Tag Archives: Seyyid Rıza

Cellâdına gülümseyen adam: Seyyid Rıza

25 Kas

seyyid-riza

Resmi büyütmek için lütfen üzerine tıklayın.

18 Kasım 1937`de, aralarında oğlunun ve kardeşinin de bulunduğu toplam 11 kişi, Elazığ`ın Buğday Meydanı`nda idam edildi. Hava soğuktu ve etrafta kimse yoktu, ama meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti: `Evladı Kerbelayıh. Bihatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir.` Özgün Duruş`tan Altan Algan`ın hazırladığı haftanı portresi:

Okumaya devam et

Reklamlar

Şeyh Seyyid Rıza Kimdir?

23 Kas

 seyidrizafdg

Şeyh Seyyid Rıza, Tunceli’nin Lirtik köyünde doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1862 veya 1863 yılında doğduğu varsayılıyor.


Seyyid Rıza’nın hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur. Dersim Ayaklanması hakkındaki tek kitabın yazarı olup kendisiyle uzun yıllar birlikte yaşamış olan Dr. Nuri Dersimi‘nin verdiği bilgilere göre Dersim’de doğan Seyyid Rıza yörenin "önemli" aşiretlerinden birinin önderi durumundaki Seyyid İbrahim’in oğludur.

Okumaya devam et

İhsan Sabri Çağlayangil’in Anıları

23 Kas

seyitriza2 

"Atatürk gelmeden Seyit Rıza idam edilecekti"
Tanju Cılızoğlu

Yıl 1937 Şükrü Sökmensüer, Atatürk döneminin ünlü emniyet müdürlerinden, birgün beni çağırdı: "Atatürk Diyarbakırda, Singeç köprüsünü açmaya gidecek dedi.
O tarihte Seyit Rıza, Dersimin Kürt lideri. Aynı zamanda Peygamber sülalesinden geliyor kendisi. Seyit Rıza’nın bir de dini vasfı var.

Fırat, Şeytan köprüsü (1) denen mevkide dört metreye kadar daralır. Derinliği de deniz gibidir. 17 metre olur. Burada bir köprü yapmışlar, Köprünün başında bir karakol, Karakolda da 33 askerimiz var. Askerlerin başında İsmail Haki adinda bir yedek tegmen. Yani ihtiyat Mulazim.
Köprüye Dersimliler bir baskın düzenliyor. Baskında karakol yakılıyor ve 33 askerimizde şehit ediliyor. İşte bu olay Dersim isyanının başlamasıdır. Atatürk olayla ilgileniyor ve ilgililere kesin talimat veriyor. "bu meseleyi kökünden hallediniz" diye.

Okumaya devam et

Seyit (Seyyid) Rıza’nın evinden hangi kitaplar çıkmıştı?

22 Kas

Onur Öymen’in geçen hafta TBMM’de yaptığı konuşma, 72 yıldır ideolojik derinin altında durmaktan kabuk bağlayan cerahati de patlatmış oldu.

Emre Aköz gibi Dersim’den Atatürk‘ü sorumlu tutanları okuyunca bazı tabuların yıkılmakta olduğuna inanası geliyor insanın. Düşünce özgürlüğü nihayet geliyor mu dersiniz?

Dersim’de bir katliam yaşandığı giderek açıklık kazanıyor. Bunu Necip Fazıl Kısakürek dahi 60 yıl önce “Büyük Doğu”da yazmıştı. Ancak sadece Dersim’le sınırlı kalmamalı sorgulama; son yüz yılda tarihimizin nasıl mıncıklandığını gösterecek bir bütünlüğe ulaşmalıdır.

İşte 31 Mart. Aydınlatılabildi mi? Ermeni tehciri üzerindeki kara bulutlar dağıtılabildi mi? Yüz binlerce gencimizi kara toprağa gömdüğümüz Birinci Dünya Savaşı’na neden girdiğimizi çözebildik mi? vs.

Dolayısıyla Dersim, bu yüz yıllık kanlı hesaplaşmanın bir durağı olarak anlaşılabilirse anlam kazanacak, aksi halde bir süre aramıza dönmek için heveslendikten sonra yine sırtını dönecektir.

Okumaya devam et