Archive | Tarih RSS feed for this section

AHİLİK NEDİR?

27 Eki

 

ahilik

Fütüvvet Hareketi, gençler üzerinden topluma İslam ahlakını yerleştirme ve dindar toplum oluşturma faaliyetidir.

Bu faaliyet kurumsallaşmış ve kurumsal değerlerini Ahilik Teşkilatına yansıtmıştır. Ahiler siyasi otorite boşluğu ve kargaşa dönemlerinde yerel düzeni sağlamış, toplumsal dokunun tahrip olmasını önlemişlerdir.

Emekli Öğretim Üyesi Sayın Dr. Ahmet Atılgan ile Fütüvvet Hareketinin kültürel ve zihinsel altyapısını oluşturan Ahilik kültürünü konuştuk. “Ahilik, bir esnaf örgütlenmesidir. Ahilikte ilkeler sosyaldir, erdemli birey ve toplum inşaa etme amaçlıdır, uhrevi içeriklidir. Ahilik, aynı zamanda, teşkilatlı bir sosyal güvence ortamında kişilik eğitimi gerçekleştirmektir” diyen Atılgan, çarpıcı açıklamalarda bulundu…

Okumaya devam et

Yeniçeriler Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3292247&dest=-1]

Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği nokta son 500 yıldır İstanbul olarak biliniyor. Eski adı Constantinapolis olan şehir, müslüman denizindeki bir hıristiyan adası olduğu dönemlerde Allah’ın savaşçılarına var gücü ile karşı koymuş ve ayakta kalmayı başarmıştı. Osmanlı Sultanı 1453 yılında şehri yeni bir orduyla kuşattı. Padişahın canını ona seve seve vermeye hazır olan kullarından oluşmuş bu yeni ordu Allah’ın Kılıcı, hıristiyanlığınsa felaketi olacaktı.

Rumeli’de Osmanlı Medeniyeti Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3291565&dest=-1]

Rumelide 600 yıl barış içinde idare eden isimleri unutulmuş kahramanların aziz hatıralarına ithaf ediyorum…

İsmail Kahraman

Rumeli de Osmanlı Medeniyeti Belgeseli Niçin Hazırlandı?

Türklerin Orta Asya Bozkırlarından başlayıp batıya doğru devam eden göçleri asırlardır sürüyor. Oğuz Türklerinin bir kolu olan Bozokların Günhan Kolu nun Kayı boyundan gelen Osmanlılar, Selçukluların dağılmasından sonra Sögüt ve Domaniç de kurdukları Beylik Gazi Süleyman Paşanın 1357 yılında Rumeli toprağı olan Gelibolunun Bolayır beldesine geçmesi ile cihan devleti olma yoluna ilk adımlarını atmışlardır.

Okumaya devam et

Sultan Alparslan Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3291665&dest=-1]

Bu çizgi film üç boyutlu animasyonu ve teması ile büyük küçük herkesin ilgisini çekerek başarıyı yakalayan bir çalışma…

Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in ardından başlayan huzursuzluk, ve Türk beylerinin dağılma tehlikesi baş vezir Nizam-ül Mülk’ün çabalarıyla da ortadan kaldırılamaz.

Diğer taraftan Gazneliler ve Bizanslıların yoğun baskısı da devam etmektedir. Büyük Selçuklu Devletini bu girdaptan çıkaracağı için umut bağlanan Alparslan’ın ise sultanlıkta gözü yoktur. O zaman için Anadolu’nun kapılarını Türklere açacağı henüz tahmin bile edilemeyen bir komutan olarak Alparslan’ın, bu hizmete ikna edilmesi gerekmektedir.

Yavuz Sultan Selim , Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3292170&dest=-1]

600 yıl dünyaya hükümran olan Osmanlı İmparatorluğu, tarihsel süreç içerisinde zirve noktasına Yavuz Sultan Selim ve kendisinin vefatından sonra tahta geçen oğlu Kanuni Sultan Süleyman döneminde erişmiştir.

Kısa bir padişahlık dönemi geçirmesine rağmen Yavuz Sultan Selim’in imparatorluğa olan katkıları ve önemi büyüktür. Hilafet O’nun döneminde Osmanlılara geçmiş, toprak genişlemesi bu dönemde hız kazanmıştır. İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han’ın torunu olan, Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim Han’ın hayatı ve yaptıkları, bu video’da etraflıca ele alınmakta ve zengin görüntüler eşliğinde işlenmektedir.

Sultan Abdülhamid Han , Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3287905&dest=-1]

Sultan II.Abdülhamid Han, Osmanlı Padişahları içerisinde en çok tartışılanların başında gelmektedir. Sevenlerinin ve sevmeyenlerinin uçlarda olduğu bu önemli padişah. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde uzun bir süre tahtta kalmış, imparatorluğun kaderindeki en önemli olaylarda baş aktör olarak rol almıştır.

Sevenlerinin "Ulu Hakan" sevmeyenlerinin "Kızıl Sultan" diye lakab taktıkları II.Abdülhamid’in, Türk devlet geleneğine kattığı yenilikler günümüzde de devam etmektedir. Tarihin bu tartışmalı padişahı hakkındaki en önemli bilgiler bu videoda…

Plevne Müdafası ve Gazi Osman Paşa , Belgesel

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3291380&dest=-1]

Osmanlı’nın gücünü yitirmeye başladığı bunalımlı dönemler… Sultan II.Abdülhamid’in iyi niyetli gayretlerine rağmen başlayan Osmanlı-Rus savaşı…

Savaşın en önemli noktasını oluşturan Plevne ve Plevne’de destan yazan Gazi Osman Paşa ve askerleri… Bugün Bulgaristan sınırları içinde yeralan Plevne ile ilgili yerinde çekilen görüntüler, savaşın geçtiği mekanlar, askeri garnizonlar…

Tarihi mekanlarda hazırlanmış bir belgesel…

Sultan Vahdettin Han, Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3291842&dest=-1]

Son Osmanlı Padişahı… Kurtuluş mücadelesindeki gerçek rolü ve payı… Dönemin siyasi gelişmeleri ve izlediği strateji…

Tarihi belgeler ve uzman tarihçilerin görüşleri… Tüm yönleri ile Osmanlının ve onun son padişahı Vahdettin Han döneminin bir portresi…

Barbaros Hayrettin Paşa Belgeseli

4 Nis

[blip.tv ?posts_id=3422323&dest=-1]

Tarihin en büyük devletlerinden biri olan Osmanlılar, özellikle Yükselme Döneminde karada sağladıkları üstünlüklerini denizlerde de göstermişlerdir. Akdeniz’i bir "Osmanlı Gölü" haline getiren kahramanların başında gelen isim Barbaros Hayrettin Paşa’dır.

O, eşsiz savaş dehası ve denizcilik bilgisiyle Akdeniz’de Osmanlı İmparatorluğu’na tarihinin en parlak dönemini yaşatmıştır. Seyrettiğiniz bu video, tarihin bu en büyük denizcilerinden olan Barbaros Hayrettin Paşa’nın hayatını etraflıca incelemektedir…

Veda’da tarihî yanlışlıklar

7 Mar

veda

Zülfü Livaneli’nin yazıp yönettiği ‘Veda’ filmi, Can Dündar’ın Mustafa’sına kırgınların gönlünü alan bir yapım. Veda, tarihî gerçekliklere işaret eden ayrıntıları işlerken hataya düşmekten kurtulamamış.
NTV Tarih dergisi yazarlarından Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Derya Tulga, filmde göze batan hataları listelemiş.
Gazeteci-yazar Can Dündar’ın ‘Mustafa’sıyla başlayan tartışmalı Atatürk filmlerine bir yenisi daha eklendi. Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri Salih Bozok’un anılarından yola çıkılarak kurgulanan Veda’da, Atatürk’ün çocukluğundan ölümüne kadar geçen süre, Latife ve Fikriye Hanım çatışması dışında; politik, resmi tarih esas alınarak anlatılmış. NTV Tarih Dergisi yazarlarından Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Derya Tulga, filmde göze batan hataları listelemiş. İşte birkaçı…

Okumaya devam et

Ermeni soykırımı değil, tehciri

4 Mar

Ahmet Akgündüz ABD Temsilciler Meclisi, Ermeni soykırımı iddialarını bugün bir defa daha ele almaya hazırlanırken, Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’ün sunduğu 30 Mayıs 1915 tarihli Bakanlar Kurulu kararı, o dönemde yaşanılanın ‘soykırım’ değil, ‘tehcir’ olduğunu ortaya koyuyor.

ERTUĞRUL CESUR’UN HABERİ…

Ermeni soykırım tasarısı bugün Amerikan Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde ele alınacak. Konuyla ilgili Washington’a iki heyetle çıkarma yapan Ankara, temaslarını sürdürürken uzmanlar da tarihi belgelerle 1915 olaylarının bir soykırım değil, tehcir olduğunu ortaya koyuyorlar. Vakit’e konuşan Hollanda Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, 1. Dünya Savaşı koşullarında Ermenilerin, “düşmanla işbirliği yapma, masum halkı katletme ve isyan çıkarma” gibi zararlı hareketlerde bulunmaları üzerine Bakanlar Kurulu’nun tehcir kararını almak zorunda kaldığını dile getirdi.

Okumaya devam et

Ankara Valisi Nevzat Tandoğan neden intihar etti?

15 Şub

 Ankara yakınlarında TTK'nun Ahlatlıbel kazısında (5 Mayıs 1933) Soldan sağa: Dr.Reşit Galip, Atatürk, Nevzat Tandoğan ve Yusuf Hikmet Bayur.

Ankara yakınlarında TTK’nun Ahlatlıbel kazısında (5 Mayıs 1933) Soldan sağa: Dr.Reşit Galip, Atatürk, Nevzat Tandoğan ve Yusuf Hikmet Bayur.

Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, aracı olduğu cinayet ortaya çıkınca intiharı seçmişti.

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Tek parti döneminin sembol isimlerinden biri olan Anakara valisi ve belediye başkanı Nevzat Tandoğan makam odasında tabancasını kafasına dayayarak 9 Temmuz 1946’da intihar eder.

Bu intihar olayının arkasındaki düğüm henüz çözülemedi. 31 Mart isyanının bastırılması, Dersim isyanı gibi olaylarda aktif rol alan zamanın genelkurmay başkanı Kazım Orbay bu intihar olayı ile bağlantılı olarak görevden alınarak Askeri Şura üyeliğine tayin edildi.

Nevzat Tandoğan’ı intihara sürükleyen olay, büyükelçilerin doktoru olarak bilinen Dr. Neşet Naci Arzan’ın muayenehanesinde tabanca ile vurularak öldürülmesi ile başladı.

Cinayetin faili olarak Reşit Mercan adında bir kişi yakalanır. Fakat mahkemede Reşit Mercan çelişkili ifadeler vermeye başlayınca savcılık cinayetin adi bir suç olmadığı görüşüne vararak yeniden e başlatır. Tahkikat sonucunda katile silahı sağlayan kişinin Kazım Orbay’ın oğlu hHaşmet Orbay olduğu anlaşılır.

Nevzat Tandoğan katil zanlısı  ile görüşmüş

Mehmet Sait Esen adlı dönemin ünlü bir gazetecisi cinayetin 100 bin Lira para karşılığında Haşmet Orbay tarafından azmettirildiğini, arabuluculuğu da nevzat Tandoğan’ın sağladığını iddia eder. Katil zanlısı  Reşit Mercan teslim olmadan önce valilik binasında görüşmüş, bu görüşmeden sonra teslim olmuştur. Bu görüşme hakkında ne katil zanlısı ne de Nevzat Tandoğan görüşmenin yapıldığını söylemelerine rağmen ne konuştukları konusunda susmuşlardır.

Reşit Mercan, mahkeme devam ederken ifadelerini değiştirir, suçsuz olduğunu para karşılığında suçu  üstlendiğini, asıl katilin Kazım Orbay’ın oğlu Haşmet Orbay olduğunu iddia eder.

Mahkeme Reşit’i adam öldürmekten suçlu bularak 20 yıl ağırlaştırılmış hapis cezası verir. Haşmet Orbay’da katile silah sağladığı gerekçesi ile 1 yıl hüküm giyer.

Dava, kendi içerisinde tezatlar olduğu gerekçesi ile Yargıtay tarafından bozulur ve tekrar görüşülmesi için Bolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilir.

Sanık Reşit Mercan,  kendi lehine tanıklık yapması için Vali Nevzat Tandoğan’ı şahit olarak gösterir.

Nevzat Tandoğan sade bir vatandaş  gibi mahkemeye çağrılmasından rahatsızdır. Mahkeme’de sanıkla görüştüğünü söylese de ona herhangi bir teklifte bulunmadığını  söyler. Hâkimin ne konuştuklarını sorması üzerine herhangi bir cevap vermez.

Gerçek suçlunun Haşmet Orbay olduğu mahkeme tarafından anlaşılır ve 18 yıl hapis cezasına çarptırılır.

İntihar etmeden bir gün önce Adalet Bakanı Ali Rıza Türel’e “Bana mahkeme suçlu gibi davranıyor. Ben Ankara valisiyim bu durumlara düşecek adam değilim “ der ve ertesi gün beylik tabancası ile intihar eder.

Nevzat Tandoğan mahkemeye çağrılmasını  bir onur meselesi mi olarak gördü yoksa Reşit Mercan’ın ifadelerinde söylediği gibi arabuluculuk mu yaptı bilinmez, dava bir daha açılmamak üzere kapatılır.

Nevzat Tandoğan kimdir?

Nevzat Tandoğan, Tek parti döneminin sembol isimlerinden birisidir. Atatürk döneminden başlayarak intihar edene kadar Ankara valiliği yapmış olan Tandoğan “Bu memlekete komünizm gelecekse onu da biz getiririz” sözlerinin sahibidir. Despotluğu hukuk tanımazlığı ile meşhur olup valiliğinin yanı sıra 18 yıl Ankara belediye başkanlığı da yapmıştır.

Said Nursi’yi makamına getirterek zorla şapka giydirmeye çalışmış, kendi döneminde köylüleri n Ankara’ya girmesini yasaklamıştır.

Osman Yüksel Serdengeçti’nin kendisi hakkında konuştuğunu işitince tutuklanmasını istemiş, makamına getirildiğinde Serdengeçti’ye “Ulan Öküz Anadolulu! Milliyetçilik, komünizm size ne, Sizn göreviniz mahsul yetiştirmek ve oğullarınızı  askere göndermektir. Sizden beklediğimiz sadece bunlardır”  demiştir.

Şeyh Said asla Kürtçülük gayesi taşımadı

5 Ara

Piran’ın önde gelen isimlerinden Said Ensarioğlu, Şeyh Said’in asla Kürtçülük gayesi taşımadığını, onun asıl amacının şeriatın kurallarının yaşanması olduğunu belirtti.

Serdar Arseven’in yazısı…

Ensarioğlu ile sohbetimizin bugünkü bölümünde, bölücülüğü yapanların kimler olduğu ve Şeyh Said’in bacanağının ihanetine yer veriyoruz.

Bizim aile de böyle her tarafa dağıtılmış. Biz buna alıştık artık. 1960 ihtilalinde hiçbir şeyden haberimiz yok; 27 Mayıs günü ihtilal oldu, 28’inde bizi yakaladılar. Buradan tabii, MİT’e, Kolordu Komutanlığı’na ve askeri uçaklarla Sivas’a… Aldılar bizi götürdüler, 300 kişi olarak. Suçumuz, Demokrat Partili olmaktı. Tahta kuruları ile yaşayarak 6 ay kaldık orada, 6 ay sonra 250 kişiyi serbest bıraktılar. Biz 55 kişiyi mecburi iskâna tabi tuttular, mallarımızı devletleştirdiler. Okumaya devam et

Cellâdına gülümseyen adam: Seyyid Rıza

25 Kas

seyyid-riza

Resmi büyütmek için lütfen üzerine tıklayın.

18 Kasım 1937`de, aralarında oğlunun ve kardeşinin de bulunduğu toplam 11 kişi, Elazığ`ın Buğday Meydanı`nda idam edildi. Hava soğuktu ve etrafta kimse yoktu, ama meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti: `Evladı Kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir.` Özgün Duruş`tan Altan Algan`ın hazırladığı haftanı portresi:

Okumaya devam et

Şeyh Seyyid Rıza Kimdir?

23 Kas

 seyidrizafdg

Şeyh Seyyid Rıza, Tunceli’nin Lirtik köyünde doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1862 veya 1863 yılında doğduğu varsayılıyor.


Seyyid Rıza’nın hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur. Dersim Ayaklanması hakkındaki tek kitabın yazarı olup kendisiyle uzun yıllar birlikte yaşamış olan Dr. Nuri Dersimi‘nin verdiği bilgilere göre Dersim’de doğan Seyyid Rıza yörenin "önemli" aşiretlerinden birinin önderi durumundaki Seyyid İbrahim’in oğludur.

Okumaya devam et