DAVUTOĞLUCULUK

27 Eki

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu

Davutoğluculuk ağız dolusu bir kelime. Yakın zamanda Fox News’da duyulması pek olası değil.

New York Times

ABD’nin tanınmış gazetelerinden New York Times, ‘Türkiye’nin son dönemde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki dış politikasıyla dünyada öne çıktığını‘ yazdı. İşte o yazı:

Davutoğluculuk ağız dolusu bir kelime. Yakın zamanda Fox News’da duyulması pek olası değil. Ancak eğer ben, dünyanın nasıl değiştiğini göstermek için Sarah Palin’i, Çay Partilileri ve birkaç bağnaz Müslüman karşıtı Avrupalıyı tek bir ülkeye götürecek olsam, burası D’yle başlayan o kelimenin memleketi, Türkiye olurdu.

Bir dış politika doktrini yaratan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, birçok ABD’liyi rahatsız ediyor. Davutoğlu, İran dostu, İsrail düşmanı, yeni füze kalkanı teklifine karşı çıkan tahmin edilemez bir NATO müttefiki ve Arap ülkelerinin kalbinde yer eden Türkiye’nin mimarı, dolayısıyla Türkiye’nin “Doğu’ya dönüşü”nün arkasındaki isim olarak görülüyor.

Obama yönetimi Ankara’nın geçtiğimiz Haziran’da İran yaptırımlarına hayır oyu vermesinden duyduğu “hayal kırıklığı”nı dile getirdi; Kongre ise memnuniyetsizliğini büyükelçi atamasını geciktirerek ve silah satışları hakkında tepki vererek gösterdi.

Washington’da, Soğuk Savaş günlerindeki uysal Türkiye’nin nostaljisi yaşanıyor. Davutoğlu’nda ise eski günlere özlemden eser yok. Dışişleri Bakanı Ankara’da yaptığımız görüşmede bana, “Soğuk Savaş günlerindeki gibi sınır bölgesi olmak istemiyoruz. Hiçbir komşumuzla sorun yaşamak istemiyoruz. Buna tabi ki İran’da dahil” dedi.

SIFIR SORUN POLİTİKASI

Davutoğlu’nun 2001 yılında yayımlanan “Stratejik Derinlik” adlı kitabının temelinde komşularla sıfır sorun politikası yatıyor. Bu politikanın güdüldüğü günden beri Türkiye’nin Rusya ile yıllık ticareti 40 milyar dolara çıktı. Suriye’yle ilişkiler ise hiç bugünkü kadar iyi olmamıştı. Türkiye’nin Kuzey Irak’taki ticari etkisi çok fazla. Ürdün ile serbest ticaret antlaşması imzalandı. Ankara şimdi, Birleşmiş Milletler’in (BM) yaptırımlarına rağmen, önümüzdeki beş yıl içinde İran’la ticaretini üç katına çıkarmak istiyor.

Tüm bunlar Batı’da gerginliğe yol açıyor: Türkiye’nin izlediği politika bu yıl yüzde 7’lik bir büyüme sağladı. Dahası bölgesel barış ve istikrar için ekonomide karşılıklı bağımlılık fikri son derece bilindik bir şey. Bu Avrupa Birliği’nin (AB) dâhiyane fikri değil miydi?

Bu noktada akla bir başka soru daha geliyor: Bu fikir sadece Batılılar için mi işe yarar? Pek sanmıyorum. Dahası ileriyi göremediğinden Türkiye’yi AB’den uzak tutan Batı’nın eleştiri yapabilecek yeri yok. Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük destekçisi İngiltere Başbakanı David Cameron’ın kısa bir süre önce dediği gibi, “Türkiye’ye AB’nin kampının bekçiliğini yapabileceğini ancak kampın içinde oturamayacağını söylemek doğru değil.”

Gerçekten de yanlış ve hatta aptalca. Ancak Türkiye’nin yeri belli: Bir ayağını Batı çadırının dışına atmış, değişim geçiren dünyada başardıklarından gururlu. Ülkelerin alternatifleri değişiyor. Artık kimse ABD’ye eskiden olduğu kadar bağımlı değil. ABD Kongresi bu konuda ne kadar şikayette bulunursa bulunsun hiçbir şey değişmeyecek. Davutoğlu’nun da dediği gibi, “Türkiye’nin dış politikası stratejik tablonun gerçekçi ve rasyonel bir analizine dayalı.”

Dolayısıyla Ankara ABD’nin liderliği konusunda huzursuzluk yaşıyor. Geçtiğimiz hafta Davutoğlu’na İran yaptırımlarıyla ilgili olarak Ankara’ya gelen Hazine Bakanlığı yetkilisi Stuart Levey hakkında bir soru yönelttiğimde bana, “Bizim tavsiyeye ihtiyacımız yok” dedi ve ekledi.

“Biz Birleşmiş Milletler sisteminin içinde sorumlu bir ülke ve BM Güvenlik Konseyi’nin bir üyesiyiz. Hayır oyu verdik. Bu bizim kararımızdır. Kimsenin bize bir şey demesine gerek yok, BM Güvenlik Konseyi kararını uygulayacağız. Ancak ABD’nin ve Avrupa’nın aldığı tek taraflı yaptırım kararları konusunda kendi ulusal çıkarlarımızı gözeteceğiz. Komşularla güçlü ekonomik ilişkiler kurmak hata mı?”

WASHINGTON TAVRINI DEĞİŞTİRMELİ

Bence, Temmuz 2009’da şiddet olaylarına sahne olan seçimlerin ardından Türkiye’nin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı anında tanıması Davutoğluculuğun en başarısız olduğu noktaydı. Ancak, Türkiye’nin İran politikasının doğru olduğunu düşünüyorum. İran’ın yalnız bırakılması şahinler kanadındakilerin işine gelir. Yaptırımlar İran’ı yolundan saptıramaz. Türkiye ve Brezilya’nın, Mayıs ayında İran’la imzaladığı zenginleştirilmiş uranyum takası anlaşmasının amacı, diplomatik müzakerelerin yolunun açılmasıydı.

Davutoğlu kararlı bir biçimde şöyle konuştu: “Tabi ki ABD’lilerle her aşamada işbirliği yapıyoruz. Washington’da kimse Türkiye kendi başına hareket etti diyemez. Amacımız tansiyonu düşürmek ve İran’ın nükleer programını kontrol altına almaktı.”

Eğer Washington kibrini bir kenara bırakabilirse, Türkiye Batı’nın Müslüman dünyasına açılan kapısı olabilir. Yeni Türkiye NATO üyeliğinden veya ABD müttefikliğinden vazgeçmeyecek. Eğer NATO Taliban, Batı ülkeleri de İran ile görüşme yapmak isterse, Türkiye yardımcı olabilir.

Mavi Marmara olayıyla ilgili olarak da konuşan Davutoğlu, olayın uluslararası sularda yaşanmasından dolayı ABD’den dayanışma beklediklerini, İsrail’den de “dostların birbirlerinden özür dileyebileceklerine inandıkları için” özür beklediklerini söyledi.

Ancak Türkiye ABD’den dayanışmadan çok düşmanlık görüyor. Bir Kongre üyesinin, Başkan Obama’dan Türkiye’nin Mavi Marmara baskınına verdiği tepkinin kınanmasını istemesi, Türkiye’nin İran’ın dostu ve İsrail’in karşıtı olduğu düşüncesinin Kongre’de güçlendiğini gösteriyor.

Bu, Obama’nın Ortadoğu politikasını köşeye sıkıştıran saçma şovenizmin bir örneği. Bu örnekler dolayısıyla Obama’nın politikası başarısızlığa mahkum durumda. Zaman, daha fazla ABD’linin Davutoğluculuğun dilinden konuşmaya başlama zamanı.

New York Times yazarı Roger Cohen’ın "Turkey Steps Out" başlıklı makalesinden çevrilmiştir.

Bir Yanıt to “DAVUTOĞLUCULUK”

  1. Mimar 28 Ekim Perşembe 2010 1:27 #

    ilginç doğrusu, bugünün gündemi bu olmamalı bence

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: