Tag Archives: Semih Tufan Gülaltay

Osman Yıldırım’dan YARSAV’a ağır suçlama

9 Kas

Ankara’da kaldıkları otelde uyandıktan sonra otelin yanında bulunan restorantta yemek yerken televizyonda haberlerde Alparslan Arslan‘ı iki polis tarafından götürülürken gördüğünü ifade eden Yıldırım, “Danıştay’a saldırı düzenlediği söyleniyordu. Erhan Timuroğlu ile İsmail Sağır‘ı aradım. Odada olduklarını söylediler. Hemen aşağıya çağırıp haberi anlattım. Bir taksiye bindik ve onları Ankara Otogarı‘na (AŞTİ) götürdüm.” dedi. Timuroğlu ve Sağır’ı, saat 14:30 sıralarında otobüsle İstanbul’a gönderdiğini belirten Yıldırım, kendisinin rahatsız olan kız kardeşini görmek için  Nevşehir’e gittiğini, orada da gözaltına alındıktan sonra Ankara’ya getirildiğini ifade etti. Okumaya devam et

Reklamlar

Soruların odağı Hasdal Kışlası

29 Ara

El bombaları, Karadağ ve Yıldırım’ın Hasdal bağlantısından sonra Yermez’in ‘Yüzbaşı Ömer’ iddiaları gündemde

İşadamı Üzeyir Garih cinayeti hükümlüsü Yener Yermez’in cezaevinden yaptığı açıklamalar, gözleri Ergenekon soruşturması kapmasında yeniden Hasdal Kışlası’na çevirdi. Hasdal Kışlası ilk olarak Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombasıyla gündeme geldi. O günden bu yana Ergenekon ile ilgili birçok olayda adı duyulur oldu. Okumaya devam et

Ergenekon sanığı Semih Tufan Gülaltay: Karşınızda 170 yıllık bir örgüt var

27 Ara

Ergenekon sanığı Semih Tufan Gülaltay, “Devlete hizmet eden Yeşil’i Mehmet Eymür öldürttü” dedi.

Ergenekon sanığı Semih Tufan Gülaltay, birçok faili meçhul cinayette adı geçen Mahmut Yıldırım’ı Mehmet Eymür’ün öldürttüğünü ileri sürdü.

Ergenekon davasının dünkü duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanıklarından, Akın Birdal Suikasti’nin tetikçisi Semih Tufan Gülaltay, yakından tanıdığı ve birçok faili meçhul cinayette adı geçen ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ı MİT eski Kontr Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün öldürttüğünü ileri sürdü. Okumaya devam et

Ergenekoncuların, amaçları doğrultusunda yeni bir Kur’an hazırlattığı ortaya çıktı. Ergenekon’un kitabında göre namaz iki vakit, zina ise suç değil.

26 Eki

İbrahim Balta’nın haberi

Tutuklu sanıklardan Kuvayı Milliye Derneği genel başkanı emekli Albay Fikri Karadağ’ın talimatıyla hazırlanan Ergenekon’un kutsal kitabına göre namaz iki vakit. Zina ise suç değil.

Amacına ulaşmak için suikast da dahil her yolu mubah sayan Ergenekon, diğer terör örgütleri, mafya ve medyayı kullanmakla yetinmemiş. Örgüt, dine de el atmış ve kendilerine göre yeni bir kutsal kitap hazırlatmış. Örgütün yeni kitabı Kuvayı Milliye Derneği Genel Başkan Yardımcısı Burhan Omay tarafından yazılıyor. Kitabın yazılması talimatını ise derneğin tutuklu genel başkanı emekli Albay Fikri Karadağ veriyor.

Okumaya devam et

Muzaffer Tekin ile Radikal Gazetesi arasında ilginç kavga

24 Tem

Ergenekon zanlısı Muzaffer Tekin ile Radikal Gazetesi arasında ilginç bir kavga çıktı. İşte Tekin’in Radikal’e gönderdiği mektup ve Radikal’in cevabı… 4 Madde…

Radikal, 22 Temmuz’da ‘Ergenekon’un Tetiği’ manşetiyle çıkmıştı. Bu haberde; ‘Ergenekon Operasyonu’nda tutuklanan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin’in, Türk İntikam Tugayı (TİT) yöneticisi Semih Tufan Gülaltay ile kuşkulu ilişkisi anlatılıyordu. Muzaffer Tekin, Akın Birdal suikastını azmettiren Semih Tufan Gülaltay ve suç ortağı Namık Zihni Ozansoy’un arkadaşıydı. Gülaltay ve suç ortağı Ozansoy’u kaldıkları Kastamonu Cezaevi’nde ziyaret etmiş ve Gülaltay’ın ailesiyle ilgilenmişti. Gülaltay cezaevinden sonra kurduğu Ulusal Birlik Komitesi’nin de üyesiydi. Okumaya devam et

TİTten Ergenekonun kurşun askerlerine…

23 Tem

Cengiz Çandar – Referans
Bundan 10 yıl önce, Nisan sonu-Mayıs başı itibarıyla Genelkurmay’da hazırlanan –orada hazırlanmış olduğunu iki yıl sonra öğrendik; Genelkurmay da üstü kapalı biçimde doğruladı- “andıç”ı yemiştik. Bana, M.Ali Birand’a ve İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal’a yönelik bir “tertip” düzenlenmişti. PKK’dan para aldığımız, yakalanmış olan PKK’lı sanık Şemdin Sakık’ın ifadesine bazı komutanlar tarafından eklenmişti.

İki yıl sonra açığa çıkan “andıç”ta bunun bir “psikolojik savaş” gereği olarak yapıldığı, amacın andıça konu olan isimleri, bizleri gözden düşürmek olduğu belirtiliyordu.

“Andıç”, 1998 Nisan sonunda medyadaki bazı kişiler aracılığıyla “servise” sokulmuştu. Bunun sonucunda, M.Ali Birand’ın SABAH gazetesiyle ilişiği kesildi. Benim gazetedeki yazılarım askıya alındı. Durduruldu. Bizleri savunan yazılar yazılması yasaklandı. Sansürlendi.

Okumaya devam et