Tag Archives: Dersim

Bekaa’daki toplu mezarları gösteririm

15 Ara

BEKAA

Eski PKK’lı Selma Batmaz 1,5 yıl kaldığı Bekaa Kampı’ndaki infazları anlatınca Almanya’da saldırıya uğradı. Batmaz “Bir heyet kurulsun, Bekaa’daki toplu mezarları göstereyim” diyor

“Her sabah 05:30’da uyanıyorduk. 450-500 kişilik askerî taburla ‘ölüm poligonuna’ gidiyorduk. Her gün rutin bir şekilde dört-beş kişiyi çıkarıyorlardı. Sonra bunlar kurşun yağmuruna tutuluyordu. Onlar can verirken 450-500 kişi hep bir ağızdan ‘Biji Serok Apo’ diye slogan atıyordu. Bu vahşet tablosundan sonra da hepimiz spora çıkıyorduk. PKK’nın acı gerçeğinin tanığıyım ben.”
Bu sözler bir PKK itirafçısının ifade tutanağından değil. Belki Almanya’da 12 sessiz yıldan sonra katıldığı ilk siyasi toplantıda ayağa kalkıp o sözleri söylemese hiç konuşmayacak kadar Kürt davasına inanmış bir kadına ait. Selma Batmaz dün telefonda “Ben Kürt davasının hem tanığı hem sanığı hem de mağduruyum” derken sonuna kadar haklı.

Okumaya devam et

TUNCELİ HALKI NEDEN CHP’Yİ TUTAR?

22 Ağu

Zaman gazetesi yazarı Mustafa Armağan, "Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP’yi tutar?" diye sordu.

Zaman gazetesi yazarı-tarihçi Mustafa Armağan bugün yayımlanan makalesinde "Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP’yi tutar?" dedi. İşte o makale;

Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP’yi tutar?

Şaşırmak düşünmektir, tamam da, artık başımız dönmeye başladı. Osman Baydemir’in Kürtlere özerklik verilmeden bu işin çözülemeyeceğine dair açıklaması ve bunu basındaki bazı önde gelen kalemlerin normal karşılamaları yeterince ağır bir ‘şok’ değilmiş gibi, PKK’nın "eylemsizlik" kararı, üstelik bu kararın hükümetle görüşmek suretiyle alındığı yolundaki bilgiler ve BDP’nin referandumda "hayır"dan "evet"e çark etme manevraları sökün etti peşinden.

Okumaya devam et

Dersim katliamının ilk kıvılcımı nerede ve nasıl yakılmıştı?

18 Ara

NTV Tarih Dergisi’nin Aralık sayısının kapağı 1937-1938 yılları arasında yaşanan Dersim olaylarına ayrıldı. O günlerden bugünlere çok az bilgi aktarıldı. Araştırmacı-yazar Masis Kürkçügil, Dersim İsyanı’nın önderi Seyid Rıza’nın yoldaşı olan Nuri Dersimi’nin, Kürdistan Tarihinde Dersim adlı kitabından ilginç bilgileri derledi. İşte Kürkçügil’in araştırmasına göre Dersim isyanının çıkış noktası ve yaşananların kısa öyküsü:

1936’da, Dersim’deki stratejik noktalarda bir dizi karakol inşaatına başlanması isyanın çıkış noktası olarak kabul edilebilir. İnşaatların müteahhitleri Kürttü. Zaten aşiretler de bölünmüştü. Bir kısmı devlete biat etme yolunu tutmuştu, bir kısmı tarafsız kalmıştı. Nuri Dersimi’nin aktardığına göre, “başta Seyid Rıza olduğu halde Absane Jorin, Ferhadan, Karabalyan aşiretleriyle Bextiyar, Yusufan, Demenan, Heyderan ve kısmen de Kalan aşiretleri kuvvetli ve sıkı bir ittifak yapmıştı”. Okumaya devam et

Seyit Rıza’nın torununu Dersim’e hakim olmak isteyen PKK infaz etmiş

5 Ara

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

‘Seyit Rıza’nın torununu PKK öldürdü’. Bu cümleyi, bugünkü Zaman gazetesine bir açıklama yapan ve Baykal’a yakınlığıyla bilinen CHP Parti Meclisi üyesi ve eski Tunceli milletvekili Sinan Yerlikaya kullandı.

Dersim katliamında ailesinden çok sayıda kişiyi kaybeden, annesi de sürgüne gönderilen Sinan Yerlikaya’nın söyleşisinin sonunda ifade ettiği bu iddialı cümle, Tunceli civarında bilinen ama konuşulmayan bir gerçek olarak, Dersimlilerin internet sitelerinde karşımıza çıkıyor.

Birçok Dersim sitesinde, bu konuda uzun polemikler yer alırken, üzerinde uzlaşılan tek ortak konu ise Seyit Rıza’nın torunun PKK tarafından katletildiği yönünde.

‘Ali Rıza Polatı Kim, Neden Öldürdü?’ başlıklı yazısında Ercan Sönmez şu bilgileri veriyor: Okumaya devam et

Dersim ve Atatürk

5 Ara

Tek parti dönemi uzmanı ünlü tarihçi Prof. Dr. Mete Tunçay, Atatürk ve Dersim`i farklı bir söylemle ele alıyor. İşte Star gazetesinde yayınlanan Fadime Özkan röportajı:

Fadime Özkan`ın röportajı…

Prof. Mete Tunçay, Türkiye’de siyasal düşünceler tarihi disiplininin gelişmesinde katkısı çok büyük olan, çok büyük bir düşünür, akademisyen. Sosyalizmin (hatta sosyal demokrasinin) gerçekleşmesi için demokrasiyi gözden çıkarmayı düşünen kimi “sözde sosyalistler”den farklı olarak liberal demokrasiye, açık topluma inanıyor. Okumaya devam et

Cellâdına gülümseyen adam: Seyyid Rıza

25 Kas

seyyid-riza

Resmi büyütmek için lütfen üzerine tıklayın.

18 Kasım 1937`de, aralarında oğlunun ve kardeşinin de bulunduğu toplam 11 kişi, Elazığ`ın Buğday Meydanı`nda idam edildi. Hava soğuktu ve etrafta kimse yoktu, ama meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti: `Evladı Kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir.` Özgün Duruş`tan Altan Algan`ın hazırladığı haftanı portresi:

Okumaya devam et

Devlet Sen Hiç Empati Kurabilir misin?

24 Kas

Devlet Bahçeli, bir mezrada bir subay bir köylüye pislik yedirirken ne yapardı?

Devlet Bahçeli, bir mezrada bir subay bir köylüye *** yedirirken ne yapardı? Peki ya köyün erkekleri eşlerinin önünde anadan üryan soyulup yere yatırılıp üzerleri çiğnenirken isyan eder miydi? Ahmet Taşgetiren Aksiyon’daki yazısında sordu ve cevapladı…

İŞTE O YAZI:
Menemen’de bir yakınımız idam edilseydi… Diyarbakır Cezaevi’nde bir yüzbaşı, babamızın karnına basıp öldürseydi… Ve Dersim’de 5 yaşındaki kardeşimizin kömürleşmiş bedeniyle karşılaşsaydık… Devlet, devlet, devlet… Tamam ama devlet de insan için var değil mi?

Yazıya şöyle bir soru ile girmek geldi içimden: Okumaya devam et

Alevilerin geleceği CHP’nin geleceği

24 Kas

CHP’nin Dersim yöresindeki üç ilçe belediye başkanının ve çok sayıda parti yöneticisinin istifa ettiği haberi az önce geldi…
Konuya ilişkin kanaatim, en başından beri, Onur Öymen’in sözlerinin Aleviler tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığı yönünde oldu.
Alevilerin Onur Öymen’in CHP yönetiminde kalmasını içlerine sindirmelerini bekleyen yaklaşımlar bana en başından beri gerçekçilikten uzak göründüler.
CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi. Cumhuriyet döneminin olumlu ve olumsuz yanlarının sorumlusu ve bir anlamda mirasçısı. Türkiye Cumhuriyeti tarihi düz bir çizgi üzerinde ilerlemediği için CHP de düz bir çizgi içinde değerlendirilebilecek bir parti olmadı. Okumaya devam et

DTP lideri Ahmet Türk’ün konvoyuna İzmir’de saldırı

23 Kas

221120092338006022061_2 İzmir’de DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk’ü karşılayan DTP konvoyuna saldırı düzenlendi. Saldırıda birçok kişi yaralanırken, onlarca araç da hasar gördü. Türk, "yolumuzdan dönmeyeceğiz" dedi.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk bugün İzmir’e gitti. Türk ve beraberindekileri taşıyan konvoy Andan Menderes Havalimanı’ndan ayrıldıktan sonra Konak ilçesindeki parti il binasına hareket halindeyken bir grubun taşlı saldırısına uğradı.

Konak ilçesi Hatay semtindeki DTP binasına hareket eden DTP’ lideri Ahmet Türk ve beraberindekileri taşıyan yüzlerce araçlık konvoy bir grubun taşlı saldırısına uğradı. DTP konvoyuna taş atan grup, ”Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganı atarken gruba DTP konvoyundan başka bir grup karşılık verdi.

Okumaya devam et

Şeyh Seyyid Rıza Kimdir?

23 Kas

 seyidrizafdg

Şeyh Seyyid Rıza, Tunceli’nin Lirtik köyünde doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1862 veya 1863 yılında doğduğu varsayılıyor.


Seyyid Rıza’nın hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur. Dersim Ayaklanması hakkındaki tek kitabın yazarı olup kendisiyle uzun yıllar birlikte yaşamış olan Dr. Nuri Dersimi‘nin verdiği bilgilere göre Dersim’de doğan Seyyid Rıza yörenin "önemli" aşiretlerinden birinin önderi durumundaki Seyyid İbrahim’in oğludur.

Okumaya devam et

Prof. Dr. Fuat Keyman, CHP ‘Sezarist’ Bir Partidir

23 Kas
10 ve 13 Kasım’da Kürt sorunu ilk defa Meclis çatısı altında tartışıldı. Parti temsilcileri ve liderler demokratik açılımı konuştular. Oturumlardan geriye Onur Öymen’in Dersim ile ilgili sözleri akılda kalsa da, Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fuat Keyman iki farklı noktaya daha dikkat çekiyor. İlki, CHP’nin diğer partilerden farklı olarak Meclis’i çözüm yeri olarak görmemesi; ikincisi ise 13 Kasım ile birlikte partilerin seçim startı verdiğini.

Kürt sorunu ilk kez TBMM’de tartışıldı. Ne düşündünüz izlerken?

10 Kasım ve 13 Kasım’da Meclis çatısı altında yapılan toplantılar tarihi nitelikteydi. Aynı zamanda politik açıdanda önemli idi. Çünkü 25 yıldır yaşanan kan ve gözyaşından sonra Kürt sorunu gibi devasa bir sorun, esas çözüm yeri olan Meclis çatısı altında tartışıldı. Meclis altındaki bu oturumlar Kürt sorununun çözülmesinde büyük bir eşiğin aşılmasıdır.

Okumaya devam et

DERSİM KATLİAMININ KRONOLOJİSİ

22 Kas

Seyfi Cengiz

1937-1938 OLAYLARININ KRONOLOJİSİ
1937-38 Dersim direnişi Kemalist devletin Dersim’i işgal ve dağıtma girişimine karşı bir savunma savaşı olarak patlak verdi.
Direnişe öngelen 1928, 29 ve 31 yıllarında Dersimliler’den birkaç kez silahlarını teslim etmeleri ve başta Alişer olmak üzere Dersim’e sığınmış Koçkiri savaşçılarını iade etmeleri istenir. Bu ısrarlı tehditler ve saldırı hazırlıkları karşısında 1932‘de Dersim’de bir kıpırdanma görülür. Karakollar ve nahiye merkezleri basılır.
25 Aralık 1935‘te Tunceli Kanunu çıkarılır. Bu kanunla birlikte Dersim’in adı Tunceli olarak değiştirilir. Hemen sonra daha önce Birinci Genel Müfettişlik kapsamında bulunan Elazığ, Tunceli, Erzincan ve Bingöl’ü içeren Elazığ merkezli Dördüncü Genel Valilik kurulur (6 Ocak 1936). Bu genel valiliğin başına Dersim Valisi ve Kumandanı sıfatıyla Abdullah Alpdoğan atanır. Okumaya devam et

Dersim’de Atatürk kızı

22 Kas


Ayşe Hür / Taraf Gazetesi
DERSİM sonrası Ulusal Kahraman ilan edilen Sabiha Gökçen’e törenle madalya verildi. Salonda tuhaf bir sessizlik vardı. Harekat basından gizlendiği için Dersim bilinmiyordu. Öyleyse bu madalya niçin veriliyordu?

“Onur Öymen’in Dersim gafına tepkiler sürüyor. Ben de Kürt Meselesi’nin tarihini yazmaya devam ediyorum. 24/25 Eylül 2009 gecesi ATV’de yayınlanan Siyaset Meydanı programında, Türk Hava Kuvvetleri’nin 1930’daki Ağrı Kürt İsyanı’nın bastırılmasında önemli rolü olduğunu söylediğimde, salondaki üniversite öğrencilerinden biri, Okumaya devam et

Turkish Al Kaida

22 Kas

Etyen Mahçupyan
Danıştay baskını olduğunda Ertuğrul Özkök sosyolojik zekâsını gazeteci ‘derinliği’ ile birleştirip, yazısına “Cumhuriyet’in 11 Eylülü” başlığını koymuştu. Türkiye’de de şeriatçı güçler özgürlüklerden ve demokrasiden yana olan rejimi yıkmak üzere faaliyete geçmişlerdi ve ABD’ye olan küresel direncin bir yansıması da Türkiye’deki dincilerin aydınlık kemalist sisteme saldırısıydı. Hedef de aynen 11 Eylül’de olduğu gibi stratejik olarak seçilmişti. Nasıl New York’taki ikiz kuleler ABD değerlerinin küreselleşmesini temsil ediyorsa, benzer bir biçimde üst yargı da kemalist değerlerin tüm ülkede yerleşik hale gelmesini ifade ediyordu. Ayrıca zaten bu gibi eylemler tamamen dinsel bağnazlıkla bağlantılıydı. Amaçlanan şeyin korkunçluğu, eylemi kat be kat aşıyordu. Karşımızda gözü dönmüş bir cinayet şebekesi ve onu besleyen ilkel bir ideoloji vardı… Okumaya devam et

Seyit (Seyyid) Rıza’nın evinden hangi kitaplar çıkmıştı?

22 Kas

Onur Öymen’in geçen hafta TBMM’de yaptığı konuşma, 72 yıldır ideolojik derinin altında durmaktan kabuk bağlayan cerahati de patlatmış oldu.

Emre Aköz gibi Dersim’den Atatürk‘ü sorumlu tutanları okuyunca bazı tabuların yıkılmakta olduğuna inanası geliyor insanın. Düşünce özgürlüğü nihayet geliyor mu dersiniz?

Dersim’de bir katliam yaşandığı giderek açıklık kazanıyor. Bunu Necip Fazıl Kısakürek dahi 60 yıl önce “Büyük Doğu”da yazmıştı. Ancak sadece Dersim’le sınırlı kalmamalı sorgulama; son yüz yılda tarihimizin nasıl mıncıklandığını gösterecek bir bütünlüğe ulaşmalıdır.

İşte 31 Mart. Aydınlatılabildi mi? Ermeni tehciri üzerindeki kara bulutlar dağıtılabildi mi? Yüz binlerce gencimizi kara toprağa gömdüğümüz Birinci Dünya Savaşı’na neden girdiğimizi çözebildik mi? vs.

Dolayısıyla Dersim, bu yüz yıllık kanlı hesaplaşmanın bir durağı olarak anlaşılabilirse anlam kazanacak, aksi halde bir süre aramıza dönmek için heveslendikten sonra yine sırtını dönecektir.

Okumaya devam et