Tag Archives: Mossad

İŞİN ARKASINDA MOSSAD VAR

11 Şub

Mossad-Mit

Oslo görüşmesini kayıt altına alan ve internete sızdıranların izine ulaşıldı. Skandalın arkasındaki birlikteliği ‘Milat’ deşifre ediyor. MİT ile PKK görüşmesini içeren Oslo kayıtları, PKK ve MOSSAD ortak çalışması ile internete sızdırılmış.

Okumaya devam et

Reklamlar

JULIAN ASSANGE MOSSAD İLE BULUŞTU

19 Ara

wikileaks 1

Takvim’in, Wikileaks ile ilgili dikkat çektiği gelişmeyi dünya yeni fark etti. İsrail’in Haarezt gazetesi, El Hakika dergisi ve ABD’deki bir internet sitesi, Julian Assange’ın İsviçre’de İsrail gizli servisi MOSSAD ile buluştuğunu bildirdi…

ABD büyükelçileri ajan gibi çalıştı, görev yaptıkları ülkeleri dinlemeye aldı. Sonra kayda geçen bilgiler, ABD’ye aktarıldı. Nasıl olduysa ortaya Wikileaks adlı bir internet sitesi çıktı ve ABD’nin gizli belgelerini yayınladı. Türkiye, belge sayısında ikinci sırada yer alırken İsrail’le ilgili yazışmalar "sınırlı"sayıda kaldı. Bu şüphelerin oluştuğu bir ortamda TAKVİM kimsenin soramadığı şu soruyu sordu. "Wikileaks ile İsrail arasındaki bağlantı ne?" İşte tam bu noktada TAKVİM’in haberleri taşları yerine oturttu.

BİLGİLERİ MANİPÜLE ETTİ

Zira Wikileaks internet sitesindeki duvar kağıdında yer alan Türkiye köşesi ve Yahudi şifreleri, bağlantıyı gözler önüne serdi. Ve İsrail basınından Haaretz de İsrail- Wikileaks ortaklığını sütunlarına taşıdı. Gazete, Julian Assange tarafından kurulan sitenin, İsrail ile ortak çalıştığını yazdı. Haberde "Wikileaks’in, İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek şekilde bilgileri manipüle ettiği" kaydedildi. Bir önemli haber de Arapça yayınlanan "El Hakika" adlı internet sitesinden geldi. Sitede "Assange ve İsrail gizli servisi MOSSAD, Cenevre’de toplantı yaptı. Assange, toplantıda İsrail’in güvenliğini veya diplomatik ilişkilerini zedeleyecek herhangi bir belge yayınlamamaya söz verdi" denildi. Derin ilişkiyi kanıtlayan bir yorum da Amerikan haber sitesi "Veterans Today"e aitti. Site editörlerinden Gordon Duff, Assange ile İsrailli yetkililerin gizli bir anlaşma yaptıklarını söyledi. 

GÜCÜ DERiNLERDEN

Julian Assange, İngiltere’de özgürlüğün tadını çıkartıyor. Gizemli bir organizasyondan güç alan

Assange’ın özgüveni ise herkesi şaşırtıyor.

DERSLERİ TÜRKİYE!

Bu arada TAKVİM, 28 Kasım 2010 tarihli haberinde Assange ve MOSSAD ajanlarının İsviçre’de buluştuğunu yazmıştı. Buluşmanın asıl amacı ise Türkiye’yi yalnızlaştırma operasyonuydu. Çünkü Türkiye’nin Ortadoğu’da güçlenerek büyümesi İsrail’i son derece rahatsız ediyordu. Bu kapsamda Wikileaks belgelerinde Türkiye’nin terör dostu olarak lanse edilmesi, görüşmenin ilk maddesi oldu. Ve birkaç gün sonra yayınlanan belgelerdeki "Türkiye yalanları da" görüşmeyi kanıtladı!

HESAPLAR KARIŞTI!

İsveç’te 2 kadına tecavüzle suçlanan Julian Assange’ın 1 haftalık hapsi, sona erdi. Yahudi sevgilisi Jemima Goldsmith’in ödediği 250 bin sternlin kefaletle serbest bırakılan Assange, yeniden atağa geçti. İngiltere’nin başkenti Londra’da kalan Assange, bu kez ABD’nin en büyük bankalarından Bank of America’ya meydan okudu! Bank of America Wikileaks’e kendi bankaları aracılığıyla yapılacak tüm para transfer işlemlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bu gelişmenin ardından Wikileaks hemen atağa kalktı. Wikileaks’ten yapılan açıklamada, özgürlüğe inanan kişilerin Bank of America’daki hesaplarını kapatmaları çağrısında bulunuldu. Sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile yapılan açıklamada, "İş yeriniz Bank of America ile çalışıyorsa, paranızı daha güvenli bir yere koymanızı tavsiye ederiz" denildi.

Sami Ofer’in İletişim oyunu

16 Mar

İsrail’de kurulan İletişim Okulu yaptığı çalışmalarla dünya kamuoyuna Gazze işgalini haklı göstermek isterken aynı zamanda yaptığı propagandalarla ülkelerin kaderini değiştiriyor.

Herzliya şehrindeki Sami Ofer İletişim Okulu ferah amfileri, tam donanımlı televizyon stüdyoları ve atölyeleriyle ilk bakışta dünyanın herhangi bir yerindeki özel eğitim kurumlarından farksız görünebilir. Fakat İsrail’in en zengin adamı Ofer’in milyonlarca dolar tutarında bağışıyla kurulan ve sonraki yıllarda da mali yardım almaya devam eden bu okulun eşine kolay rastlanmayacak bir özelliği var. Burada bazı öğrenciler sıradan bir iletişim eğitimi görürken, bazıları da İsrail devleti ve İsrail’in ABD’deki destekçileriyle el ele dünya kamuoyunu yanıltmaya, işgali ve saldırganlığı haklı göstermeye, başka ülkelerin kaderini etkilemeye yönelik profesyonel bir propaganda savaşı yürütüyorlar. Okumaya devam et

Öcalan’ın yakalanması bir Mossad Operasyonuydu!

1 Mar

Abdullah Öcalan MOSSAD liderinden Abdullah Öcalan’ın yakalanmasıyla ilgili gelen itiraf…

Yıl 1999… Türkiye’nin savaş tehdidi sonuç vermiş ve PKK lideri Abdullah Öcalan yıllardan beri ikamet ettiği Suriye’deki Bekaa Vadisi’ni terk etmek zorunda kalmıştı.

Öcalan, İtalya’ya adım atar atmaz Türkiye ile İtalya arasında söz düellosu da başlamıştı… Ancak perde arkasında çok çarpıcı gelişmeler oluyordu. İşte bu gelişmeleri Öcalan’ın yakayı ele verdiği Kenya’nın gizli servisi 11 yıl sonra ilk kez ülkenin prestijli gazetesi The Nation’a anlattı. Adını vermeden gazeteye konuşan yetkilinin iddialarına göre Öcalan’ın yakalanışı Türkiye’nin talebiyle hayata geçen bir MOSSAD operasyonuydu. Kod adı da ’Uyanık’tı (Watchful).

Okumaya devam et

Tank ihalesine MOSSAD tarafından tehdit ve bask

2 Ara

Şaibeli tank ihalesine karşı çıktıkları için istifaya zorlanan bürokrattan müthiş iddialar: ‘ MOSSAD tarafından tehdit edildik’

M60 tanklarının modernizasyonu projesiyle ilgili inanılmaz olayların yaşandığı ortaya çıktı.

MOSSAD ajanları tarafından aranan bürokratların “Sen tankların modernizasyonunun İsrail firmasına verilmesine karşı çıkıyormuşsun” denilerek üstü kapalı tehdit edildiği öğrenildi. Ajanların ihale görüşmelerine de katıldığı iddia edildi.

Kıvrıkoğlu karşıydı ama

M60 tanklarının İsrail firmasına verilmesine karşı çıkan proje müdürü Sadık Yamaç baskıların ardından görevden alındı. Proje müdürü olarak atanan Sezai Öztürk ise baskılar üzerine 1 hafta sonra istifa etti. Öztürk’ün yerine atanan Hünkar Urfalıoğlu da projeye imza atmadı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu‘nun da ihalenin İsrail firmasına verilmesine ilk başlarda karşı çıktığı, ancak daha sonra görüş değiştirerek projeye imza attığı öğrenildi.

124’e Mercedes motoru

Bir uzman “M60 tanklarının modernize edilmesi demek Murat 124 arabaya Mercedes motoru yüklenmesi demektir. Böyle yaparsanız Murat 124 çöker. M60 tankları da çöktü. Tankın küçük olması önemlidir. M-0 modernize edilince büyüdü. Hedef olması kolaylaştı” dedi. Uzmanlar, modernizasyon sırasında ‘güç paketi’nin çökmesi nedeniyle öncelikle tanklardaki zırhın çıkarıldığını ardından da modernizasyonu kaldıramayan tanklardaki bir çok teknolojinin söküldüğünü belirtti. İsrail firmasının vermeyi taahhüt ettiği bazı teknolojileri ise vermediği belirtildi. İsrail’in Merkava tanklarındaki teknolojinin M60 tanklarına aktarılmasına İsrail tarafından “Bu benim yıllar sonra geliştirdiğim bir teknoloji bunun sana veremem” diyerek reddettiği öğrenildi.

Gecikme oldu ama TAMAMLANACAK

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İsrailli IMI firması tarafından modernize edilen M60 tankları projesinin geciktiğini ancak projenin gerçekleştirileceğini söyledi. İsrail’in prototipleri teslim etmekte geciktiğini belirten Gönül, “2 senelik bir gecikme oldu. Ancak daha sonra Kayseri ve Arifiye’de tanklar modernize edilmeye başlandı. Büyük bir kısmının teslimatı da bitti” dedi. Yaşanan sıkıntıların teknik eksikliklerden kaynaklandığını belirten Gönül, “Tankların belli bir ağırlığı tutturması gerekiyordu ama tutturamadılar. İsrailli firma şartnameden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiriyor” diye konuştu.

BUGÜN

JİTEM ile ilgili tüyler ürperten şok iddialar

16 Kas

Binlerce Kürt asit çukurlarında eritildi diyen Güney, yerlerini de işaret ediyor.

Nuh Gönültaş / Bugün

Ergenekon’u deşifre eden, kilit adam, kara kutu Tuncay Güney‘in, şehir efsanesi haline getirilen medyatik yaşam öyküsü, ilişkileri sanal mı, gerçek mi bilinmiyor.

Güney’in en önemli özelliği 1990’lı yılların derin paşası Veli Küçük ile 9 yıl süren sıkı fıkı ilişkileri.

Karakutu Yayınları tarafından yayımlanan Toronto’da yaşayan gazeteci Faruk Arslan‘ın kaleme aldığı Karakutu: Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney kitabında gizemli tanık, yine şok açıklamalarda bulunuyor.

Güney, JİTEM elemanları tarafından PKK’ya yataklık gerekçesiyle yargısız infazlarla öldürülen binlerce Kürt kökenli vatandaşın cesetlerinin asit çukurlarında eritildiği için bulunamadığını savunuyor.

Bu oldukça orijinal ve yeni bir bilgi.

Güney, kemikleri dahi eriten asitle dolu ölüm çukurlarını bulmak için JİTEM’in 1990’lı yıllarda Güneydoğu bölgesinde kullandığı BOTAŞ tesislerine bakılmasını tavsiye ediyor.

Faili meçhul cinayete kurban giden 18 bini aşkın çoğu Kürt kökenli vatandaşımızın mezarının nerede olduğunu yıllardır kimse bilmiyor, nerede olduğunu sorgulamıyor veya sorgulamaya cesaret edemiyor!

Asit çukurlarının Güneydoğu’nun neredesinde kazıldığını bilen az sayıda insan olduğunu, Veli Küçük’ün bunlardan biri olmasına rağmen konuşmadığına değinen Güney’in verdiği bir de net adres var, kitapta şöyle anlatılıyor:

“Küçük’ün ekibi ve JİTEM’cilerin kullandığı mekanlar buralarıydı. Net adres olarak, Habur sınır kapısına giderken Mardin’in eski ilçesi Cizre’den sınıra yakın yerde solda karşına bir tesis çıkar, askerler koruyordur. Orayı kazarsan çok ceset çıkar. BOTAŞ’ın Diyarbakır, Batman, Adıyaman’da da işletmeleri bulunuyor, oralara da bakılsın.”

Asiti nereden bulmuşlar sorusuna klasik cevap veren Güney, ‘İzmit’te bir sürü fabrika var, Küçük’ün selamı bile emirdir. Ayrıca uyuşturucu ticaretinde asit lazım olduğu için asit getirmede uzmanlaşmışlardı.’ diye konuşuyor.

Doğu Perinçek, Güney’i CIA elemanı olarak lanse ediyor, ve Güney’in Türkiye’ye getirilip ifadesinin alınmasını talep ediyor.

Arslan kitabında Güney’in CIA ajanlığını oldukça komedi dram bir olayla çürütmüş. Takip edelim:

Şubat 2008’de Muhammed El Attar’ın Mısır’da İsrail lehine casusluk yaptığı suçlamasıyla tutuklanmasının ardından Kanada’da yaşayan üç isim MOSSAD’a casusluk olayıyla gündeme gelmişti. Bu üç isimden birisi olan Daniel Levi, Tuncay Güney’in kullandığı bir isim.

Mısır’ın Attar’ı tutuklamasının ardından CIA’ye bağlı bir ekip, Toronto’da Tuncay Güney’in yaşadığı eve baskın yaptı. Yapılan baskında, CIA ekibinin başında sarışın güzel bir kadın var.

Tuncay Güney’e kimliğini gösteriyor ve ilk söylediği şu oluyor: Mossad’a çalıştığını biliyoruz.

Arkadaşlarıyla oturan Güney’i ayrı bir odaya alan CIA ajanı kadın, sadece Attar ile ilgili sorgulamak istiyor. Ancak şok bir bilgi ile karşılaşıyor. Alemi birbirine katan, bunca iş karıştıran, CIA ajanı olduğuna CIA’nın bile güldüğü Tuncay, İngilizce bilmiyor. En önemlisi CIA, Tuncay’ın İngilizce bilmediğini bilmiyor. Mossad’a bordrolu çalışmadığını, sadece birkaç yaptığı parça iş karşılığı para aldığını bilmiyor. Bu parça işleri ABD’den Emin adlı bir Türk Rabbe’den görüntülü MSN aracılığıyla aldığını bilmiyor. İstenilen raporları, oraya gönderdiği için sanırım Mossad ajanı sanıyorlar.

Baskın sırasında evde bulunan kişilerden birisine- (yazarın) arkadaşı, tercümanlık yapması için ricada bulunuyor sarışın güzeli CIA ajanı.

İngilizcesi yeterli olmayan Tuncay Güney’e sorgu sırasında tercümanlık yapan genç, bunları anlatırken gülmekten yerlere yatıyor.

CIA, zorluk çıkarmadan verdiği bilgilerden dolayı Tuncay Güney’in adresine 100 dolarlık bir çek gönderiyor. Güney, bu olayı önce reddediyor, sonra kabul ediyor. Türkiye’den en az on gazeteci, bu haberi Güney’in CIA ajanlığına delil olarak sunuyor. 100 dolar alıyormuşsun ya diyorlar. CIA efsanesi bitiyor.

Rahip Santoro ve Dink cinayetlerindeki şüpheler kayıtlara geçti.

14 Ağu

Ergenekon iddianamesi suikastlara ışık tuttu. Danıştay saldırısını örgütün yaptığı belgelenirken, Rahip Santoro ve Dink cinayetleri için de ciddi şüphelerin bulunduğu kayıtlara geçti. Savcı, “Ergenekon, kanlı eylemlerini planlamaya devam ediyor.” diye uyardı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ve ekleriyle birlikte binlerce sayfadan oluşan Ergenekon iddianamesinde Türkiye üzerinde oynanan kirli oyunlar delilleriyle birlikte sıralanıyor. Son birkaç yılda, ülkeyi karıştırmak, toplumda infial oluşturmak için işlenen suikastlara özel vurgu yapılırken, bunların Ergenekon’la irtibatı ortaya konuluyor. Okumaya devam et

Sarıklı Ahmet Altan ve Taraf’ın içyüzü

17 Tem

Taraf’a yayınlarını eleştirenlere ve “gazetenin arkasında kim var” sorusunu soranlara Ümit Kıvanç cevap verdi. Yazısında gündemdeki olaylara ilginç göndermeler yapan Kıvanç’ın yazısı hem güldürüyor hem düşündürüyor.

Taraf’ın içyüzünü ifşa ediyorum!

Ekim ayıydı. Alper Görmüş aradı. Kendisi, biliyorsunuz, bölücü, dinci, liberal, Marksist ve Fethullahçı’dır, ABD ve AB emperyalizmlerinin uzantısı Soros’un adamıdır. Nokta dergisini yönetirken fenalık olsun diye “Darbe Günlükleri”ni uydurmuştur.

Yeri gelmişken, bakın sırf size söylüyorum: Nokta’nın basılması işini de Türkiye’nin imajını bozmak amacıyla ayarlamıştık. Yunan gizli servisi, AB, Hizbullah ve MOSSAD bize, “Para kolay, düşünmeyin,” demişlerdi. Okumaya devam et

Neocon İsrail Ergenekon

8 Tem

https://i2.wp.com/atlasshrugs2000.typepad.com/photos/uncategorized/flag_america_israel.jpgŞener Eruygur ADD başkanı avrupa birliği fonlarından istifade eden vatan hainidir demiş 700.000 avroluk avrupa birliği fonunu cebe indirmiş.Sinan Aygün döviz kullanmayı ATO‘da yasaklamış evinde avrocukları depolamış.Ulusalcı cephenin dindar çalışanlara göz açtırmayan şirketi OYAK yerli sermaye demiş, vergi indirimlerinden istifade etmiş, 28 Şubatta içi boşaltılan bankaları demir çelik fabrikaları v.s bedavaya kapatmış.Bir yandan vatanı yabancılara satıyorlar edebiyatı yaparken (yapanlara finansal destek sağlarken) Oyakbank‘ı hollandalılara satmış.
Bir yandan Amerikacı bop başkanı gibi argümanlarla başbakana saldırırken (grey war) neoconlarla aynı yatağa giriyorlar.Mossad‘a taşeronluk yapıyorlar.
Şimdi aslında karışık gözüken ilişkiler ağını çözebilmek, için eylem birlikteliğine bakmak lazım.Ergenekon terör örgütünün kapsadığı tüm unsurların ortak hedefi Anadolu’dan islam kimliğini silmek yani ezanı muhammediyi susturmak.Anlaşılmadı ise tekrar edeyim bu işin lamı cimi yok. Yani bu adamların hedefi Anadolu topraklarından islamı kimliği kazımak.

Aklıma gelmişken şu notuda ileteyim pkk terör örgütün baş hayvanları (adamlar evrimci, gocunmasınlar insan düşünen hayvan muhabbeti) alman ard tv’sine yaptıkları mülakatta varlık sebebimiz islamiyetin doğuda hakimiyet alanı oluşturmasını engellemek demişler.

Türkiye kenelerinden kurtulmalı acısada!

3 Tem

Devletin imkanlarını kullanarak* Memleketi her on senede bir geriye götüren, enerjisini sömüren asalak, darbeci, baasçı, şamanist ekip müreffeh Türkiye’nin ve toplumsal barışın önündeki en büyük engeldir.

Bunların akıl babaları The Hudson Institute gibi siyonist “think tank” kuruluşlarıdır.Yalnız cia, bnd (Bundesnachrichtendienst) ve mossad ile aynı yatakta yattıklarınında altını çizmemek olmaz.

Fehim Taştekin
*bkz. erbakan hükümeti zamanında alınan ödeneklerle yıkılan refahyol hükümeti