum. En azından ben duymadım.

…..

…..Polat Ağaya biçilen PKK fermanı üzerine Dersim merkezde kızı Selvinin evinde kalmaya başladı. Polat ağanın bir çayını dahi içmemişim.

Akraba büyüklerimizle Seyid Rıza ailesi arasındaki dostluktan ötürü, iki yada üç defa beraber oturmuşluğumuz vardır. Seyid Rıza gibi bir liderin torununun düşürüldüğü duruma sadece tarifsiz acı hissederek bakıyordu Dersimliler.

Polat Ağaya ‘affedildin evine dönebilirsin’ haberi verildikten sonra, evine döndü ve kalleş bir pusu ile katledildi.

Ben HEP Halkın Emek Partsisi Merkez ilçe başkanıydım. Ali Tunç İl başkanıydı. 1991 seçimlerinde, HEP li takım Erdal İnönü ile pazarlıklara başladı. Telefonu açtım Mahmut Alınak çıktı telefona. Kendisini çok sevmeme ve saymama rağmen ağır hakaret ederek, Milletvekilliği uğruna satılmayın deyip kapattım telefonu.

…..
Rahmetli İsmail hakkı Önal ve Fehmi Işıkların tüm ısrarlarına rağmen, Tunceli teşkilatını Erdal Beyin SHP sinin satınalma protokolünün dışında tuttuk. Türkiyede SHP ye satışa çıkmayan tek teşkilat Dersim merkez oldu. Siirt eski İHD başkanı Zübeyir Aydar da SHP çatısı altında meclisi şahanelerinde Mebustu. HEP li milletvekillerinden ilk ve son isteğimi Zübeyir Aydar a aktardım.

Polat Ağanın torununun hiç olmazsa itibarını iade eden bir karar çıkarttır PKK den dedim.

Kısa bir süre sonra karar alınıp deklere edildi. 18 yıl sonra düşünüyorum, o isteğim konusunda doğrumu yaptım yanlış mı yaptım bilemiyorum. Bu acı sürecin kısa anatomisi budur.”

İNTİKAMI ALINACAKTIR

İnternetteki bir başka Dersim platformunda bir intikam bildirisi kaleme alan Mehmet Yılmaz şunları söylüyor:

“‘Dersimciliği’, ‘Zazacılığı’ koruculukla aynılaştıran ve düşüncelerimiz nedeniyle bizi düşman ilan eden Dersim’deki PKK destekçilerini PKK teröründen birinci dereceden sorumlu tutmak gerekir. Milletvekili Şeraffetin Halis, belediye başkanı Edibe Şahin, belediye meclisi üyeleri, DTP il yöneticileri, Emep (Dersimli çocukları kandırarak dağa çıkarmış ve onları PKK’ya kurban etmişlerdi) ve diğer taşaron sol gruplar bu işten birinci dereceden sorumludurlar.

Öncelikle bu şahıs ve gruplara PKK’nın Dersim’de şimdiye kadar işlediği cinayetlerin arkasında olup olmadıklarını sormak gerekir. Örnegin Şeraffetin Halis Seyit Rıza’nın torunu Ali Rıza Polat’ın PKK tarafından öldürülmesini onaylıyor mu? Onaylıyorsa neden onaylıyor? Şeraffetin Halis ne hakla PKK tarafından alçakca katledilen Seyit Rıza’nın yiğit torunu Ali Rıza Polat’ın öldürülmesini açıkca kınamadan ve suçluların cezalandırılmasını istemeden Türk devletine Seyit Rıza’nın naaşının nerede olduğunu soruyor? Torununu kurşuna diz, dedesinin portresini bayrak yaparak Dersimli gençleri kandırmaya çalış! Olacak şey değil! Dersimliler bu alayı ve hakareti idrak edemeyecek kadar beyinsiz insanlar mı?

Ali Rıza Polat’ı öldüren PKK Dersim’i Kürtlük adına ele geçirdiğini düşünebilir. Ali Rıza Polat’ın vurulduğu gün Dersim tarihinde kara bir gündür. Eskiden Seyit Rıza’ya sığınanların özgürce gezdikleri yerlerde şimdi modern Hamidiye Alayları geziyor. Dağların asırlık kartallarını bile sürgün ettiler. PKK’ya milislik yapanlar Dersim’de bir terör ve istihbarat ağı oluşturdular. Keza milis Belediye teşkilatını ele geçirdi. Dersim’de her zaman milisin olduğunu söyleyebiliriz, ancak milisin bu denli etkin bir baskı mekanizması oluşturması yenidir. Ancak Dersim’de efsaneler devri bitmedi.

PKK’ya ve yerli milise Ali Rıza Polat’ın, Kamer Özkan’ın, Hüseyin Sancar’ın, TDKP (Emep) tarafından kandırılarak PKK’ya kurban edilen çocukların, Bağın köyü katliamının, Veli Kahraman ve iki kızının, Veli Karaboğa’nın ve daha onlarca başka insanın hesabı sorulacaktır. İşkence ve cinayet şebekeleri Dersim’i asla teslim alamaz!”

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: