Tag Archives: Akif Emre

Metafiziği boşaltılmış örtü açılımı

5 Ara

Akif Emre

Baykal’ın “çarşaf açılımı”nın devamı nerede duracak belli değil ama nereden başladığı çok açık. Türk siyasi tarihinde kadın bedeni, giyimi üzerinden gerçekleştirilen ‘modernleşme mühendisliği’nde CHP’nin üstlendiği rol bir açılım söylemiyle unutulacak türden değil elbette. Tarihi olaylardan yola çıkarak CHP’nin daha doğrusu Baykal’ın (partisinin kafası hayli karışık çünkü) bu açılımının ne anlama geldiğini yorumlamak şimdilik zor. En azından hem CHP içi tartışmalar hem bu açılımın nerede duracağı konusu henüz netlik kazanmış değil. Okumaya devam et

Bir imaj olarak Obama

10 Kas

Akif Emre

Kenyalı Müslüman bir babanın oğlu olan Barack Obama ismini ilk duyduğumda bende yaptığı ilk çağrışım, bir zamanlar Müslümanların çoğunlukta olduğu baba toprağındaki dramatik değişim oldu. Hala önemli bir Müslüman nüfusa sahip olan Hind Okyanusu’nun kıyısındaki, Kenya’nın dışa açık yüzü Mombasa’da gördüğüm ve hafızama kazılan şey, Müslümanların toplumsal konumunu resmeden başında kirli beyaz takkesi ve kıyafetiyle bu siyah ülkenin “zencileri oldukları” gerçeğiydi… Kara Afrikanın zencisi olmak gibi bir ironiyi temsil eden toplumsal ve siyasal şartların doğurduğu dramatik sonuçları hatırlatan bir gösterge oldu Barack.

Bir zamanlar İngiliz sömürgesi olan ve bugün de hala özel ilişkileri sürdüren Kenya’da 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Müslüman nüfusun oranı yüze 60 civarındaydı. Buğün kara Afrika’nın yemyeşil ülkesinde Müslüman oranı yüzde 20’lere gerilemiş. Müslüman bir babanın Hristiyan oğlu olarak Barack Obama’nın ismi içimde bu nedenle bir sızıya karşılık gelecektir. Okumaya devam et

Afrika bizim neyimiz olur?

21 Ağu

https://i1.wp.com/www.dunyabulteni.net/images/author/32_b.jpgAkif Emre / Dunyabulteni.net
Afrika’nın aydınlık soluğunu Sezai Karakoç’la hissettik ilkin. Nuri Pakdil de o görkemli soluğuyla meşaleyi yaktı. Afrika yirminci yüzyılın vicdanıydı. Talan edilen bir kıtanın siyahî renginde Turabi alınların ışıltısını görüyorduk. Fano’nun “Yeryüzünün Lanetlileri”ni okuyarak öfkemizi büyüttük talan uygarlığına karşı, İmam Harun’un işkence altında yaşadığı acıyı yüreklerimizde taşıdık, Erdem Bayazıt’ın şiirleriyle Senegal’den Bogaziçi’ne umut gemisiyle yelken açtık.

Her değerin, her umudun, her ütopyanın piyasa diline çevrildiği bir çağda Afrika hala bir anlam taşıyor mu? Okumaya devam et