Tag Archives: Osman Baydemir

“ABDULLAH ÖCALAN KENDİSİNİ TANRI GİBİ GÖRÜYOR”

30 Kas

Abdullah Öcalan 001

Öcalan ve PKK’ya ilişkin tüm öngörüleri tutan Kürt yazar-aydın Ümit Fırat bir tespitle başlıyor söze; “Öcalan sayıları 7-8 bini bulan PKK’lılardan çok, kendisine bağlılık duyan ve destek veren milyonlarca insana güveniyor…

Bu yüzden de kendisini tanrı gibi görüyor.” Sonra İmralı’dan Baydemir’e yönelik sert tavra ilişkin bir değerlendirme yapıyor, biraz tedirgin: “Baydemir çok sıkıştırılırsa istifa eder.” Peki sonu infaz edilen Hikmet Fidan gibi olur mu? ”Bunu aklımdan bile geçirmiyorum!”

FIRAT, Öcalan’ın megalomanisine bir örnek daha veriyor: “Leyla Zana 2004’te Öcalan’a yazdığı mektupta ‘Dostuz’ ifadesini kullanmıştı. İmralı’dan gelen tepki bence Öcalan’ın ruh halini gözler önüne serecek bir örnek: ‘Sen kim oluyorsun da dostum oluyorsun!’

Okumaya devam et

Reklamlar

"ÖCALAN, BDP’Yİ KAPATABİLİR"

24 Kas

ümit fırat

Ümit Fırat, Baydemir tartışmalarını değerlendirirken hem Öcalan hem de PKK ile ilgili çok önemli iddialarda bulundu.

İNTERNETHABER– Kürt yazar Ümit Fırat, Öcalan’ın Baydemir ile ilgili sözlerinin "balans ayarı" olduğunu bundan sonra Baydemir’in çizmeyi aşmayacağını iddia etti. PKK’nın Gülen cemaatini tehdit ettiğini, bölgedeki faaliyetlerinden de rahatsız olduğunu söyleyen Fırat, Öcalan ile ilgili müthiş bir iddiayı da gündeme taşıdı. Fırat’a göre Öcalan, avukatlarının dışında derin devletle de temaslarını sürdürüyor.

Ümit Fırat, Öcalan’ın İmralı’da yaşlanarak ölmemesi için dua ediyor. Habertürk’te katıldığı programda konuşan Fırat, Öcalan’ın İmralı’da "doğal yollardan ölmesi" halinde bile bunun Kürt kamouyuna anlatılamayacağını ve bu durumun ülkede yeni çatışmaların yaşanmasına neden olabileceğini söyledi.

Okumaya devam et

“ÖNDERLİK ALLAH GİBİ GÖSTERİLECEK”

29 Eki

OSMAN BAYDEMİR

PKK’nın şehir yapılanması KCK mensuplarının “önderliği” bölge halkına “Allah” gibi göstermeye çalıştığı ortaya çıktı. İddianameye görne örgüt mensupları “Kürt insanına örgütün nasıl tanıtılacağı konusunda önderliğin Allah gibi gösterilmesi" talimatı veriyor. KCK Davası sanığı Osman Baydemir de kendini anlatırken “Camiden çıkıp, harekete katıldım” diyor.

PKK’nın yönetim kadrosunun Hıristiyanlık dinini benimsediği iddialarını güçlendiren deliller KCK İddianamesi’nde de yer alıyor.

Okumaya devam et

TUNCELİ HALKI NEDEN CHP’Yİ TUTAR?

22 Ağu

Zaman gazetesi yazarı Mustafa Armağan, "Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP’yi tutar?" diye sordu.

Zaman gazetesi yazarı-tarihçi Mustafa Armağan bugün yayımlanan makalesinde "Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP’yi tutar?" dedi. İşte o makale;

Tunceli halkı Dersim kıyımına rağmen neden CHP’yi tutar?

Şaşırmak düşünmektir, tamam da, artık başımız dönmeye başladı. Osman Baydemir’in Kürtlere özerklik verilmeden bu işin çözülemeyeceğine dair açıklaması ve bunu basındaki bazı önde gelen kalemlerin normal karşılamaları yeterince ağır bir ‘şok’ değilmiş gibi, PKK’nın "eylemsizlik" kararı, üstelik bu kararın hükümetle görüşmek suretiyle alındığı yolundaki bilgiler ve BDP’nin referandumda "hayır"dan "evet"e çark etme manevraları sökün etti peşinden.

Okumaya devam et

Açılımda tehlike sinyalleri

24 Kas

TAHA AKYOL/MİLLİYET
KENDİ çevremden de hissediyorum, tansiyon yükseliyor. İzmir’de yaşananlar, tehlike sinyallerinden sadece biridir.
DTP konvoyu İzmir gibi bir yerde ‘provokatif’ bir gösteri yapıyor. Zafer işaretleri, mitingde ‘üniformalı’ çocuklar!..
Tepki olarak, geçtikleri caddede balkonlara Türk bayrakları asılıyor, maalesef DTP konvoyuna taşlar atılıyor! Olaylarda 4’ü polis, 11 kişi yaralanıyor.
“Silopi gösterisi”nin ülkede yarattığı tepkiyi dikkate alarak DTP’lilerin kışkırtıcı gösterilerden sakınması gerekirdi. Maalesef etnik milliyetçi ideoloji tabiatı icabı ‘ajitatif’tir.
Yine de, DTP toplantılarına böyle şiddet içeren tepkiler göstermek çok yanlıştır; Türk-Kürt gerilimini daha da tırmandırarak neticede birlikte yaşamayı da zorlaştırır! Okumaya devam et

Ergenekon PKK’yı kullandı

20 Kas

Osman ÖcalanOsman Sağırlığı’ya konuşan PKK’nın ikinci ismi Osman Öcalan, “Örgütün bir kanadı ile Ergenekon ortak iş yaptı. Bunu net olarak biliyorum; elimde sağlam bilgiler var” dedi.

Röportaj: Osman Sağırlı

958 doğumlu Osman Öcalan, 6 kardeşin en küçüğü. Lise yıllarında ağabeyinin kurduğu PKK’da, 20 yaşından itibaren aktif olarak yer almış. 1986’da PKK’nın lider kadrosuna giren kardeş Öcalan, ağabeyinin tutuklanmasının ardından örgütte hızla yükseldi. Abdullah Öcalan tarafından ‘Alçak’, ‘Avrat düşkünü’, ‘Firavun’ olmakla suçlanan Osman Öcalan, ayrılmadan önce PKK’da başkan yardımcısıydı. Daha sonra PKK’ya karşı meydan okuyup PWD (Yurtsever Demokratik Parti) adlı yeni bir örgüt kurdu. Fakat yürümedi. Ağabeyi Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı çağrılarla PKK’ya dönmek istemesi üzerine eski bir örgüt üyesi olan eşi Keve, iki çocuğunu da bırakarak Öcalan’ı terk etti, İsviçre’ye kaçtı. Türkiye sınırındaki Duhok kentinin Akre kasabasında, kendisinden 27 yaş küçük ‘Sozan’ adlı bir kadınla yeniden evlenen Öcalan, yeni eşine 2.5 kilogram altın taktı.

PKK’dan ayrıldıktan sonra Kuzey Irak’a yerleşen Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan, ikinci eşi ve ilk evliliğinden Fırat (7) ve Welad (4) adlı iki çocuğuyla yaşadığı Süleymaniye yakınlarındaki Köysancak’taki evinin kapılarını Türkiye Gazetesi’ne açtı. Öcalan, PKK’daki geçmişi, örgütün yapısı ve açılım süreci başta olmak üzere birçok sorumuza cevap verdi. İşte Öcalan’ı kâh tedirgin eden kâh duygulandıran sorularımız ve onun verdiği cevaplar: Okumaya devam et

PKK ve DTP, Ergenekon’un neresinde?

22 Eki

https://i0.wp.com/habervaktim.com/resim/resim38689_1.jpg

Hasan Karakaya
Bir hastalığın “tedavi” edilebilmesi için, ilk önce ona “doğru teşhis” konulması gerekir… “Teşhis” konulabilmesi için de “muayene” ve “tahlil”e ihtiyaç vardır… Evet, “tahlil” yapılmalıdır ki; “hastalığın kaynağı” ve “hastalığı tetikleyen” unsurlar ortaya çıkarılabilsin… Hastalığın tedavisi için, nasıl ki “muayene, teşhis ve tahlil” gerekiyorsa, “problem”lerin çözümü için de aynı yöntemler geçerlidir… Çünkü, “insan vücudu” için “hastalık” neyse, “ülkeler” için de “problem” odur.. Ortada bir “problem” varsa, onun çözümü için de “teşhis”in doğru konulması, “tahlil”in doğru yapılması gerekir…
Aksi halde, “yara” büyür büyür ve “kangren”e dönüşür… Kangren olan uzvun kesilip atılmak zorunda kalındığını söylemeye herhalde gerek yok… Okumaya devam et

Baydemir, şehit köylüsünün cenaze törenine katılmadı

18 Eki

Hakkâri’de şehit düşen askerlerden Jandarma Er Umut Çiftçi, memleketi Diyarbakır’da toprağa verildi. Çiftçi’nin çatışmada yaralandığı sırada yanındaki arkadaşına, “Şehit olursam beni Diyarbakır’daki köyüme gömsünler” diye vasiyette bulunduğu,  İzmir’de oturan ailesinin de şehidin vasiyetini yerine getirdiği belirtildi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DTP’li Osman Baydemir’in, Çiftçi’nin toprağa verildiği Dokuzçeltik köyünden olduğu kaydedildi. Baydemir, şehit köylüsünün cenaze törenine katılmadı.