Tag Archives: Mustafa Balbay

Yüksek yargıda bugün yaşanan kaosun altından 10. Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer ve adamları çıktı.

9 Oca

necdet sezer

Yüksek yargıda bugün yaşanan kaosun altından 10. Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer ve adamları çıktı. Ergenekon sanığı Mustafa Balbay’ın iddianamede yer alan günlüklerinde geçen ifadeler, hükümete karşı girişilen ‘yargıda kaos’ çıkarma plânını gözler önüne seriyor.

İlhan Selçuk, Balbay ve dönemin HSYK Başkanı Eraslan Özkaya ile Çankaya’da yaptığı görüşmelerde, hükümetin yargı yükünü hafifletmeye yönelik çalışmalarının önünü nasıl keseceklerini plânlamış.

Bu şok ifadeler Balbay’ın günlüklerinde

• Ergenekon iddianamesi ek delil klasörlerinde yer alan ‘Balbay Günlükleri’nde, yargının iş yükünü hafifletmek ve yeni personel kazandırmak için Adalet Bakanlığı’nın yapmak istediği atamalara engel olunması gerektiği belirtiliyor. 19 Nisan 2005 ve 11 Temmuz 2005 tarihli görüşme notları, plânı gözler önüne seriyor.

ETKİSİZLEŞTİRME PLANI

Eski Cumhurbaşkanı Sezer ve Cumuriyet’in eski Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın, Köşk’te yaptıkları görüşmede, AK Parti hükümetinin hakim ve savcı ataması yapmasına nasıl engel olunacağı konuşulmuş. ‘Balbay Günlükleri’ne yansıyan notlara göre; Sezer, "Bu hükümete hakim ve savcı aldırtmamak lazım" demiş.

SEZER’IN BÜTÜN DERDİ!

Ergenekon iddianamesinde yer alan Balbay Günlükleri’ndeki notlarda, Sezer’in yüksek yargı için uzun vadeli plânlar yaptığı ve Anayasa Mahkemesi’ne üye seçimiyle ilgili olarak da "AYM’de benden sonrakinin görev süresi boyunca görev yapacak iki isim arıyorum. Şöyle genç olsun, biraz uzun görev yapsın istiyorum. Bütün derdim o" dediği ifade ediliyor.

Köşk’te düzenlediği görüşmelerde yüksek yargı ve Anayasa Mahkemesi için uzun soluklu planlar yapıp, yargıya kendi düşünce yapısına uygun kişiler getirmeyi planlayan 10. Cumhurbaşkanı Sezer, hükümetin reform arayışlarını, "yargıda kadrolaşma" şeklinde yorumlamış.

YENİ AKİT

Reklamlar

Paralarımız nasıl sokağa atıldı!

18 Ağu

Sadece güdümlü füze projesinde 150 milyon dolarlık fazlalık olduğu belirtilirken, Erdil’in dosyası bir buçuk yıl saklanmış

Ergenekon sanıkları emekli Orgeneral Şener Eruygur ve Mustafa Balbay’da ele geçirilen darbe günlüklerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki yolsuzlukların ayrıntılı olarak anlatıldığı ortaya çıktı. Emekli oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüklerde, sadece güdümlü mermiler projesinde 150 milyon dolarlık açıktan söz ediliyor ve “Paralarımızın nasıl sokağa atıldığını gördük” deniyor.

İşte yolsuzluk günlükleri:

PROJE HİÇ DEĞİLSE 2001’E ERTELENSİN

15 Mayıs 2001: “İsrail’den alınacak güdümlü mermiler projesinde 150 milyon dolar fazlalık varmış. R.Y., Tuğa. N.K., parayı paylaşacakmış. Durumu Yener’e bildirdim, projenin hiç değilse Eylül 2001’e ertelenmesini sağlamasını istedim.”

TÜM BAHRİYE MAHKEMELİK OLABİLİR

6 Kasım 2001: Bazı gemilerde yolsuzluk yapıldığı belirtildikten sonra şu ifadeler dikkat çekiyor: “Gemliği mahkemeye vereceğim, zira onun durumu çok özel, diğer gemilerin hepsine yaptıkları zimmet hatalarını ödemeleri için emir vereceğim. Aksi halde tüm bahriyeyi mahkemeye vermek lazım… Bu iş gazetelere düşebilir ve bu kadar çok kişinin mahkemede olması TSK’nın itibarını zedeleyebilirdi.” 

BAZI ŞİRKETLER İHALE MAFYASI GİBİ

29 Nisan 5 Mayıs: “Gölcük bölgesinde bazı yolsuzlukların olduğunu biliyordum. Bu nedenle daha göreve başlar başlamaz tedbirler almaya başladım. Yolsuzluğu bilenler ihbar yapmayı tercih etmiyorlar, zira bölgedeki mütahitlerce dışlanacaklarından korkuyorlar… Gördüğüm ilk manzara buradaki bazı şirketlerin adeta bir ihale mafyası gibi davrandıkları.”

İYİ NİYETTEN YAPILAN USULSÜZLÜK!

“Son iki yılda yurt dışına giden tüm gemileri incelettim. İçlerinden sadece biri temizdi, diğerlerinde usulsüzlük vardı. Sonuçta yapılan usulsüzlüğün iyi niyetli ve cahillikten yapıldığını kabul ederek sadece aradaki farkların ödenmesini aksi halde savcılığa verileceklerini bildirdim.”

Erdil dosyası sümenaltı

Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüklerde 2000-2002 yılları arasında Deniz Kuvvetleri komutanı olarak görev yapan, daha sona yolsuzluk iddiaları nedeniyle yargılandığı mahkeme tarafından er rütbesine indirildikten sonra ceza evine gönderilen İlhami Erdil’e geniş yer ayrılıyor. Erdil ile aynı soruşturmada tutuklanan Ali Osman Özmen’in de ismi de günlüklerde sık sık geçiyor.

KOMUTAN DOSYAYI SAKLADI

5 Eylül 2003: “Astsb. A.O. ‘ben Özden amiral ile çalışmak istiyorum’ der, orduevine sürülür. Şimdi de bu. C. konuşmaya devam ederek: ‘İlhami Paşa ile ilgili dosya aralık 2001’de geldi ve komutan bu dosyayı sakladı. Ancak bir buçuk yıl sonra bana verdiler. 8 Ağustos 2003 tarihinde cevabı gönderdik’ diye açıkladı.”

MAALESEF BERAAT İSTEYEMEYİZ

17 Mart 2004: “Öğleden sonra Albay Saim’i (Savcı) aradım. İlhami Paşanın davası ne oluyor dedim. ‘Yeni iki soruşturma daha açtık, bunlar için İstanbul’a giderek Füsün Hanım ile komutanın ifadelerini alacağım’ dedi. ‘Kasımpaşa’daki davalar yağmur gibi yağacak’ dedi. Sonra Aydın Gürül’ü sordum. ‘Maalesef beraat isteyemeyiz’ dedi. Bu arada İlhami’nin davasından Mücahit Şişlioğlu’nu kurtarmaya çalıştığını söyledi. Ben de ‘sana yardım edebilirim gerekirse bende Genelkurmay Başkanı ile konuşayım’ dedim.

İLHAMİ PAŞADAN UTANIYORLAR

18 Ocak 2005: “Bana intikal eden haberlere göre bizim personelimiz içerisinde İlhami Paşa’dan dolayı bir utanma ve ‘artık kimsenin yüzüne bakamayız’ duygusu hakim.”

Kaynak: Star Gazete

İşte Mustafa Balbay’ın günlüğü

17 Mar

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanması “gazetecilik gereği tutulan notlar, gazetecinin topladığı bilgiler tutuklamaya delil sayılır mı” tartışmasını doğurdu.

Tartışmadaki iki karşıt cephe de “gazetecilik faaliyetinin tutuklama gerekçesi sayılamayacağını” vurguladı. Ancak bu tutuklamanın sağlam hukuki dayanaklara sahip olabileceğini söyleyen taraf, Balbay’ın “gazetecilik faaliyeti sergilediği için değil, darbe girişimlerine adı karıştığı için cezaevinde olduğunu” iddia etti.

Bu tartışmanın sağlıklı bir zeminde yapılabilmesinin tek koşulu, Mustafa Balbay’a atfedilerek el konulan ve soruşturma makamlarının yanı sıra Cumhuriyet gazetesince de tutuklamanın temel dayanağı olarak görülen günlük düzenindeki notların taşıdığı içeriğin bilinmesiydi. Okumaya devam et

DERİN YAPILANMA, İKİ YOLDAŞ VE ACI BİR HATIRA

25 Ağu

https://i2.wp.com/habervaktim.com/resim/resim31086_2.jpgCumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Ergenekon Operasyonu’nda gözaltına alındığında eski bir dava arkadaşı tutuklanması için dua ediyordu. Çünkü, yıllar önce ‘iki yoldaş’ arasında geçen acı bir hatıra canlanmıştı zihninde… Olay, 12 Eylül darbesinden sonraki bunalımlı günlere dayanıyor.

O dönemde genç bir muhabir olan Balbay, yasadışı Türkiye Komünist Partisi’nde (TKP) birlikte çalıştığı arkadaşlarını ispiyonlamıştı. Genç gazeteci, İzmir Emniyet Müdürlüğü’nden elini kolunu sallayarak çıkarken, arkadaşlarını ‘uzun yıllar sürecek zulüm ve işkenceler’le baş başa bırakmıştı. Okumaya devam et

Hilmi Özkök Paşanın F-16 ile fotoğrafının sırrı yıllar sonra çözüldü

12 Tem

hilmi özkökGazeteci-Yazar Hüseyin Gülerce Hilmi Özkök’ün herkesin merak ettiği ve durup dururken pilot elbisesi giyip F-16 ile uçmasını yıllar sonra yazdı.
Gülerce’nin yazısı şöyle:

Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak Hilmi Özkök ismi giderek anahtar bir konuma geliyor. Çünkü Sarıkız ve Ayışığı adlı darbe teşebbüsleri, bir önceki Genelkurmay Başkanı Sayın Özkök’ün dönemine ait.

Hilmi Özkök, Cumhuriyet tarihimizin bana göre en önemli Genelkurmay başkanıdır.

Kendisinden önceki Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu onunla çok uğraştı. Önünü kesebilseydi, şimdi hepimiz Baas tipi bir darbe yönetiminin altında yaşıyor olacaktık. Okumaya devam et

100 milyar Cumhuriyet gazetesine mi, Balbay’ın cebine mi gitti?

8 Tem

https://i2.wp.com/habervaktim.com/resim/resim25206_2.jpgAli Karahasanoğlu – Vakit
akarahasanoglu@vakit.com.tr
Cumhuriyet gazetesinden ikinci isim de terör örgütü üyeliği kapsamında gözaltına alındı ya.. İşledikleri suçu gözlerden uzak tutmak için, şimdi işi sulandırmaya çalışıyorlar: “Kendi telefonumu aradım, bulamadım” diye yazı döktürüyorlar..
Neymiş peki, “kendi telefonunu arayıp bulamama muhabbeti”?
Mustafa Balbay gözaltına alındığında, “cep telefonuna da el konulmuş”muş.. Salıverildiğinde ise, cep telefonunu istemiş ise de, “Henüz işi bitmedi” denilerek iade edilmemiş.
Şimdi; bir ayağı ile Genelkurmay’da Başbakan’ı devirme sohbetlerine katılıp, diğer ayağı ile; devirmeye çalıştığı Başbakanlık’tan aldığı sarı basın kartı ile iş bitiren gazetecimiz, “telefonuna el konulması” üzerinden dokundurmalarda bulunuyor: “Gözaltı süresince bana iyi davranan TEM polislerinin cep telefonuma da aynı özeni göstereceklerine inanıyorum.”
Tutuklanmak üzere mahkemeye sevkedilmiş, ancak mahkeme, yurtdışına çıkış yasağı koyarak muhteremi serbest bırakmış.. Beyefendi şimdi, “Telefonumu arıyorum, ‘mesaj bırak’ notu çıkıyor” diye dalgasını geçiyor!.. Okumaya devam et

Beni Başbakan yapacaklar

7 Tem

Cumhuriyet
gazetesi Ankara temsilcisi Mustafa Balbay, gözaltı ve mahkemede
yaşadıklarını tüm detayları ile anlattı. Çok ilginç bir detayda gün
yüzüne çıktı.

Balbay,
kendisine ağırlıklı Türk Metal-İş Sendikası Başkanı Mustafa Özbek ve
Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal ile ilgili sorular
yöneltildiğini açıkladı. Ergenekon terör örgütü üyesi olmak ve hükümete
karşı halkı isyana teşvikle suçlanan Balbay, ART’de yaptığı programda
yaşadıklarını ve soruşturmaya ilişkin görüşlerini anlattı. Sorguyu
beklerken ATO Başkanı Sinan Aygün ile yan yana oturduklarını belirten
Balbay, ilginç bir ayrıntıyı da aktardı. Balbay, “Gözlerini kapamış, kafasını duvara yaslamış, ‘Beni Başbakan yapacaklar’, diye mırıldanıyordu’ dedi. Galiba kafasında siyaset var” diye konuştu.SABAH

Meğer Albay Sarızeybek, Cumhuriyet’e yazar olmuş!

7 Tem

Meğer Albay Sarızeybek, Cumhuriyet’e yazar olmuş!

Geçmişteki söylemlerinden farklı olarak Ergenekon terör örgütü soruşturmasına karşı eleştirel bir tavır alan emekli Jandarma Albay Erdal Sarızeybek’in Cumhuriyet gazetesinin bir dergisine yazar olduğu ortaya çıktı.

Derginin yayın danışmanı ise terör örgütü Ergenekon soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Mustafa Balbay. Sarızeybek, daha önce yazdığı “Ya Gazi Paşa Duyarsa” adlı kitapta soruşturma kapsamında tutuklanan Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ve aranan Jandarma İstihbarat Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’e ağır suçlamalar yöneltmişti. Okumaya devam et

TBB Başkanından darbeci paşalara övgüler

7 Tem

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, AK Parti için açılan kapatma davasının kararını verecek olan üyeler arasında olmayı istediğini söyledi.

2003 yılında dönemin Cumhurbaşkanı olan Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa Mahkemesi üyeliğine atadığı fakat CHP delegesi olduğu için bu görevinden istifa eden Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Vatan Gazetesi’nin Pazar ekine verdiği röportajda, AK Parti için açılan kapatma davasının kararını verecek olan üyeler arasında olmayı istediğini söyledi…

Okumaya devam et

Hürriyet Gazetesinden kozmik balonla hedef şaşırtma

5 Tem

Ergenekon çetesini görmezden gelen Hürriyet, kanlı darbe planlarını da görmezden geldi. Görmemekle de kalmayıp haberlere balon nitelemesi yaptı.

Ergenekon soruşturmasının geçtiğimiz salı gününden beri yaşanan son aşamasına, bazı yayın organlarının verdiği ’yalan haberler’ damgasını vurdu. Belli bir kesime yakınlığıyla bilinen bu yayın organlarının, hepsinde hemen hemen aynı çıktığı için ’servis edilmiş’ izlenimi veren ve tümü yalanlanan haberler şunlar: 1- 7 Temmuz’da kaos çıkarılacak, 2 – Çömez kaçtı, 3 – Emekli Tuğgeneral Esener gözaltında… Okumaya devam et

Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!

5 Tem

https://i1.wp.com/www.habervaktim.com/resim/resim24939_1.jpg

Ali Karahasanoğlu

Türkiye’de yaşanan ikiyüzlülüklere, çifte standartlara, şöyle bir göz gezdirelim..
“Bir öyle, bir böyle” tavırları not edip, “ilkesizlikler”i unutmayalım, unutturmayalım.. Şöyle bir özetleyelim, ahlaksızlıkları..

Ergenekon davasında şöyle diyorlar: “Olmaz ki ama. Böyle hayali suçlamalarla insanların hayatları karartılmaz ki!”
AKParti kapatma davasında ise şöyle diyorlar: “Yargıya güven duymak zorundayız.Başsavcı, kanun adına hareket ediyor, kendi kafasına göre muamele yapmıyor ki…”
Ergenekon davasında şöyle diyorlar: “Şu şununla konuşmuş, bu bununla telefonda diğerinden bahsetmiş. Böyle suçlama olur mu? Beyler, ciddi olmalıyız.” Okumaya devam et

ATO Başkanı Sinan Aygün tutuklandı

5 Tem

Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınanlardan ATO Başkanı Sinan Aygün’ün de aralarında bulunduğu 4 kişi tutuklandı.

Ergenekon soruşturmasında, gözaltına alınanlardan, aralarında Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün ve Emekli Albay Atilla Uğur, Birol Başaran ve İbrahim Özcan da tutuklandı.

4 kişi daha tutuklanma istemiyle nöbetçi mahkemeye sevkedildi.

Mahkeme Prof. Dr. Ercüment Ovalı’nın kefaretle serbest bırakılması kararı verdi. Gazeteci Balbay’ın mahkemeye sevkedilenler arasında bulunup bulunmadığı açıklık kazanmadı. Emniyette bulunan Orgeneral Hurşit Tolon ve Osman Gürbüz, henüz savcılığa sevkedilmedi.

Okumaya devam et

Ergenekon’un Yeşili

3 Tem

Antalya’da gözaltına alınan ve İstanbul’da sorguya alınan Osman Gürbüz’ün, ‘Ergenekon’un Yeşil’i’ olduğu iddia edildi.

1962 Erzincan doğumlu olan Osman Gürbüz’ün poliste kabarık bir “sabıka” kaydı bulunuyor. Adı birçok faili meçhul olaya, gasp ve cinayete karışan Osman Gürbüz’ün sabıka kaydında şu bilgiler bulunuyor: Okumaya devam et

Şener Eruygur, Hilmi Özkök’ü dinletti mi?

3 Tem

“3 numara kozmik gizliliğe sahipti, her biri şifreli bir dosyaya aitti. Bu numaralardan birisi de… ” İşte Radikal’in manşetten duyurduğu çarpıcı iddia !

Emekli Kıdemli Albay Erdal Sarızeybek, yeni çıkan ‘Ya Gazi Paşa Duyarsa’ adlı kitabında, “Keşke telefon numaralarını hiç tespit etmeseydim. Nereden bilecektim en azından üçünün kozmik gizli, her birinin şifreli dosyaya ait olduğunu. Ankara’da top secret operasyon olduğunu. Bilemedim. Bilemeyince de aldım başıma belayı” diyor. Okumaya devam et

Darbe planına göre Cumhurbaşkanı Şener Başbakan Aygün olacaktı

3 Tem

Ergenekon operasyonunun altıncı dalgasında ele geçen belgelere göre; 4 gün sonra darbe planının devreye gireceği iddia edildi.

Eruygur
ve Hurşit Tolon yönetimindeki yapılanmanın, ATO Başkanı Sinan Aygün‘e de ‘dehşet planı’nda aktif rol verdiği tespit edildi. Belgelere göre Aygün, sürekli olarak anketler düzenleyip, yandaş medya kuruluşlarında
ülke ekonomisinin çöktüğü yönünde demeçler vererek karamsar bir tablo çizecekti. Suikastlerin ardından düzenlenecek provokatif gösterilerle ordunun darbesiyle hükümet düşürülecek ve Aygün‘ün kurduğu parti
iktidara getirilecekti. Planda Abdüllatif Şener’in de yeni dönemin Cumhurbaşkanı olması öngörüldü.

AKTİFHABER